Kayalıklarda mahsur kaldı

Bu haber 01 Mayıs 2018 - 2:07 'de eklendi ve 351 kez görüntülendi.

Muğla’nın Seydikemer ilçesinde sarp kayalıklarda kalan keçiyi kurtarmak için kayalıklardan aşağı inen vatandaşın kendisi mahsur kaldı. Olay yerine gelen AKUT ve AFAD ekipleri 5 saat süren operasyon sonucu vatandaşı kurtardılar. 

 

Seydikemer’de ilginç bir olay yaşandı. Yılda 5 bin bin kişinin gezdiği Saklıkent Kanyonunun sarp kayalıklarında Ziya Eldemir’e ait keçi 20 gündür mahsur kaldı. Mahallesi sakinleri keçiye ulaşmaya cesaret edemezken, Ziya Eldemir’in komşusu Musa Darıcı (23) keçiyi kurtarabileceğini belirtti. Kendi imkanlarıyla sarp kayalıklardan 50 metre aşağı inen Darıcı, keçiyi kurtaramadığı gibi kendisi de mahsur kaldı. Bir süre geri çıkmak için çaba gösterirken başarılı olamadı.

Mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Bölgeye AFAD ve AKUT ekipleri sevk edildi. Ekipler alanın tehlikesi olması nedeniyle çok dikkatli davranarak, halatlar yardımıyla istasyon kurdular. 50 metre aşağıya inerek Musa Darıcı’ya ulaşan ekipler, halatlar yardımıyla yukarı çıkardılar. Sarp kayalıklarda 5 saat süren operasyonu mahalle sakinleri de takip etti. AKUT ekip lideri Fatih Işık yaptığı açıklamada, bu gibi durumlarda profesyonel kişilerden yardım alınması gerektiğini söyledi.
Keçiyi kurtarmak için indiği kayalıklarda mahsur kaldığını anlatan Musa Darıcı ise kendisini kurtaran ekiplere teşekkür etti. Darıcı, keçinin durumuna üzüldüğü için kurtarmak için 50 metre indiğini fakat geri çıkamadığını belirtti. (İHA)

Düşük karbon kahramanı, “Bereket Enerji”

Bereket Enerji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, insanoğlun aslında tüm enerji ihtiyacını, rüzgardan ve güneşten karşılayabileceğini ama büyük yatırımlar yapılması gerektiğini belirterek, “Karşılığı ödenmeden bir şey elde edilemiyor. Dünyanın yaşanabilir olması için herkese görev düşüyor. Çocuklarımız için neslimizin geleceği için önlem almalıyız” dedi.

Metin Karakoç

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği SÜT-D tarafından düzenlenen 5. İstanbul Karbon Zirvesi İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Zirve kapsamında Karbon Yönetimi ve Endüstri başlıklı bir oturum da gerçekleştirildi. Zirvede, metan gazından enerji üretmesi ve karbon salımının azaltılmasına katkı sağladığı için Bereket Enerji Grubu’na ikinci kez ‘’Türkiye’nin çevre Oscar’’ ı olarak nitelendirilen ‘Düşük Karbon Kahramanı’’ ödülü verildi.

Kısa adı SÜT-D olan Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu’nun yönettiği oturumda konuşan Bereket Enerji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, enerji sektörünün geleceği ve karbon salımının azaltılması konularında önemli açıklamalar yaparak, ‘’Gerekli önlemler alınamazsa dünyanın iklimi geri dönülemez şekilde değişiyor’’ uyarısında bulundu.

Bereket Enerji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, oturumda yaptığı konuşmada, karbon salımını aşağıya indirmek için çeşitli mekanizmalar bulunduğunu belirterek “Bunlarda başarı da var, sorunlar da var. En önemli sorunlardan biri fiyatın değişken olması. Bir dolar da var, 100 dolar da var. Uluslararası anlaşmalar var ama mekanizmalar yetersiz” dedi.

İnsanoğlunun karbonla ilişkisinden bahseden Ceyhan Saldanlı şunları söyledi:  “Bu kısa bir hikaye. İnsanoğlunun hayatında değişik merhaleler ve kilometre taşları var. Bu kilometre taşlarıyla hayat değişmiş. Biri tarıma geçiş. İkincisi hayvanları kullanmaya başlamak, yani 5 kilometre hızla giderken 50 kilometre hızla giden hayvanları kullanmak. Bir sonraki kilometre taşı ise sanayi devrimi. Buharla tanışmış insanoğlu ve hayatı bundan sonra çok değişmiş. Gideceği yere buharlı makinalarla gidiyor. Sanayide buharla çalışan makineler kullanıyor. İnsanoğlu bu gelişim sayesinde yapabileceklerinin kat kat fazlasını yapıyor. Üretim artıyor, sosyal düzen değişiyor. Her şey mutlu şekilde ilerlerken bir şeyin eksik kaldığı ortaya çıkıyor. 

Buhar makinasında yanma denilen bir reaksiyon var. Oksijen ve karbon birleşerek yanmayı sağlıyor. Enerji açığa çıkıyor ama yanında bir şey daha çıkıyor, karbondioksiti gökyüzüne salıyoruz. Başlangıçta farkında değiliz, hava kirliliği artıyor, insan hayatı üzerinde olumsuz etkilere yol açıyor. Kullandığımız bu makinalar bizim rakibimiz. Çünkü oksijen tüketiyorlar, bizden kat kat karbondioksit üretiyorlar.”

Rüzgâr ve güneş enerjisi karbon salmıyor

İklim değişikliğiyle mücadele için karbon salmayan yöntemlerle enerji üretmek ve makinalar kullanmak gerektiğini kaydeden Ceyhan Saldanlı “Nedir bunlar? Oksijen tüketmeyen kimyasal fiziki süreçler? Enerjimizi rüzgardan, güneşten, sudan üretirsek herhangi bir karbon salma olayı yok. Bu kaynaklar yenilenebiliyor. Yani yenilenebilir enerji kaynakları dediğimiz kaynaklar” diye konuştu. 

Bütün ülkelerin iklim değişikliğine yol açmayacak bir yaklaşımla sanayilerini geliştirmek için gayret sarf ettiklerini ifade eden ve “Ama bu yeterli mi? Burasını irdelemek lazım” diyen Saldanlı şöyle devam etti: “Hiç kuşkusuz ki daha çok gayrete ihtiyaç var. Bu gidişle 2040 yılında ancak enerjimizin yarısını yenilenebilirden sağlayabileceğiz. 2050’de tamamına yakınını. Ama bu süreç çok uzun. Çok daha hızlı olmak zorundayız. Çünkü dünya bir tane. Bunun geriye dönüşü, elde ettiklerimizin çok daha fazlasını harcamamamızı gerektiriyor. Çocuklarımız için neslimizin geleceği için önlem almalıyız.”

Bereket Grubu’nun bir enerji ve sanayi kuruluşu olarak iklim değişikliğini önlemeye yönelik çözümlere büyük önem verdiğini vurgulayan Saldanlı şunları söyledi:  “Biz enerji üretimine ilk olarak HES’lerle başladık. Bugün 30 civarında HES’imiz, üç rüzgar santralimiz, jeotermal santrallerimiz ve metan gazını kullanan tesislerimizle dünyanın karbon salımını sınırlamaktaki çalışmalara katkı sunuyoruz. Ama başka alınması gereken tedbirler de var. Örneğin rüzgar eserse bu kaynaktan enerjimiz var. Yani rüzgârın süreklilik arz etme konusunda bir sorunu var. Bunun karşılığında geliştirilmesi gereken şey depolama tesisleri. Diğer bir adım şebekelerin güçlendirilmesi. Bir dünya düşünün bir yüzünde güneş var. Güneşi karanlık bölgeye göndermek için şebekeye ihtiyaç var. İnsanoğlu aslında tüm ihtiyacını rüzgârdan güneşten karşılayabilir. Ama yapılması gereken yatırım da az değil. Karşılığı ödenmeden hiçbir şey elde edilemiyor.” 

Yenilenebilir enerji kaynaklarını daha fazla devreye sokma, iklim değişikliğine karşı önlemler alma hedeflerini ısrarla takip etmek gerektiğini kaydeden Ceyhan Saldanlı “Sanayinin, bilim adamlarının ve sosyal kuruluşların bu konuda görevleri var. Sanayinin görevi tesisleri kurmak. Bilim adamları için depolama teknolojilerini geliştirmek… Biliyorsunuz elektrik çoğu enerji kaynaklarına göre vazgeçilmezdir. En önemli özelliği çok verimli şekilde kullanılabilmesidir. Fosil yakıttan otomobillerde yüzde 50-60 verim alabilirken elektrik otomobillerde yüzde 90 verimlilikle kullanılabiliyor. 1 santimetrelik hattan bir şehri besleyebiliyoruz. Ama o kadar borudan şehri besleyemezsiniz. Bütün bu avantajının karşılığında elektriğin dezavantajı depolanamaması. O yüzden bilim insanları bunları yapmalı.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.