Kemal Önekli’nin İddiası

Bu haber 11 Mayıs 2015 - 0:00 'de eklendi ve 3.515 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bu günlerde Muğla gündeminde Kemal Önekli’nin iddiası var. Bütün siyasi çevrelerde konuşuluyor. Bizim gazeteden arkadaşlar facebooktan görmüşler. Önekli bomba iddiasını orada paylaşmış.

Arkadaşlardan duyunca ciddiye almamıştım. Ancak Önekli’nin iddiası mı, mavrası mı, dedikodusu mu demeli bilmiyorum, her neyse ortaya attığı konu köşe yazısı yazdığı yayın organlarından birine manşet haber oldu!

Gazete Önekli’nin sözlerini internetteki sitesinde manşete taşırken, nedense İl BaşkanlarınaBu konuda ne diyorsunuz?” diye sorulmamış…

xx        xx        xx

Şimdi okurlarımın büyük bölümünün hem Kemal Önekli’yi, hem de İl Başkanları ile ilgili iddialarını merak ettiğinin farkındayım…

Aslında Kemal Önekli diye biri yok!

Devlet memuru olarak “Kemal Önekli” ismini kullanan biri vardı. Yakın zamanda emekli oldu, ama hala neden bu adı kullanıyor onu da anlayabilmiş değilim. Gerçi devlet memuru iken de böyle bir takma ad kullanmasına gerek yoktu. Çünkü yazıları ile ilgili hiçbir “idari kovuşturma” ile karşılaşması söz konusu olamazdı!

Olsa bazı yazılarında devlet memurlarının kulaklarını çekmeye kalkmazdı. Daha yeni, bir yazısında Gençlik Spor İl Müdürü’nün kulağını çekmiş!

Neyse… Şimdi emekliliğinde de kendi adını kullanmadığına göre belki yazdıklarından, yazacaklarından başına bir şey gelmesin diye böyle yapıyor olabilir. Belki de gizemli olmak hoşuna gidiyordur!

Evet, ben kendisini tanıyorum. Ancak kimliğini ortaya koymak bize yakışmaz. İsterse kendisi açıklar…

xx        xx        xx

İddialarına gelince…

Köşe yazılarının çıktığı yayın organı şöyle başlık atmış:

Muğla Siyasetine Bomba Gibi Düşen İddia!

Haberin spotunda da şöyle denilmiş:

Muhafazakâr Demokrat kalem Kemal Önekli’nin sosyal medyadan yaptığı çağrı, Muğla siyasetini allak bullak etti!

Başlığa katılıyorum da spota katılmıyorum.

İddia bütün siyasi çevrelerde konuşuluyor, ama Muğla siyasetinin pek öyle allak bullak olmuşluğu yok!

Haber de şöyle:

Gazeteci-Yazar Kemal Önekli, sosyal medya hesabında şok bir iddia kaleme aldı. Muğla’da ‘İl başkanı’ düzeyinde ihale usulsüzlükleri yapıldığını ileri süren muhafazakâr demokrat yazar, tüm yerel yönetim kademelerine çağrıda bulunarak ‘Bir an önce kamu ihalelerinden çekilin.’ dedi. Önekli, gerekli adımlar atılmazsa, bu ihale yolsuzluğuna karışanları belgeleriyle teşhir edeceğini yazdı. Şimdi, Muğla siyasetinde bu ‘il başkanlarının’ kim olduğu konuşuluyor.

Bu mu?

Bu… (!)

xx        xx        xx

Kemal Önekli’nin yukarıdaki habere konu olan sosyal medyada paylaştığı mesajı ise şöyle:

SİYASİ AHLAK ve ERDEMLİLİĞE ÇAĞRI

Kente adım atar atmaz yine şehir efsaneleri ortalıkta dolaşıyor. İl başkanı düzeyinde kamu ihalelerine teklifler verildiğini vatandaştan duyuyoruz. Bu aşamada bu duyumların gerçekliği konusuna inanmak bile istemiyoruz.

Yok, bu kadar değil… Devam ediyor:

Lütfen biri çıkıp söylesin. Tüm bunlar efsane desin.! Siyasetin limanı ahlaktır..

Bu daveti okurum adına yapıyorum.. CHP’li, MHP’li ve AK PARTİ’li tüm yerel parti yönetim kademesinde olanların bir an önce kamu ihalelerinden ve alımlarından siyasi etik gereği bu seçim döneminde bari geri çekilmesini bekliyorum. Bir kaç gün içinde bu siyasi etik çağrısına uymayan siyasetçileri halka belge ve bilgileriyle ifşa edeceğim. Tüm kamu ihalelerinden yerel siyasetçiler çekilsin. Temiz siyaset istiyoruz biz.

xx        xx        xx

Şaşkınlık içindeyim.

Siyasetin limanı ahlaktır” sözüne katılmamak mümkün değil… Gazeteciliğin limanı da ahlaktır…

Ben bu köşeden CHP İl Başkanlığı’na atanan Mürsel Alban’ın CHP’li Muğla Belediyesi’nin işlerini doğrudan teminle yapmasının şık olmadığını yazarken, AK Parti İl Başkanlığını bırakıp, partisinin milletvekili aday adayı olan Nihat Öztürk ile ilgili ortalıkta ciddi alım satım iddiaları dolaşıyordu. Hatta dolaşmıyor, iddialar yayın organlarına malzeme oluyordu.

Kemal Önekli nedense o günlerde bu günkü kadar hassas değildi! Öztürk’ün seçim kampanyasına katkı ile meşguldü… (!)

Elbette bir gazeteci olarak bütün il başkanlarının Önekli’nin iddiası ve çağrısı ile ilgili ne düşündüklerini, ne diyeceklerini çok merak ediyorum. Özellikle mesleği önceki il başkanı ile aynı olan AK Parti’nin yeni İl Başkanı İhsan Küreci’nin tepkilerini daha çok merak ediyorum.

xx        xx        xx

Siyasileri ahlaklılığa ve erdemliliğe çağıran bir insanın kendisinin de kendi alanında ahlaklı ve erdemli olması gerekir… Ahlaklı ve erdemli bir kalemde kimseyi töhmet altında bırakmaz.

Erdemli bir kalem “Yazarım ha” demez. Yazar!

Bir kaç gün içinde bu siyasi etik çağrısına uymayan siyasetçileri halka belge ve bilgileriyle ifşa edeceğim.” demek, kime gösteriliyorsa aba altında sopa göstermektir.

Ayrıca işin bu tarafı cumhuriyet savcılarını ilgilendirir, ama ortada bir ‘suç’ varsa, o suçu gizlemek de ‘suç’tur!

Hatta bilgisi, belgesi varsa “suç duyurusunda” bulunur. Devletin savcısını göreve çağırır… İşte o zaman başta ben olmak üzere herkes o muhafazakâr demokrat kalemi alkışlardı…

Ancak ben kendisinin yaptığı çağrıyı alkışlayamıyorum.

Bir de Sayın Önekli aynı çağrıyı neden milletvekili adayları içinde yapmamış anlayamadım. Yoksa onların içinde müteahhit veya işi ihale ile yürüyen yok mu?

xx        xx        xx

Ben Kemal Önekli’nin çağrısını alkışlamadığım gibi doğru da bulmuyorum. Bir gazeteci olarak katılmıyorum…

CHP İl Başkanı Mürsel Alban ve MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz müteahhittir… AK Parti İl Başkanı İhsan Küreci ise müteahhit değil… Ancak üçü de hayatlarını ikame edebilmeleri ve hatta il başkanlığını yürütebilmeleri için ihaleye girmek zorundalar… Bildiğim kadarıyla BBP İl Başkanı Harun Akın da ihale ile iş yapan bir iş adamı…

Ne yapacaklar, Kemal Önekli istedi diye aç mı kalacak bu insanlar? Bu insanlara ihaleye girmeyin demek, il başkanlığı ve siyaset yapmayın demek gibi bir şey olmaz mı?

xx        xx        xx

ÖnekliCHP’li, MHP’li ve AK PARTİ’li tüm yerel parti yönetim kademesinde olanların bir an önce kamu ihalelerinden ve alımlarından siyasi etik gereği bu seçim döneminde bari geri çekilmesini bekliyorum.” dedi diye il başkanları şu içinde bulunduğumuz ayda ihaleye bulaşmazlarsa sorun ortadan kalkıyor mu?

Seçimde şaibeli olup, ahlaki olmayan bir ihale, seçimden sonra şaibesiz ve ahlaki mi oluyor?

Şimdi de ben çağrıda bulunuyorum;

AK Parti, CHP, MHP ve BBP dışında yaşamını ihalesiz iş yapmadan sürdüremeyen il, ilçe başkanı ve hatta il, ilçe yönetim kurulu üyesi, belediye meclis üyesi var mı bilmiyorum. Bildiğim ve çağrım ise kesinlikle “ihalesiz iş” yapmamaları… Bu siyasetçilerin şaibesiz her ihaleye girip, yaşamlarını sürdürmeleri, siyaset yapmaları en doğal haklarıdır.

Tabi bunu derken, “doğrudan temin” işleri kastetmiyorum!

xx        xx        xx

Bir de “Bir kaç gün içinde bu siyasi etik çağrısına uymayan siyasetçileri halka belge ve bilgileriyle ifşa edeceğim.” diye aba altından sopa gösteren Kemal Önekli’ye çağrım var. Varsa bildiğin açıkla, insanları töhmet altında bırakma… Yoksa o il başkanları haklarını haklı olarak hukuk yoluyla ararlar…

Ayrıca siyasilerin seçim zamanı iş yapmaları günah, seçim dışında iş yapmaları sevap olmuyor!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

6 ADET YORUM YAPILDI
muzaffer Türkkan 11 Mayıs 2015 / 09:44

Yatagandan urfaya gönderildiğinde nasıl olduysa tanıştigini söyleyen sanlı urfalı aydın milletvekili adayı ile resim çektirmek için sürekli aydında gidiyor. Sare hanımla sayın uslunun resmini paylaşır ama kendi bi türlü kendini muğlaya yaklaşıramaz. Yoldaşları pardon kadim dostları arasında ahmet mazi. Timur aşçıbıçağı. Korkak murat. Celal abisi ve mahallenin emlakçı rantcısı vardır. Hiç biri gerçek isimleriyle yazamaz. Çünkü ne yürek vardır. Ne öğreti. …. vardır

Oğuz Turan 11 Mayıs 2015 / 09:51

Sayın Özgür, Muğla’da durumdan vazife çıkartıp kendine pay çıkartma hastalığı olanlar var. İl Başkanları, sizin de buyurduğunuz gibi taş mı yiyecek? Mesela bir ilçe başkanı da taşeronluk yapıyor, ne olacak şimdi? Bu şahıslar partiden maaş alırlar mı? Hayır. Partinin masrafları, yemesi, içmesi kendi ailesinin rızkını nasıl çıkaracak? Şimdi iddia etmek kolaydır, ben de şöyle bir düşündüm. Muğla’da mevcut il başkanları genelde müteahhit zaten. Kaldı ki bu insanlar namusuyla, şerefiyle ihalelere girip iş alıyorlar ise bu iftira olur. Diğer yandan ihale alınca mesela 250 bin liralık ihale alsa, karşılığında iş yapmadan mı para ödeniyor, bunun denetçisi, kontrol ekibi var, hesapları var… Konuyla ve sayın yazarla ilgisi var mı bilmiyorum ; yıllar önce Muğla Milli Eğitimini de buna benzer iddialar vardı , lakin bildiğim kadarıyla herkes beraat etti. O dönem de bu kurum kilitlendi çalışmadı. 2010 yılına kadar sosyal demokrat çizgidedir, KESK üyesidir, hatta Akpartiye yakın Gaziantep Eğitim Bir sen başkanıyla (ali bilen) ile yumruklaştığında, destek KESK (Eğitimsen Başkanı Mehmet Bozgeyik)den gelmiştir, olabilir insanlar zamanla fikir değiştirebilir diyelim. Bu hafta genel başkanlar Muğla’ya gelecek ya, artık bu tip iddialar, söylemler başlar, dosyalar havada uçuşur. Dediğiniz gibi Sayın Nihat Öztürk ile ilgili iddialar atılırken sessiz kalmıştır. Gerekçesini kendi bilir tabii ki, biz şundan bundan dolayı deyip, kendisine iftira atıp, bir de kul hakkı alamayız. Bu çizginizden dolayı da sizi de tebrik ederim. Muğla’da özellikle iktidar partisinde ilginç bir çalışma yapan gruplar türedi, Hem kendisinin takma isim kullanmasına gerek yok ki, emekli olmuşsun, yazarsın rahat rahat, niye gizliyorsun kendini? Emekli maaşıyla geçinemiyorsun , havuz parası yüksek, eee bak il başkanları sizler ihalelere giriyorsunuz, ben ortaya bir iddia atarım “-ki zamanında Milli Eğitimde yaptım bunu yıllarca yargılandılar” uğraşır durursunuz demeye mi getiriyor, yoksa Allah muhafaza, kalemin mürekkebi sizin benimle kuracağınız iletişime göre akar ve yazar mı demek istiyor diye mi yorumlanmalı? İnsanın aklına her şey gelir. Kötü zan Müslümana yakışmaz, o nedenle kendisinin hayırlı bir hizmet etme derdinde olduğunu düşünelim bizler. Lakin zamanlama manidar, ve ahlak ile adalet herkese lazım olur. Seçim gelir geçer, önemli olan iyiliklerle anılmak, güzel katkılar sağlamak. Siyaset zor bir kulvar, herkes birbirini takip eder ve sonuçta herkesin dedikodusu yapılacak, gündeme doğru ya da yanlış getirilecek bir takım yaşadığı hususlar vardır, Muğla’lı çok eğlenir,bakın internette birinin ismini yazın neler çıkıyor… mesela memurlar.net sitesinde, yiğitdoğu66 takma ismiyle biri , safrance kodlu birine cevaben şu iddialarda bulunmuş; Promosyon paraları gündeme gelmiş, yemek yiyip milli eğitime fatura kesilmiş, bütün okul müdürlerine borç takılmış, mesela öğrencilerin karşısında sigara içip ceza alınmış, aşka aşık, vs vs vs… Şimdi bunlara inanmak etik mi? Biri iddia etmiş işte. Bunlar doğruysa kişinin özel hayatıdır, iş hayatıdır kendisi zaten ne olduğunu bilir, ama yok iftira ise bu yazana da, işin aslını bilip bilmeden inanana da vebal getirir, aynı bu il başkanları ile ilgili yazı gibi…Haklısınız doğrudan temin bir yıl önce 14 bin lira iken, büyükşehir olunca 50 bin oldu…Etikliği tartışılabilir, ancak bu tür dedikodu ve iddialara ne yaparsanız yapın, görmek istemeyen görmez. Ama sayın yazar madem demokratların kalemi ve iktidar partisinin kendisini ciddiye almasını istiyorsa, niye Muğla Büyükşehir, MUSKİ ile ilgili bir tespiti yok?

Mehmet Eren 11 Mayıs 2015 / 10:23

Özcan bey, seçim döneminde tartışılan gündem bu mu olmalı? Partilerin vaatleri, projelerini tartışıp bir Muğla vizyonu ortaya koyacak iken, o bunu dedi bu bunu yaptı ile yine kısır tartışmalardayız. İl Başkanlarının hepsi töhmet altında, onların dışında ki parti yöneticileri de. İfade etmişsiniz, hayatlarını nasıl devam ettirecekler bu kişiler? Allah aşkına vizyon sahibi kişiler bu tip kısır tartışmalara girip, herkesin enerjisini tüketmesinler. Sıkıldık, bıktık. Kemal beyi tanımam, siz biliyorsunuz madem, uyarınızı da yapmışsınız… Özcan bey siz bir çağrıda bulunun basınımıza, seçime dönük hedefleri irdelesinler, vaatlerin gerçekliğini tartışsınlar, basın vatandaşa yol göstersin, kafasını karıştırmasın. Ya da illa şahıslarla sorunları varsa, onlarla halletsinler. Bu nasıl bir kirliliktir? Her alanda? Bir ekip var sanırım, durmadan böyle çalışan. İyi de o zaman hedefin ne diye sorarlar, açıklasın hedefini. Kendisini kabul ettirmek mi? Siyaset yapmak mı? Ya da birilerinin önünü açmak mı?

muzaffer türkkan 11 Mayıs 2015 / 10:39

açıkça soralım hadi . Bunlar talepte bulundu mu bulunmadı mı? karşılıgında benim dediklerimi yapmazsanız ben de böyle yazarım dedi mi demedi mi. hem emekli bir adamım hemde kimse beni duymuyor de. senin özelliğin ne . görevin ne senin görevin. kendisi hakkında konuşulanlar da mı şehir efsanesi. bu muğla sahipsiz gegil. Dönekler le işi olmaz. bir lafa bakın bir adama bakın.

Deli Dumrul 11 Mayıs 2015 / 10:46

Ellerine sağlık Sn. Özgür, “Ahlak, Etik, Öğreti” vs. diyerek, gerçeklerden ziyade kendi şahsi ikbali için, bazı çevreleri aba altından sopa gösterme cesaretini gösterebilen, geçmişi oldukça şaibeli ve su götürür birokratı, bu günün uydurma kalemşörüne gayet açık ve net tokat gibi gazeteci duruşu… Anlar mı bilmem, adı her neyse ki kendisi yok zaten geçmişinde KESK’in üyesi yani solcu bir idareci, bu günün iktidarının yazarı olmakla beraber
…. (!) çıkarıyor karşımıza Kemal ÖNEKLİ…

coşkun tutal 11 Mayıs 2015 / 22:15

gayri ciddi yazı ve yazar olduğunu sananlarla sayfanı ve zamanını meşgul etmene üzüldüm.