Katlı Otopark’ta Ya Yangın Çıkarsa?!

Bu haber 28 Ağustos 2018 - 1:21 'de eklendi ve 1.777 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bayramdan önce yayınlanan “Meydan Projesine Dava Mı Geliyor?” başlıklı yazımı şöyle noktalamıştım:

… yanlış amımsamıyorsam, eski garaj alanında konut üretimini durduran mahkeme kararında ‘ticari alan’ engeli de vardı…

Hadi bakalım Av. Didem Alaca Özbek, Muğla sana güveniyor… Biyon daha mızılanıve… Naha osa bi biz galdıg sayılı…

Ha birde kimse Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş‘ün ‘Meslek Odalarına sormadan iş yapmayacağım’ sözünü ve kendisine teslim edilen eski garaj alanına sahip çıkamadığını unutmayacak…

Av. Didem Alaca Özbek yazımın sosyal medya paylaşımının altına,Sevgili Özgür, inşallah ortaya Muğla’ya yakışır bir meydan çıkar. Dava konusu ise bir Vekil olarak benim inisiyatifimde değil. Ancak Mimarlar Odası gerek duyarsa gereken yapılır. Şahsi fikrim, buna gerek kalmayacağı yönünde. Sorunun cevabı; meydan projesine dava gelmiyor.diye yazdı. Şaşırdım… Bende altındaÖyle deme canım, bakarsın başka bir avukat çıkar dava açar. Belli mi olur?” diye karşılık verdim. Aklımda rahmetli Refik Öztürk…

xx           xx           xx

Muğla il merkezinde eski garaj alanına Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulamaya konan “600 araçlık 4 katlı yeraltı otoparkı ve meydan düzenlemesi” garabetini ele aldığımız “Meydan Projesine Dava Mı Geliyor?” başlıklı yazımdan bir önceki “Osman Gürün’ün Vebali AK Partililerin” başlıklı yazımın sosyal medya paylaşımının altında da Marmaris Mimarlarından Taner Kasap, “Muğla’da yaşayan mimar arkadaşların düşüncelerine ihtiyacımız var, bekliyoruz. m…demişti.

Geçte olsa iki mimardan; Restoratör Y. Mimar Ertuğrul Aladağ ve İç Mimar Taşkın Bilginer‘den yanıt geldi. Keşke Mimarlar Odası Muğla Şubesi‘nden de gelseydi… Bir de Makine Mühendisi Ahmet Tan Karaosmanoğlu‘ndanKatlı otoparkta ya yangın çıkarsa? sorusu geldi.

Aslında bugün yeni rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin Çiçek’in hedeflerini, beklentilerini, beklentilerimizi paylaşmaya başlayacaktık. Yarın paylaşırız…

Böylesine önemli bir projede meslek odalarına danışmayan Büyükşehir Belediyemiz ve Menteşe Belediyemiz keşke üniversitemizin mimarlık ve mühendislik bölümlerine danışmış olsaydı…

xx           xx           xx

Gazetemiz Hamle‘nin web sitesinde yer alan “Osman Gürün’ün Vebali AK Partililerin” başlıklı yazımın altına Restoratör Y. Mimar Ertuğrul AladağSayın Özgür, bir şehrin resmi mimari yapılaşmasına artık mimarlar belirlemiyor. İhale sistemi,mimarı teknik bir çizim elemanına indirgedi. Mimarın tasarımını daha deneyimli mimarlar değil, kurumdaki teknik kadrolar ve yöneticiler değerlendiriyor.”diye yazdı. “bir şehrin” derken “bu şehrin” demek istemiş olabilir mi bilmiyorum, “Günümüzde mimar kimliğinin giderek hiçleşmesi bu nedenledir.” diye vurgulamada bulunan Aladağ şöyle devam etmiş:

Tasarımcı mimar, projesini kendisinden daha yetkin mimarlarla tartışamıyor; ve kimliğini korumak için uzaklaşıyor… Restorasyonlar için bile aynı: İnşaat yerindeki tabelalarda artık mimarın adı yazılmıyor; her şeyi belediye yapmış gibi bir algı oluşuyor; ve ayrıca mimarın müelliflik hakkını da belediyeye devretmesine neden olacak zorluklar çıkıyor. Gelecekte bu binalar mimarlarıyla anılmayacağı için tarihte yer almaları sorun da olacaktır. (Filvari Usta’nın adı eserlerinin kitabe taşlarında hala duruyor.) Arkasında kimliği güçlü bir mimarı olmayan yapılaşma dönemi yaşıyoruz; gelecekte “Kim yapmış bu binayı?” sorusunu yanıtlamak için resmi evraklara baş vurulmak zorunda kalınacaktır… HER ŞEYE RAĞMEN İYİMSERİM: Artık Muğla’nın Mimarlık Fakültesi var; bu yıl öğrencileri olacak, yıllardır ilk kez. Bilim ortamı otoritesi, baskıya dayanır. Ayrıca, unutmayalım bu yapı şu anda 5 katlı, 4 bloklu olabilirdi…

xx           xx           xx

İç Mimar Taşkın Bilginer de “Değerli arkadaşım ÖZCAN. zorla çakılacak çiviyi soruyorsan o çoktan çürüdü.” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:

Çekiç kayboldu, üretecek beyinler saklandı veya gizlendiler. Yani kayboldular, bir türlü sobe diyemedik gitti.. Kesin kararım şudur ki; Muğla ilçe sınırlarına kazık çakıp etrafımızı tel örgülerle çeviresim gelir. Yani korumaya almalıyım. Artık kimse dokunmasın, görmesin eksiklerimizi, bir girişi, bir çıkışı olan kuzulu kapım olsun yeter. Gerekirse üstünü de örtelim şu güzel şehrimin. Beynimizi uyandırmak için çakılacak çiviler çok renkli oluncaya kadar ve çakacak renkli seçmen oluncaya dek.. Selamlar..

Mimar değil, ama emekli eğitimci Hüseyin Canel de özetle “Saygıdeğer üstadım.. henüz 1 aylık Fethiyeliyim.. Özellikle sahil şeridinde kent halkının nefes alması için belediyenin yaptığı hizmetleri takdir etmemek mümkün değil. Akşam saatlerinde 3 km boyunca yürüdüğüm sahil yoluna ilave olarak düzenlenen 68 dönümlük rekreasyon alanı bugüne kadar gördüğüm en büyük ve en güzel park olma özelliğini taşıyor. 800 metre koşu bandı, 650 sahil yolu, 800 metre bisiklet yolu, 5 bin m² çocuk oyun alanı, 40 metre çaplı ve 4 metre yüksekliğinde seyir terasları, yel ve su değirmenleri, çeşitli aktivitelerin yapıldığı 3 bin m² m meydan, 35 bin m² yeşil alan, bölgede ilk defa kullanılacak bitkiler, bitki gösteri alanları, biyolojik doğal göletler ve açık hava kütüphanesi..” demiş.

Vallahi kıskandım… Gerçekten de Marmaris ve Fethiye‘yi imreniyorum…. Köyceğiz‘i de öyle…

xx           xx           xx

Kendisini tanımıyorum, takipçilerimizden Oktay Özel de “Göz önünde olan, şehrimize kimlik kazandıracak projelerin uygulamasını gördükçe Muğla’yı kimler yönetiyor, kimlerin elinde şaşırmamak elde değil. 1. Anayoldaki alt yapı çalışması. 2. Otogar yeri ve projesi. 3. En eski garaj yeri için düşünülen ve uygulamaya konulan asrın projesi. Anayoldaki daha 2 ay önce kullanıma başlanan kaldırımlardaki mermerlerin nasıl bu kadar kısa zamanda simsiyah olduğunu anlamak mümkün değil. Derzleri olmayan kırılan mermerler acaba üzerinden bir kişi geçtikten sonra hali nasıl olur acaba?” diye sormuş.

Makine Mühendisi Ahmet Tan Karaosmanoğlu‘nun sorusunu başlık yaptım. Meslektaşı, Makine Mühendisleri Odası Başkanı Münnami Özyurt‘ta, “Meydan Projesine Dava Mı Geliyor?” başlıklı yazımda kendisi ile ilgili “Bu paylaşımdan önce Makine Mühendisleri Odası Muğla Şube Başkanı Münnami Özyurt‘un uyarısını paylaşalım. Meslek Odası olarak kendilerinden görüş alınmadığını belirten Özyurt, ‘Umarım proje müellifinden ileride herhangi bir tadilat, düzenleme yapılabilmesi için taahhütname alınmıştır.’ dedi. Bu gerçekten önemli…” şeklindeki ifadem için arayıp, “Projelerini bizim değerlendirmemize sunmadılar, demek istemiştim” diye düzeltmede bulundu.

xx           xx           xx

Biz “Muğlalılara rağmen” projenin zemin üstünün kavgasını veriyoruz. Bir de zemin altı var…

Katlı Otopark’ta Ya Yangın Çıkarsa?!” diye soran Karaosmanoğlu, “Bu konuda proje bir Makine Mühendisi tarafından hazırlanır ve projenin Makine Mühendisleri Odası tarafından da onaylanmış olması gerekir.” diyor. Mimar Ertuğrul Aladağ bu yüzden mi “Ayrıca, unutmayalım bu yapı şu anda 5 katlı, 4 bloklu olabilirdi…”dedi acaba…

Karaosmanoğlu bu durumu sorgularken bir başka şaşırtıcı duruma şöyle parmak bastı:

Otopark yerinde Fore Kazık uygulaması var. Bu uygulamanın ihale dışı olduğunu söyleyenler var. İdareler %20 keşif artışına gidebilir. Müteahhit işi yapar birim fiyatlardan yaptığı Fore Kazık maliyeti hesaplanır ve müteahhitin ana ihaledeki kırımı uygulanarak ödemesi yapılır. İlginç olan yerin altına 16-17 metre girecek binalarda statik hesap yapan firma veya belediye mühendisleri bunu niye öngörmemiş… Kaldı ki; O zeminde olay Shotcrete Uygulama ile çözülebilirdi. Yok amaç inşaat aşamasında toprak kaymasını engellemekse Shotcrete uygun ve daha ucuz bir seçim olabilirdi. Ki bodrum kat perdeleri zaten dışarıdan gelen yüke göre hesaplanmıştır.

xx           xx           xx

Senelerdir bu köşeden yerel yönetimlere yol göstermeye çalışan, ama dinlenmeyen Ahmet Tan Karaosmanoğlu yangın” konusunda da “Tabi bir de bu projenin Yangın Projesini incelemek lazım.Yangın yönetmeliklerine uygun yapılmış mı diye… Çünkü bildiğimiz kadarı ile 4 kat bodrum katı otopark olarak kullanılacak. Herhangi bir yangın çıkması durumunda var mı bilmiyorum, ama sadece Spring Sistemi (tavandan yağmurlama) yeterli olmayabilir. Karbonmonoksit birikmesi gibi sorunlar otoparklarda araç park etmekte olan kişilerin boğulmasına sebep olabilir.

Ne diyelim, Osman Gürün kafası işte. O yapar Muğlalılar söylenir…

Muğla Eski Garaj Alanı Halkındır Platformu”nun önemli isimlerinden biri de amansız bir hastalığa yenik düşen Tüketiciler Derneği Başkanı Mali Müşavir Refik Öztürk‘tü. Yaşıyor olsaydı Başkan Gürün‘e yenik düşmez, şu anda çarşıda, pazarda bildiri dağıtıyor olabilirdi… O bu şehrin söylenenlerinden değildi… Kemiklerini sızlatıyoruz…

—————————————-                                                                                          —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ:Beni mahveden şey; bana yalan söylemiş olman değil, sana bir daha inanmayacak olmamdır. (Victor Hugo)

ÇİVİ

Yusuf Kayacık sosyal medya hesabından “Bir bakıyorsun… Hayatta yapamam dediğin şeyin başrolündesin…” diye paylaşımda bulunmuş.

Beni Bi Gülmak Aldı:)))

——————————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ertuğrul ALADAĞ 28 Ağustos 2018 / 10:33

Sayın ÖZGÜR, kentle ilgili hafızamızın giderek zayıflıyor olmasının asıl sebebi kent kimliğine olan duyarsızlığımızdır. Yıllarca başka yerlere gidişimize ve dönüşümüze kapı olan, etrafındaki esnafların da neşesiyle çevrili olan bu yer, birden “eski” oldu, garaj başka yere taşınınca, hafıza da siliniverdi…
Bu noktada dünkü yazınızdaki biz mimarları şok haber olan konuya değinmek istiyorum: Dünya mimarlık alanının yeni akımı artık sadece taş tuğla değil, psikolojinin-anıların da önemine yöneliyor. Sayın AÇIKGÖZ, yıllardan beri yaptığı araştırmalarla, bu kentin mimarlık tarihine edebiyatçı gözüyle de yaklaşmıştır; dışarıdan gelecek birçok dekandan daha fazla kent hafızasına sahiptir.
Sorunumuz bu noktada yatmaktadır: Sürekli değişen kurum memurları kente ne kadar sadık olabilir?..
Konuya dönecek olursak: O yıllarda Mimarlar Odası Şube başkanıydım. Sayın Mimar Mehmet YENİSU, dilekçeyle başvurdu, eski garaj alanına beşer katlı dört bloklu dükkan, konut yapılmasına engel olunması için. Plan değişikliği yapılmadan, uygulama projesi çizilmeden ihaleye verilmişti; malesef belediyeye mahkemeye vermek zorunda kalmıştık… “Bir yer” derken, Muğla hariç demedim…

Reşat Öztepe 28 Ağustos 2018 / 17:19

Gocuman; Allah beterinden korusun. Hakikaten bir de yangın çıkarsa. sevgi ve saygı