Kayaköy’e Sevinsek Mi?

Bu haber 15 Eylül 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.993 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Neredeyse 25 yıl sonra Fethiye’de Kayaköy imara açılıyor.

Sevinsek mi, üzülsek mi?

Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Akif Arıcan sevinmiş.

Arıcan, “Kayaköy restore edilerek Fethiye’nin dünyaya açılan bir penceresi olacaktır.” demiş.

Hem doğru, hem yanlış…

Kayaköy’ün geldiği nokta “kararsızlık” noktası. En azından ben kararsızım. Hatta kaygılıyım.

xx        xx        xx

Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi veya Değişimi, 1923 yılında Lozan Barış Antlaşması‘na ek olarak yapılan sözleşme uyarınca Türkiye ve Yunanistan‘ın kendi ülkelerinin yurttaşlarını din esası üzerine zorunlu göçe tabi tutmasına verilen addır. Göçe tabi tutulan kişilere ise mübâdil denir.

Mübadele 1922’de başlamış ve 1.200.000 Ortodoks Hıristiyan Rum Anadolu’dan Yunanistan’a, 500.000 Müslüman Türk de Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmıştır.

Yani insanlar gönülsüz yerlerinden yurtlarından olmuşlar. Gidenler ağlayarak gitmişler, gelenler ağlayarak gelmişler.

İşte Kayaköy o mübadele acılarının adeta bir simgesi.

xx        xx        xx

Rumların Kayaköyü’nün adı Levissi… 1922 de, mübadele ile Yunanistan’a göç eden Rumlar arasında Levissi Kayaköy halkı da vardı.

Kayaköy’den Yunanistan’a göç eden Levissi halkı, Atina yakınlarında Nea Levissi (yeni Kayaköy) adı verilen; Kayaköy’ün benzeri bir mahalle kurup orada yaşamaya başladılar. Yunanistan’dan Kayaköy’e gelen Türkler ise Rumların bıraktığı evlere yerleşmediler. Hayvancılıkla uğraşıyorlardı, dağlara çekildiler.

500 hanesi, okulları, kiliseleri, şapelleri, çeşmeleri ve sokakları ile kent sessizliğe döndü yüzünü.

O gün bu gün Kayaköy hüznün kenti…

Mübadelede yaşanan acıların en çarpıcı sembolü…

xx        xx        xx

Bu yeni gelişme ile ilgili haberler değişik çıktı. Sevinçle karşılayanlar var. Tepki gösterenler de var. Felaket tellallığı yapanlarda var. İşte o haberlerden biri:

Kültür ve Turizm Bakanlığı UNESCO tarafından ‘Dünya Dostluk ve Barış Köyü’ ilan edilen Kayaköy’ü satılığa çıkarttı. 1. derece kentsel ve arkeolojik sit alanı ilan edilen Kayaköy’e 300 yatak kapasiteli tesis ve otel yapılacak.

Yanlış bir haber mi, kasıtlı bir haber mi demeli?

Kayaköy’ün satıldığı filan yok…

300 yatalı tatil köyü kurulmak üzere ihale açıldı. İhaleyi kazanana köyde belirlenen alan 49 yıllığına tahsis ediliyor. Satış başka, tahsis başka… Ayrıca ihaleyi kazanan tatil köyünü kurarken, Kayaköy’deki sivil mimarlık örneği yapıları da restore edecek…

Bana göre de yıllar sonra güzel bir gelişme, ama kaygılarım var…

xx        xx        xx

Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası (FTSO) Başkanı Akif Arıcan sevinenlerden. Neredeyse zil takıp oynayacak…

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı ile görüştüm. Başkan Saatçı ile görüşmemiz duygusal oldu. Başkan SaatçıOktay Ekinci keşke bu günleri görseydi” derken, geçmişe yolculuk ettik. Önümüzdeki 15 Ekim’de Oktay Ekinci’yi yitireli bir yıl olacak. Allah rahmet eylesin, cennet mekânı olsun…

Ekinci ve O’nun öncülüğünde gerek Mimarlar Odası Genel Merkezi ve gerekse Mimarlar Odası Muğla Şubesi Kayaköy için büyük mücadeleler verdi. Neredeyse 25 yıl gündemlerinde oldu. 25 yıl insan ömründe önemli bir zaman dilimi…

Ekinci o 25 yılın üzerine 50 yıl daha koyamadı… Ama 25 yıla çok şey sığdırdı…

Kayaköy bu güne kadar ayağa kaldırılamadı, ama o mücadele sayesinde betonlaşmaktan da alıkonuldu… Bu sayede UNESCO Kayaköy’ü Dünya Dostluk ve Barış Köyü’ ilan etti.

O sayede Oktay Ekinci Mimarlar Odası‘nın “Kayaköyü Barış ve Dostluk Köyü” kampanyasındaki etkin çalışmaları nedeniyle “1996 yılı Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülünü” almıştı.

xx        xx        xx

Aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Üyesi olan CHP’li Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün görüşmemizde Kayaköy ile ilgili bu yeni gelişme karşısındaki memnuniyetini ifade etti. Ancak henüz projeden haberdar olmadıklarını belirterek, ne yapılacaksa tarihi köyün dokusuna zarar verilmeden yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Fethiye’nin Demokrat Partili Belediye Başkanı Behçet Saatçı da Başkan Gürün gibi gelişmeden memnun. Ama O da en az Başkan Gürün kadar kaygılı. “Oktay Ekinci keşke bu günleri görseydi” derken şunları söylüyordu:

Tarihe mal olmuş Kayaköy’ün insanlığa mal olması için Oktay Ekinci ile önemli mücadeleler vermiştik. Bugün oraya imar uygulamasının gelmesinde rahmetlinin emeği var. Aslına bakılırsa kaderine terk edilmişçesine korunurken yok oluyordu, şimdi bakanlığın getireceği uygulama ile Kayaköy yaşayacak, ama umarım bir başka türlü yok olmaz.

xx        xx        xx

Uyuyan Bakan” diye ünlenen Kültür Turizm Bakanı Atilla Koç Kayaköy ile yakından ilgilenmişti. Hatta Dalyan’ın ünlü Kaya Mezarları için de söz vermişti. İyi niyetliydi, ama olmadı. Uyudu, uyanamadı…

Kayaköy’de bir imar planı yapılması, koşullu olarak belli alanlarının imara açılması ve tarihi köydeki sivil mimarlık örneği yapıların aslına uygun restorasyonu ile ilgili çalışmalar Ertuğrul Günay’ın Bakanlığında ivme kazandı. Ortada uçuşan projeler, hedefler ete kemiğe bürünmeye başladı. Bu anlamda 2013 yılında turistik tesis alanı tahsisi ve bunan karşılığında restorasyon için bir ihale açıldı.

Restorasyon” yük olarak görülmüş olmalı ki ihaleye kimse katılmadı!

İhale yenilenmiş. 23 Ekim’de yeniden ihaleye çıkılıyor. İki hevesli varmış. Doğrusu gelinen noktaya sevinmemek mümkün değil. En azından belirsizlik belirliliğe dönüştü.

Yoksa “koruyoruz” diye çivi çaktırmadan o “hüznün güzelliği köyü” kaybedecektik…

Ama Başkan Saatçı’nın dediği gibi bu defa da “yaşatacağız diye öldürmeyelim”… Başkan Satçı’nın şu sözü de önemli:

Kayaköy bizim için bir uyuyan güzel. Şimdi o güzel uyandırılıyor. Buna seviniriz, ama uyuyan güzelimiz, uyandığında çirkinleşmemeli.

Hep birlikte dikkatli olmalıyız… İnşallah hayırlısı olur…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.