Kayacık’tan İki İl Başkanına; “Muğla’mızı Bırakın”

Bu haber 02 Ocak 2019 - 0:45 'de eklendi ve 3.697 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yeni yıla Demircioğlu Park Hotel‘de Muğla‘nın her yerinden gelenlerle girdim… Maşallah Muğlalılar oradaydı… 2018 “Muğla Zeybeği” ve “Sepetçioğlu” oynanarak uğurlanırken, 31 Aralık‘ı 1Ocak‘a bağlayan dakikada herkes ayakta “İzmir’in Dağlarında Çiçekler Açar..” söylüyordu… Ardından gece Caney Caney ve Lorke Lorke ile devam ediyordu…

Böyle bir Muğla’da bir partinin seçmene “başarısız” bir ismi “dayatması” ve ötekinin bir “Muğlalı aday” bulup çıkaramaması ne büyük çelişki değil mi?

Bugün yeni yılın ikinci günü… Siyaset yeni yıl geçişi ile adeta tatile girdi. Bugünden sonra hareketleniriz… Bakalım hafta sonuna kadar Bodrumgordiyomu” çözülür mü? Kimbilir belki bu hafta partilerin hepsinin Muğla‘daki adayları kesinleşmiş olur da yaşam normale döner… mi acaba?

2018 yılının son iki yazısında Muğla‘da yılın olaylarını, sorunlarını, başarılı olanlarını ele almaya çalıştım. Yılın siyasetçilerini bile kendimce belirledim. Nedense aklıma yılın sözü gelmemiş. İşte yılın sözü;

Bir Büyükşehir Sevdasına Kapılmadık mı Kapıldık…

Sözün sahibi Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon… Bu sözünü Trafo Bodrum’da belediye personeline yaptığı konuşmada ifade etti. Ardından da “Eğer mücbir bir sebep olmadığı sürece sizlerle beraber yoluma devam edeceğim arkadaşlar.” dedi. Hadi buyrun buradan yakın…

xx           xx          xx

Geçen yıla çok şey, çok söz, çok kişi damga vurdu. Geçen yıldan bu yıla damga vuran ise İYİ Partili Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı ve CHP’li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon oldu…

Geçen yıldan bu yıla damga vuran üçüncü kişinin de Yusuf Kayacık olduğu söylenebilir mi bilemiyorum, ama “yılın çağrısınınKayacık‘tan geldiğini söylemek yanlış olmaz…

Kayacık yılın son günü sosyalmedya hesabından “#AkParti ve #MHP Muğla İl Başkanlarına ÇAĞRIMDIR….” başlığı ile şu paylaşımda bulundu:

1- Yaklaşık 50 yıl sonra ilk defa sağ ile solun teke tek gireceği bir seçimle karşı karşıyayız… 2- Üstelik solun adayı tamamen yıpranmış, kendi partisinden bile tepki alan 20 yıllık bir statükonun başıyken… 3- Adı geçen adayın mevcut #CHP oyunu bırakın arttırmayı, koruması bile mümkün değilken… 4- Bu CHP adayının Muğla’da seçim kazanması için %50+1 oy alması (ki imkansız görünüyor) gerekirken…

Siz 2 değerli Başkan, kılınızı bile kıpırdatmıyor, seçime 90 gün kalmasına rağmen biz Muğlalı liberal-milliyetçi demokratları hala adaysız bırakarak umutsuzluğa sevk ediyorsanız, hiç kusura bakmayın sizin ya Muğla umrunuzda değil ya da bu işten hiç ama hiç anlamıyorsunuz demektir…. Yol yakınken bu işi derhal bırakın ve Muğla’mızı biz Muğlalılara bırakın, biz adayımızı bulur bu dava için gerekeni yaparız…

xx           xx          xx

Yusuf Kayacık‘a katılmamak mümkün değil… Bir bakıma “Muğla sağına” ve hatta “Muğlalılara” tercüman olmuş. Ancak benim katılamadığım noktalar var. Sizin katılmadığınız, yerler de olabilir.

Osman Gürün‘ün yıpranmış ve hatta onca yılı ziyan etmiş olmasının tartışılacak yanı yok. Ancak “solun adayı” olduğu tartışılır… Hatta CHP’lilerin de değil “CHP’nin adayı” olduğu söylenebilir.

Benim doğru bulmadığım asıl tespit, “Yaklaşık 50 yıl sonra ilk defa sağ ile solun teke tek gireceği bir seçimle karşı karşıyayız” tespiti oldu… Bir tarafta CHP ve yedeklediğini sandığı İYİ Parti, öbür tarafta AK Parti ve yedeklediğini sandığı MHP görünmekle birlikte; İYİ Partililerin CHP’nin gösterdiği adaya, MHP’lilerin de AK Parti’nin gösterceği adaya oy vereceklerinin hiçbir garantisi yok!

En önemlisi İYİ Parti‘nin karşısında aday çıkarmayacağını söylediği Osman Gürün solun değil de “ittifakın” adayı olmaz mı? Kayacık üstelik Muğla sağını “biz Muğlalı liberal-milliyetçi demokratları” diye tanımlarken, “muhafazakarları” nereye koydu acaba?

Aslında Kayacık’ın “biz Muğlalı liberal-milliyetçi demokratları” tanımı tamda İYİ Parti’ye yakışıyor… İnsan “İYİ Parti orada dururken Kayacık’ın AK Parti’de işi ne?” diye de sorası geliyor…

xx           xx          xx

Tabi Yusuf Kayacık‘ın çağrısı da bir görüştür. Saygı duymak gerekir.

Gerçek olan şu ki Muğla‘da 50 yıl aradan sonra CHP’liler CHP‘nin sağ mı sol mu olduğunu tartışırken, Muğla sağı ile Muğla solunun karşı karşıya geldiği de yok… Üstelik sapla saman birbirine karışmışken…

Yoksa CHP’li Barş Saylak’ın Milas’ta AK Parti’den, CHP’li İsmail Can Varol’un Ortaca’da DSP’den adaylığını; Kocadon ve Saatcı’nın CHP’den aday olsalar CHP’lilerin; AK Parti’den aday olsalar AK Partililerin oy verebileceğini nasıl açıklayabiliriz?

Muğla‘nın sağı ile solunun 50 yıl aradan sonra karşı karşıya kaldığını söyleyemeyiz, ama “iki adaylı bir seçimle” karşı karşıya olduğumuz ve AK Parti‘nin ilk defa kazanabileceği bir seçimle karşı karşıya kaldığı, ama yöneticilerinin bu şansı değerlendirmemek için büyük bir beceri gösterdikleri söylenebilir…

xx           xx          xx

Ki bu noktada Başkan Saatcı ile Başkan Kocadon’un yılın son günlerinde dedikleri dikkate alınıp, iyi değerlendirilmeli…

CHP’li Kocadon yılın son günü belediye personeliyle gelen yılı kutlarken “Başkanım Büyükşehir’e mi gidecek, büyükşehirden aday mı gösterilecek, ne yapacak? Siyaseti mi bırakacak gibi kafalarınızda soru işaretleri var. Ama sizlerde biliyorsunuz ki bir büyükşehir sevdasına kapılmadık mı kapıldık. Mücbir sebep olmadıkça Bodrum Belediye başkanlığına adayım” sözleri ile personelinin yanında tüm Bodrumluların ve Muğlalıların merakını da gidermiş oldu.

Ancak “Mücbir sebep” ne olabilir? Kocadon‘un konuşmasında sorunun yanıtı yok. Çiçek Bozoğlu‘nun Bodrum Gündem‘deki haberini kaç kere okudum bilmiyorum. Çünkü Kocadon‘un konuşmaları içinde mutlaka bir mesaj barındırıyor. Fakat bu konuşmada bulamadım… desem de “mesaj” o “mücbir sebep” de…

Başkan Kocadon konuşmasının bir yerinde de “Genel Başkanım 15 gün önce ismimi söyleyecekti ben istemedim…” ifadesinde bulunmuş. Mesaj işte bu sözün içinde de olabilir…

xx           xx          xx

Başkan Kocadon personeli ile adeta dertleştiği konuşmasında, “Şimdi biz bundan sonraki süreçte ne yapacağız…” sorusunu sorup, “Genel Başkanım 15 gün önce ismimi açıklayacaktı. Lütfen açıklamayın, çok cüzi de olsa taleplerim var dedim. Taleplerim ne? Birlik ve beraberlik. Bunun dışında bir talebim olmaz. Kimseyle derdim de olmaz. Birlik beraberlik içinde paylaşımcı bir ruhla Bodrumumuzu, Muğlamızı yönetmek. Hakkımızı istedim. Sizler beş gün geç maaş almayın istedim. Tek derdim bu. Fazlada söze gerek yok. Onun için sizlerden ricam şu süreçte sessiz kalın, yorum yapmayın, konuşmayın hatta muhatap bile olmayın.” diye anlatmış.

Bir de “Ben dik durmaya devam ediyorum. Arkadaşlar hiç kimseden de korktuğum yok. Na garagol, na mahkeme. Gidin nereye şikayet ederseniz edin. Bizim şahıslarla derdimiz yok. Bizim derdimiz, sevdamız Bodrum. Ve ben açıkça net bir şey söylüyorum. Ben gücünü koltuktan alan bir belediye başkanı değilim. Koltuğa, partisine güç katan bir belediye başkanıyım. Hiç kimse kusura bakmasın.” demiş.

İşte bu sözlerde heryere herkese mesaj var… Benim anladığım KocadonBodrum adaylığı benim cebimde, ama ben Büyükşehir’e adayım” diyor.

Mesaj Bodrum’un CHP’li aday adaylarıyla Başkan Gürün’e de, Kılıçdaroğlu’na da gidiyor…

xx           xx          xx

Yeni yılın son günü İYİ Partili Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı da “ittifakın bozulmaması gerektiğinin” altını bir kere daha çizdi… Bozulursa ne olur? Kayacık‘ın “Muğlalılar çağrısı” dışında “görüşü” çöker ve Muğla seçime iki değil 3 adayla gider… Tabi yine “AK Parti aday bulursa” diyeceğim, ama kimse çıkmazsa Kayacık kendini feda eder de diyebiliriz!

Tabi seneler önce Başkan Gürün’ün karşısına Saim Gürsoy çıktığında Kayacık “Ben de varım” dememiş olsaydı bugün “Osman Gürün statükosu” olur muydu, diye soranlar da çıkabilir…

Başkanı Saatcı, 2018‘i değerlendirirken, ittifakın Muğla‘da CHP için kaçınılmaz olduğunu anlatıp, “Yoksa bizim için bir sıkıntı yok! Saygıdeğer Fethiyeliler bizi geçen dönem oyu yüzde 0,1 olan bir tabela partisinde seçti.” demiş. Alabilene bir mesajda Fethiye‘den…

Başkan Saatcı bir kaç gün önce bir açılışta da “Şuanda Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Osman Gürün Muğla’da ortak aday olarak açıklandı. İlçe bazında görüşmeler sürüyor. İlçe bazındaki görüşmeler ‘nalıncı keseri’ veya ‘rabbena hep bana’ şeklinde olmaz. Büyükşehir’de CHP adayı destekleniyorsa, belli ilçelerde CHP’nin aday çıkarmayıp, İYİ Parti adaylarını desteklemesi gerekiyor. Adalet, hakkaniyet budur. Bunun olmaması durumunda, biz oyun bozucu olmayız ama oyun kurucu oluruz” demişti…

Mesajlar açık ve net… CHP’nin İYİ Parti ile ittifakı kaçınılmaz… Olmazsa veya Osman Gürün değiştirilmezse, bir “üçüncü aday” çıkar ve AK Parti’nin çaresizlikle “tesadüfen” gösterdiği aday “tesadüfen” Muğla’nın yeni başkanı olabilir…

—————————————-                                                                                           —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ: Bazen sadece yorgun oluyor insan; / ne küs, ne yalnız, / ne de aşık… (Cemal Süreya)

ÇİVİ

Yeni yılda alkollü içkide vergi yüzde 13.4 arttı. Arkadaşım “Yılbaşı gecesi o kadar içmeselerdi bu kadar artmazdı” dedi.

Ben Bi Gülmek Aldı: )))))

——————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 02 Ocak 2019 / 13:35

Gocuman; Yazınızı okudum. Yusuf Kayacık Beyefendinin çağrısına inşaallah kulak asılır diye düşünüyorum. “‘Mahafazakarlar'” ile ilgili olarak ne işin var Ak Parti de İP’ de olması gerekir iması yorumunuza katılmıyorum. Demokratlık Muhafazakarlık ile taçlandı ve AK Parti de birleşti. Yusuf Beyefendi kardeşim de Önemli Taçlananlardan birisidir.sevgi ve saygı.