KAYMAKAMLARLA BİR AKŞAM

Bu haber 16 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 699 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hamle geçen ay 36. yaşına erişti.
Kuruluş yıl dönümünde kaleme aldığım yazımda, Hamle’nin vizyonundan, misyonundan söz ederken, ortaya koyduğu “sosyal sorumluluk” etkinliklerini anlatıp, o etkinliklere bu yıl da “Muğla Sofrası” adı altında yeni bir etkinlik ekleneceğini vurgulamıştım.
Sofra çabuk kuruldu.
 
xx      xx      xx
Muğla’nın sorunlarının ilgilileri ile saptanıp, çözümler üretilmesine; ortaya konulan projelerde, hedeflerde “kolaylaştırıcı” olmamıza; sinerji yaratılmasına ve en önemlisi Muğla için “dayanışma” ve işbirliğinin geliştirilmesine katkı yapmasını umduğumuz ilk “Muğla Sofrası”nda Yatağan Kaykamı Hasan Tanrıseven, Kavaklıdere Kaymakamı Metin Demirel ve Ula Kaymakamı Erol Karaömeroğlu ile birlikte olduk.
Aslında sofraya 4 kaymakamımız davet edilmişti. Birisi çok yoğun olduğunu ifade edip, icabet etmedi… Demek ki kendileri haftada 7 gün, 24 saat mesai yapıyorlar ve öteki üç kaymakamımız da yatıyorlar!
 
xx      xx      xx
Biz Hamle’nin yöneticileri, yazarı, muhabiri, kameramanı ile “Muğla Sofrası”nı bir başka türlü “Muğla’ya hizmet mesaisi” olarak görüyoruz… Sosyal sorumluluğumuzun gereğini yerine getiriyoruz…
Belli periyotlarla kuracağımız bu sofrada “Nerede doğmuş olura olsun, Muğla için bir damla ter akıtan, bir tek çivi çakan, Muğla için düşünen herkes Muğlalıdır” anlayışımızla Sayın Demirel, Sayın Tanrıseven ve Sayın Karaömeroğlu ile birlikte olduğumuz gibi öteki “Muğlalı” yöneticilerimizle bir araya gelmeye devam edeceğiz.
Gelmeyenin canı sağ olsun…
 
xx      xx      xx
İlk Muğla Soframızda, Yatağan, Kavaklıdere ve Ula Kaymakamlarımızı daha yakından tanıma olanağı bulduk. İlçelerinden hiç ayrılmayacaklarmış gibi nasıl “hizmet üretme, sorunları çözme” heyecanı içinde yanıp tutuştuklarını gördük.
Hele Ula Kaymakamımız Erol Karaömeroğlu’nun heyecanı anlatılır gibi değildi…
Son yağışlarda Köyceğiz’in sular altında kalmasına Namnam Çayı’nın dizginlenemeyişinin neden olduğunu ve Akçay’ın bölgesi için tehlike arz ettiğini kendisinden şaşkınlık içinde dinlerken, hep birlikte burada iki çayın birleştirilerek küçük bir baraj yapılması gereğini ürettik…
Bu günlerde Muğla Üniversitesi’nin gündeminde “İlahiyat Fakültesi” var. Meğer bu fakülteyi gündeme Kaymakam Karaömeroğlu getirmiş. Üniversite Senatosu nasıl karar verir bilemiyoruz, ama Karaömeroğlu bu fakültenin hararetle Ula’da açılmasını savunuyor. Nerede açılırsa açılsın, bu fakülte Karaömeroğlu girişimi sonucu Muğla’ya kazandırılmış olacak…
Muğlalı bir girişimcinin ilçelerinde “Sağlık Lisesi” kuracağını anlatırken gözleri heyecanla parlıyor, “Her türlü desteği vereceğiz. Ula’ya yatırım yapan herkese kolaylaştırıcı olacağız.” diyordu.
 
xx      xx      xx
Yatağan ve Kavaklıdere Kaymakamlarımız da farklı değillerdi. Her ikisinin de Karaömeroğlu’nun Ula için bir şans olduğu gibi ilçeleri için şans olduklarını gördük.
Metin Demirel Kavaklıdere Kaymakamı olmadan önce Muğla Vali Yardımcısı idi. Yeni Kaymakam oldu. “Bizi izlemeye devam edin” dercesine şöyle konuşuyordu:
“Çalışkan bir belediye başkanımız var. İlçenin çehresini değiştirmiş. Başkan Nuray Bozyer ile el ele verdik. Kavaklıdere’yi Muğla’nın yeni bir çekim merkezi haline getireceğiz.”
Yatağan Kaymakamı Hasan Tanrıseven çoktan Yatağanlı olmuş. Öyle ki, “Yatağanlı Termik Santralın külfetini çekiyor. Nimetinden de yararlanmalı.” Demekten kendini alamıyordu. Muğla Valiliği’nin desteğinde yürütülen ve ilçenin doğal, tarihi çevresini kucaklayan “Kültür Yolu” projesini heyecanla anlatıyor, “Yatağan’ı sadece termik santralı ile değil, kültür turizminde önemli bir destinasyon olarak da anılması ve bilinmesini istiyoruz.” diyordu.
Üstelik bu sofra kurulmamış olsa Yatağan Kaymakamı Tanrıseven’in Batman’da lise öğrenciliği sırasında “gazetecilik” yaptığını, ANKA’nın muhabiri olduğunu bile öğrenemeyecektik…
 
xx      xx      xx
Kaymakamlarımızla, ilçelerinin sorunlarını, çözümlerini, neler yapılması gerektiğini de uzun uzun konuştuk. Fikir alış verişinde bulunduk.
Basın mensupları olarak bizler için yararlı bir sofra oldu.
Umarım biz de Hamle Medya Gurubu olarak onlar ve ilçeleri için yararlı oluruz.
Başta da vurguladığım gibi zaten bu “Muğla Sofrası’nın amacı bu…
Öteki ilçelerimizin değerli kaymakamları ile de birlikte olacağız.
Daire müdürlerimiz, meslek odalarımız, üniversitemiz ve sektör temsilcilerimizle de bu sofrada bir araya geleceğiz.
Dilerim Hamle’nin bu “Muğla Sofrası” Muğla için bereketli bir sofra olur…
(16.03.2012)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.