Kazdıkça kazalım mı?

Bu haber 29 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 711 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Son yılların şehircilik anlamında çok konuşulan bir kavram var. Şehirler yaşanılabilir kimliklere bürünmüş mü?
Soru fazlaca sorgulanmakta..
Kim istemez ki, yaşanılır bir kentte yaşam sürmeyi!!!
Ve özelikle DSÖ (Dünya sağlık Örgütü) giderek artan önemde sağlıklı şehirler üzerinde durmakta ve kentlerin insan sağlığı açısından, yaşanılır mekanlar olması ve bununla ilgili yapılması gerekli olan standartları sürekli deklare etmekte..
Dünyada yapılan bir çok çalışma ve raporda da yoksulluk, şiddet, sosyal sorunlar, kirlilik, sağlıksız barınma, insanların karşılanamayan sosyal ihtiyaçları, konut sahibi olmayan insanlar, sağlıksız yerleşim planlaması, katılımcı çalışmaların eksikliği gibi temel riskleri saymakta ve bu risklerin insan sağlını olumsuz etkilediği açıklanmaktadır…
Şehirler yaşanılır kimlikte olmalı dedikte, aklıma geldi.. Kentte yaşayan birey ne ister ki? Veya ne istemez ki?
– Soralım size, siz ağacın olmadığı bir kentte nefes almak ister mi siniz?
– Kömür kokusu içinde ve tonlarca kanserojen maddeyi içinize çekmek ister mi siniz?
– Musluğunuzdan zehir akan sular, sizin bütüncül sağlığınızı bozmaz mı ?
– Öten kuş sesini duymadan sağlıklı olabilir mi siniz?
– İnsanların sosyalleşmesini sağlayan alt yapının olmaması insanların birbirlerinden kopmasını ve yalnızlıklar kenti ve yalnız insanlar olmayı sağlamaz mı?
– İnsan kentinde dolaşırken, tüm görsel algılarını okşayan ve seyrettikçe iç dinamiklerine haz veren görüntüleri seyretmek istemez mi. Düşünsenize bir,  tablo gibi bir kentte sizi sakinleştiren görüntüler ve dinginlik veren seslerde yürümek, cennetin tam kendisi olurdu..
– İnsanın gerektikçe kullandığı arabası, park etme anı gelince eziyet olmuyorsa sağlıklı bir kenttesiniz..
– Çocuklarınızı her köşedeki parka götürüp oynatabiliyorsanız, en mutlu insansın.. Eğer ki bu park içinde çocukların oynarken güven duyuyorsan daha da süpersin yani!!!
– Tüm sosyal etkinliklere erişebiliyorsan harikasın!!!
– İstediğin spor dalına ait tesislere erişip sporunu yapabilirsen sen yaşlanmazsın.. Daha ne olsun.
– Eğer ki apartmanın tuvalet çukuru devamlı tıkanıp ta sürekli haraç gibi vidanjör parası veriyorsan yandın demek!!
– Eğer ki bir engelli isen engelli dostu kentte yaşıyor olmak sanki insanlığın sana bahşettiği en özel armağandır aslında..
– Hani ki yüksel kaldırımlarda yürürken takılıp düşüyorsan harap ve bir de her arabanda birisini indirirken kapısını yüksek kaldırıma toslatıyorlarsa daha ne demeli..
– Yağan yağmurda dizine kadar su içinde kalıpta hayat süper diyorsan, sen tam bir polyannasın… Mutlusun mutlu!!!
– Hani yediğimiz gıdaların  üretim yerleri nitelikli denetlenmiyorsa bütüncül sağlın yerel anlamda da korunmuş olur..
– Hani gözüne takılan baz istasyonları gizliden sizlere casus yayın yapıp mezara göndermek istiyorsa şahane..
– Yüksek gerilim hatları ile tam bir narsis olabilirsin..Yükselirsin yani !!!
– Alt yapı için bir kazarsın alışkanlık olur ya, her sene yeri kazmak istersin.. Bu yıl kanalizasyon seneye doğal gaz öteki sene internet gibi sürekli gider ya.. Sevdim ben bu kazma işini.. Kazdıkça kazarsın ya..!!!
Aslında sende yazdıkça yazarsın ya!!!
Ama ben ilimizde bu kadar acımasız olmak istemem ve sadece bir nebze de olsa değerli emeklerin ve gayretlerin pusulasında bir ışık olmak isterim..
İlimiz hizmet etme aşkı olan ve gözünü budaktan sakınmayan  her insanımıza saygılarımla…
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.