Katırtırnağı Çiçekleri Doğal Parkı

Bu haber 26 Mayıs 2015 - 0:55 'de eklendi ve 801 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Arkadaşlarım “Hocam, Muğla siyasetini boş verdin; doğal güzelliklere iyi daldın” diyorlar.

Doğru…

7 Haziran 2015 seçimleri için Muğla özeli ile ilgili olarak bir şey yazmıyorum. Sonuç belli: 3-2-1. Yazmak neyi değiştirecek ki? Yazan arkadaşları anlayışla karşılıyorum ama “Keşke onlar da şehrimiz için daha faydalı şeyler yazsalar.” diye de geçirmiyor değilim içimden.

Mesela Menteşemizin daha da güzelleşmesi için proje teklifleri yazsak hep beraber. Bu şehrin, yaşanılası bir şehir olma özelliklerini daha da arttırmak için klavye tıklatsak. Sokaklarıyla, şahsiyetli binalarıyla, sosyal, kültürel etkinlikleriyle daha da zengin, daha da renkli bir şehir olmak için harcasak beyin hücrelerimizi… Şu veya bu siyasetin değil de, bu şehirde yaşayan herkesin bir şeyler kazanması ve bu şehirde yaşamaktan kutlu olunması için döksek göz nurlarımızı. Bunların tek yolu siyaset değildir: insanlara insanca ulaşırsak, hedefleri gerçekleştirmek için en kestirme yolu seçmiş oluruz.

Neyse… Lafı uzatmayayım…

Kaç zamandır, şehrimizin güzelleştirilmesi için yazılar yazıyorum. Geçen sene Kötekli’ye dikilen erguvanları, gülibrişimleri ve akasyaları yazmıştım. Geçenlerde de erguvanları yazdım. “Bunlar da yazılır mı hocam?” diyen arkadaşlar var. Gülibrişim ile erguvanı hiç görmemiş olan ve kırmızı akasya ile erguvanı birbirine karıştıran gençlerin olduğu bir ortamda; erguvanı görünce heyecandan ne diyeceğini şaşıran gençlerin olduğu bir zamanda, insanları doğa ile karşılaştırma güzelliğini yazma keyfi kadar güzel bir keyif yoktur.

Bu yüzden gelin size bugün katırtırnaklarını; Muğlalıların “ardal” dedikleri, bilimsel adı “Spartium junceum” olan maki-çiçeklerini anlatayım.

Çocukluğumun geçtiği yamaçlarda katırtırnakları vardı. Ben onları daha çok kuzu-oğlak kokuları, dağ diplerinden boşalan karasulaklar ve turna göçleriyle hatırlarım.

Çalı çiçeklerdir katırtırnakları. Bakmayın adının biraz kaba olduğuna, çok narin ve güzel bir çiçektir. Orkide veya arslan ağzına benzer çiçekleri. Gövdesi de yapraksız ince çubuk dallardan oluşur. Kokusu bal kokusu gibidir.

Aydın’dan sonra, Selatin Tüneline kadar otobanın orta refüjünde bol miktarda var katırtırnağı. Şehrimizin değişik yerlerinde az da olsa boy gösteren katırtırnakları, en çok Atatürk Bulvarı ile Dönence, Ufuk ve Onur sokaklarının kesiştiği yerin karşısındaki boş alanda bol miktarda var. Sarı rengi ve bal kokusuyla gerçekten etkileyici bir güzellik arz eden katırtırnakları korunur ve daha da yaygınlaştırıp tanzim edilerek bir alan düzenlemesi yapılırsa, şehrimizin girişinde etkileyici ve çok güzel bir doğal park oluşturulabilir. Katırtırnağı mevsimi, çiçeklerin en bol olduğu mevsimdir. Gülhatmi, ebegümeci, gelincik, şakayık gelinciği, klasik şairlerin “nesteren-nesrin” dedikleri yaban gülü ve daha bir sürü çiçek… O alanda bunlar bir arada dikilir ve diğer mevsimlerde açacak çiçeklerle desteklenirse, güzel bir doğal çiçek alanımız olur.

Menteşe Belediyemizin de Büyükşehir Belediyemizin de konuya olan duyarlılığını biliyorum. İnşallah katırtırnaklı ilk doğal parkı şehrimize kazandırmak için de hassasiyet gösterirler.

Ne dersin Süheyla? Herkes siyasetin curcunasına dalmışken, doğal güzelliklerle meşgul olmanın tadı da bir başka olmuyor mu yani?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.