KENAN EVREN ÜLKEYİ MACERADAN KURTARMIŞTIR « Hamle Gazetesi

KENAN EVREN ÜLKEYİ MACERADAN KURTARMIŞTIR

Bu haber 14 Mayıs 2009 - 0:00 'de eklendi ve 668 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Ülkemiz maceranın içine 27 Mayıs 1960 ihtilali ile sokulmuştur. İhtilali yapanlar, Ordunun yüksek kademesinde olanlar değildi. İhtilalin ilk sabahından itibaren halkı kandırdılar. Ordu adına sözde konuşturdukları en yüksek rütbede olan, aynı zamanda kandırılmış bir milliyetçi albay idi. İkinci günü emekli olan bir general bulup getirdiler. Onu konuşturdular. Aynı zamanda ihtilal komitesinin başkanı yaptıkları Cemal Gürsel, eline verilen yazıyı devamlı okuyordu. Bir yandan Üniversite adına birkaç Prof., basın adına aynen bu günkü seçme mangal kömürleri, esas yönetenler geri perdede idi. 27 Mayıs harekatı 49 yıl evvel yapılmıştı. O tarihte ihtilali alkışlayan ve köşelere kapış kapış kapanlardan hala aynı şekilde iftira, yalan, olmayana olmuş gibi yazanlar mevcuttur. 27 Mayıs ihtilalini hazırlayanlar, 12 Mart 1971 askeri müdahalesini de alkışladılar. Ömründe hiç bir şekilde kabineye girmesi mümkün olmayanları bakan yaptılar. Demokratlara, meclis kürsüsünden hakaretler eden bir Nihat Erim vardı. 61 Anayasasını savunurken, “Bu anayasanın kılını dokunanın başına ben bu meclisi yıkarım” diyen adam  idi. 12 Mart  ihtilalcileri, Nihat Erimi başbakan tayin ettiler. Görevi alınca ilk  açıklaması şöyle idi; “Bu Anayasa ile 15 gün bile Devlet yönetilemez” diyerek, o meşhur anayasanın 58 maddesi Adalet Partisi’nin çoğunluk (hükümeti istifa ettirilmiş) oyları ile değiştirilmiştir. CHP’nin neşesi gayet yerinde ve Askerden şikayeti yoktu. Ezilen, hakaret gören hep çoğunluk olan sağ taraf idi. Nihayet istedikleri ortamı buldular. 1973 seçiminde kendilerine destek olabilecek bir anahtar parti ile iktidar olabilecek şekilde netice aldılar. Ortadaki anahtar Parti o zamanın Milli Selamet Partisi idi. İlk CHP ile MSP ortak hükümet oldular. Ülkede yokluklar, kuyruklar beraberinde geldi. Hükümet ortakları anlaşamadı ve hükümet istifa etti. Bu defa Adalet Partisi ile MSP iktidar oldular. Bu da kısa sürdü. Tekrar CHP, AP içinden birkaç menfaatçi bularak, ikinci defa Ecevit hükümeti geldi, oda yürümedi. Son olarak, Adalet Partisi azınlık hükümeti kurdu. Ekonomi kısmen düzeldiği halde, mal yokluğu ve kuyruklar kasten sabote edilir hale geldi. Artık öyle bir duruma gelindi ki, 61 Anayasası’nın getirdiği sokaktan Devlet idaresi gibi bir çıkmaza gidildi. İki ayrı görüşlü gençlerden günde ortalama 20 gencimiz ölüyordu. 27 Mayıs ihtilalini yapanlar ile CHP ortak çalışıyordu. Demokrat Partili olarak bilinenlere, düşük- kuyruk diyerek, 27 Mayıs günlerinde bayrak asma mecburiyeti getirdiler. Bizlere en aşağılık kişiler gelerek  bayrak hesabı soruyor ve tehdit ediyordu. 1 Mayıslar kanlı geçiyor, buna CHP milletvekilleri de destek oluyordu. Başbakan İstanbul’da yürüyenlerin bayramını telgrafla kutlarken, yürüyenlerin ellerinde Türk bayrağı yerine orak-çekiç ve Mao amblemleri vardı. Halk mahkemeleri kuruluyordu. Terzi Fikri’nin bile halk mahkemesi olduğu bilindiği halde, asayiş seyirci gibiydi. Merhum Celal Bayar, “Türk milleti çok kötü günler yaşamaktadır, Askerlere destek olunmalıdır. Rejim tehlikededir” deyerek Milletimize defalarca uyarıyordu. Bizim Hamle bu gidişin tek çaresinin Askerin müdahale etmesidir diye defalarca yazmıştır. Nihayet, Süleyman Demirel iktidar da  ekonomi de merhum Turgut Özal’ın kontrolünde iken ihtilal oldu. İhtilali yapanlar veya mahkemeler bir tek suçlu AP’li bulamadılar. Süleyman Demirel’in Zincirbozan’a gönderilmesi kendi isteği ile olmuştur. Asker yönetime gelince, elbette yönetimde kusur aramıştır. Partilerde, Derneklerde, okullarda, sendikalarda suçlu buldu yakaladı dama attı. Bir çok dernek mensupları yurt dışına kaçtı. Bizler yüzde seksen sağ görüşlü çoğunluk içinde olmamız sebebiyle, adeta huzura kavuştuk.
Ben şahsen CHP’nin mağdur olduğunu Ak Parti iktidarı geldikten sonra öğrendim. Demek ki, 12 Eylül harekatı bizim solcuların epey keyfini kaçırmış. Demek ki Ordu, rejimi ve Atatürk’ün Anayasasını rafa kaldırıp yerine ikinci Cumhuriyet anayasası dedikleri rezaleti getirince alkışlıyorlar. 12 Eylül’de gelenler, bazı yanlışları  düzeltince yıllar sonra hayır diyorlar. Olamaz . 61 Anayasası da, 82 Anayasası da ihtilal kokar. Sivil ve Meclisin oyları ile yeni Anayasaya isteyen yıllarca kürsülerde bağıran kendileri idi. Şimdi bu anayasa iyi mi diyorlar, doğrusu ben anlamış değilim. Şimdi ne olacak? Sizin için ihtilal yapacak asker de yok.
Umarız ki, Atatürk’ü, bu defa hatırlarlar. Onun koyduğu kurallara karşı tavır almazlar.
Nedir bu kurallar?
1-Kışla’ya, Okul’a ve Cami’ye siyaset giremez.
2- Meclis üstünde başka bir güç olamaz. Siyaset yapmak serbesttir. ancak, Devlet memuru olmamak suretiyle.
3-Laiklik 1924’deki gibi Atatürk’ün anladığı ve anlattığı gibi olacaktır. Hiç bir zaman dinsizlik anlamına Laiklik olamaz.
Denebilir ki, İhtilalin iyisi mi olur? Nitekim Ergenekon davası sanıkları da ihtilal yapmak üzere imiş. Niye Kenan Evren için ayrı, bu günküler için ayrı düşünüyorsunuz diye bana sorulsa idi, cevabım  şöyle olurdu: İhtilalci var, kurulu düzeni bozup yerine Komünizmi getirmek için yapıyor. İhtilalci var,  birilerini iktidar yapacak, kendileri de ikbal bulacak, onun için yapıyor.  İhtilacı var, Ülke uçurumun kenarına gelmiş, sokaktan idare edilmeye başlanmış, Polis iki kampa ayrılmış, asayişin düzelmesi mümkün değil. Kanun işlemez hale gelmiş, Hiç milli hissi olmayanlar sokağa dökülmüş, Ülke birilerinin sömürgesi olma yolunda iken yönetime el koymuş ve suçluların içinde merkez sağ cenahtan kimse yok…
Muğla İl Genel Meclisinde tartışıldı. Kenan Evren adının verildiği sokak, cadde, okul veya başka yerlerden silinmelidir. Bu gibi yerlerin çoğu belediyelere ilgilendirir. CHP’li belediyeler zaten bunu yapacaktır. Ancak, bu kararlar alınırken, destek olan MHP için söylenecek tek söz varsa oda şu olmalı; MHP için verilen her oy CHP’ye verilmiş olur demiştik. Cevap verin bakalım doğrumu söylenmiş? Bir de şu var; Fethiye Belediye Başkanı gibi geçmişini iyi değerlendiren yiğitler vardır. Acaba, bu asalet parti yönetimine yön verebilir mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.