KEMAL DİRİKAN GÖZÜYLE MUĞLASPOR

Bu haber 26 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 764 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye futbol tarihinde bir ilki gerçekleştirerek, bir sene öncesinde düştüğü amatör kümeden yeniden profesyonelliğe dönen Muğlaspor’un, bir hafta önce şampiyonluk gecesi vardı.
Yeşil-beyazlı takıma gönül veren çok sayıda taraftarın katıldığı gecenin, muhteşem bir şekilde kutlandığını, hemen akabinde kaleme aldığım bir yazıda belirtmiştim.
Muhteşem bir kutlama töreni derken, Muğlaspor adına gerçekleştirilen nice gecelerden çok daha coşkulu olmasıydı.
Kulüp başkanı Önder Kaytan dahil kendisine mikrofon uzatılan önceki başkanlardan Hamdi Yücel Gürsoy, bir dönem Muğla Cumhuriyet Başsavcısı iken günümüzde Edirne Baş savcılığı görevini yürüten Muğla ve Muğlaspor aşığı İbrahim Ethem Dikmen ve Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ün duyguları, heyecanın doruk noktaya çıkmasının nedeniydi.
Ama asıl duymak istediğimiz sözlerin sahibi teknik direktör Kemal Dirikan’a ait.
Bir gün öncesinde Hamle Medya Grubunu ziyaretinde dile getirdiği hususları, gece yaptığı konuşmada da altını çizen Dirikan, bir kere daha dikkatleri üzerinde toplamayı bilmişti.
Yıllar öncesinde yarattığı takımı bir bir sayan hocanın asıl sarfettiği sözler Muğlaspor’un geleceğine ilişkin.
Yani Kemal Dirikan’ın gözüyle Muğlaspor.
Görev yaptığı yıllar içerisinde devamlı ayağı yere basan bir anlayışın sahibi olduğunu bakınız, hangi sözlerle ifade ediyor.
Eğer bu takım yeniden profesyonel lige dönme başarısını göstermişse, bunun altında yatan temel nokta, takım ruhu idi.
Zira, play-off grubunda yer alan takımlar bizden çok daha iyi futbolculara sahipti.
Ama bizim çocuklarımız, öyle bir ruhla mücadele ettiler ki, takdire şayandı.
Aslında Kemal hoca tevazu gösteriyordu.
Elbette Muğlaspor’lu futbolcular, terfi maçlarında beklenenin çok üzerinde efor sarfettiler.
Ne var ki futbolculara bu ruhu veren, onların daha bir performans göstermesini sağlayan Dirikan’dı.
***
Kendisine sordum.
>Muğlaspor 3.ligde kalıcı olabilmesi için neler yapılmalı?
>Nasıl bir yol izlenmeli ki asansör takım olmayalım?
Çok değil birkaç hususun yerine getirilmesi halinde Muğlaspor bırakın küme düşmeyi, bir sene sonrasında başa güreşen takım haline gelir.
Bunun için ilk yapılması gereken, futbolcuların alacağı ücret ile bazı giderlerin karşılanmasıdır.
Bu da 150 milyar bir maliyet içeriyor.
Bir an için düşündüm.
Futbolun endüstrileştiği, bazı kulüplerin milyon dolarlardan kapı açtığı süreçte söz konusu rakamın sözü mü olurdu!
Ama olmayınca oluyor işte.
Sonra diye devam etti hoca.
3.lig statüsünde yapılması istenen 30 yaş değişikliği, sıkıntı yaratabilir.
Yine de mevcut kadroya yapılacak en fazla 3 takviye ile mücadele edebiliriz.
Ve asıl can alıcı noktayı parmak basıyor.
Bizim kadromuzda ve alt yapıda mevcut 3-4 futbolcum var.
Çok değil 1-2 sene sonrasında hiç kimse onları Muğlaspor’da tutamaz.
Göreceksiniz her biri 3 büyükler dahil diğer takımların kapımızı aşındıracakları futbolcular olacaktır.
Bunun anlamı şuydu.
Eğer bir zamanlar Rıdvan, Sercan, Fevzi gibi daha birçok futbolcuyu satarak, yıllarca maddi sorun yaşamayan Muğlaspor için mevcut futbolcuları 1-2 sene elimizde tutabilirsek, takımın geleceği garantidir.
Yeter ki mevcut kadroyu yeni takviyelerle muhafaza edelim ve şu aşamada ortaya çıkan maddi sorun aşılabilsin.
İşte deneyimli, futbolcu keşfetmekte üstat bir teknik direktörün takımıyla ilgili görüşleri ve beklentiler.
Üstelik bunlar üstesinden gelinemeyecek sorunlar değil.
Yeter ki elbirliği ile destek verelim.
Önümüzdeki yıllarda yine Türkiye çapında futbolcu yetiştiren kulüp unvanını perçinleyelim.
Sanırım, böyle bir planın tatbik edilmesi çok da zor değil.
Yeter ki her kim olursa olsun karınca kaderince destek versin.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.