Karyalı Hipokrat ve Muğla Tıp

Bu haber 25 Mayıs 2017 - 0:16 'de eklendi ve 850 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Doktorluk en çok fedakarlık isteyen, en kutsal mesleklerden biridir.

Türk doktorlarının sayısı kaçtır bilmiyorum, ama 24’ü hafta başında Muğla’da “Hipokrat Yemini”ni ederek mesleğe ilk adımlarını attılar.

Muğla Tıp Fakültesi hafta başında 22 Mayıs Pazartesi günü ilk mezunlarını verdi.

İnşallah yeni Araştırma Hastanesi de hizmete girerde ona da seviniriz…

ADIM Üniversiteleri Konsorsiyumu‘nda yer alan üniversitelerin (Aydın, Denizli, Isparta, Muğla, Burdur) Arkeoloji bölümlerinden mezun olan yaklaşık 300 öğrencisi 21 Mayıs Pazar günü Milas’ta Zeus Tapınağı önünde kep attılar.

ADIM Üniversiteleri arasında her yıl birinin antik kentinde kep atma geleneği var.

Hipokrat Karyalıdır…

Bakarsınız ADIM Üniversitelerinin Tıp Fakültelerinden mezun olanlarda Hipokrat Yemini’ni Karya’da yaparlar…

xx           xx           xx

Uzun yıllar boyunca zorluklarla tıp eğitimini aldıktan sonra mesleğe başlayan doktorlar, bu mesleklerine ant içerek merhaba derler.

Doktorların mesleğe başlarken ettikleri Hipokrat Yemini, İstanköy’lü (Kos) antik Karya bilgini Hipokrat’ın adını taşımaktadır. M.Ö. 460-370 yılları arasında yaşamış olan Hipkrat, tıbbı ‘sanat ve bilim’ haline getirip, savunmuş ve tıp ustalarını belli bir yemin etrafında toplayarak bu andı miras olarak bırakmıştır. Orjinali oldukça uzun olan yeminin özeti şöyledir;

Hekim apollon ve bütün tanrı ve tanrıçalar adına!… and içerim, onları tanık ve şahit tutarım ki, bu andımı gücüm yettiği kadar yerine getireceğim. Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım. Reçetelerin örneklerini, ağızdan bilgileri şifahi malumatı ve başka dersleri evlatlarıma, hocamın çocuklarına ve hekim andı içenlere öğreteceğim. Bunlardan başka bir kimseye öğretmeyeceğim. Gücüm yettiği kadar tedavimi hiçbir vakit kötülük için değil, yardım için kullanacağım. Benden ağı ( zehir ) isteyene onu vermeyeceğim gibi, böyle bir hareket tarzını bile tavsiye etmeyeceğim. Bunun gibi gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim. İster hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan sakınacağım. Etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi bir sır olarak saklayacağım.

xx           xx           xx

Hipokrat Yemini’nin bugünkü hali ise şöyledir;

Tıp fakültesinden aldığım bu diplomanın bana kazandırdığı hak ve yetkileri kötüye kullanmayacağıma, hayatımı insanlık hizmetlerine adayacağıma, insan hayatına mutlak surette saygı göstereceğime ve bilgilerimi insanlık aleyhine kullanmayacağıma, mesleğim dolayısıyla öğrendiğim sırları saklayacağıma, hocalarıma ve meslektaşlarıma saygı göstereceğime, din, milliyet, cinsiyet, ırk ve parti farklarının görevimle vicdanım arasına girmesine izin vermeyeceğime, mesleğimi dürüstlükle ve onurla yapacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi bünyesinde 10 yıl önce kurulan ve kurulduktan 4 yıl sonra afilliasyonla öğrenci kabul edebilen Tıp Fakültesi’nin ilk mezunları işte bu yemini ettiler.

Üniversite yerleşkesinde AKM 15 Temmuz Salonu’nda yapılan törende 24 genç doktor diplomalarını Vali Amir Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan, Tıp Fakültesi Kurucu Dekanı ve CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, Muğla İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya, Menteşe Kaymakamı Caner Yıldız ve Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’n elinden aldılar…

xx           xx           xx

Törende konuşan Vali Amir Çiçek de Hipokrat Yemini’nin öneminden söz ederek şu ifadelerde bulundu:

Etik kurallar içerisinde insan odaklı insan sevgisi önemlidir. Farklılıkları dikkate almadan insan sevgisini göz önünde bulundurarak bilginizi, deneyiminizi, uygulamanızı yapmalısınız. İnsana değer vermek, bilgisini, deneyimini kullanarak insanın acısını gidermektir. Onun için hepinizin Hipokrat Yeminine bağlı kalacağınıza inanıyorum. Bugün Tıp Fakültemizden mezun oluyorsunuz, yani bir miladı gerçekleştiriyorsunuz. Sizden sonra bu fakülte mesleğe daha nice doktorlar yetiştirecek. Sizlerin tıp alanında yapacağımız çalışmalarla sadece Türkiye’de değil dünyada ün yapacağınıza inanıyorum. Hepinize meslek hayatınızda başarılar diliyorum

Genç Tıp Fakültemizden mezun olan genç doktorlarımızın içinden Dünya çapında ünlenmiş doktorun, doktorların çıktığını düşünebiliyor musunuz?

Yeni şifa yöntemi ve şifa kaynağı bulan “sağlık ustası”nın Muğla’dan çıkması ne güzel olur…

xx           xx           xx

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar’ın konuşması da oldukça ilginç. HarmandarBize geçmişte niye Tıp Fakültesi açtınız diyenler oldu. Açılması gerekiyordu açıldı.” diyor…

Bu mu?

Bu kadar olduğunu sanmıyorum. Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın gündeminde hiçbir zaman Tıp Fakültesi olmadı. Bilinen gerçektir, rektörler Tıp Fakültesi istemezler. Çünkü üniversite bütçesinin aslan payı Tıp Fakültesi’nin olur ve akademisyen kadrosu kalabalık olduğu için rektörler buradan çıkar.

Fığlalı’dan sonra gelen Rektör Prof. Dr. Şener Oktik de bu konuda farklı değildi. Kendisini ve dönemin SenatosunuHamle Gurubu” olarak ikna etmek hiçte kolay olmamıştı…

Rektör Prof. Dr. Harmandar ise Tıp Fakültesi’nin önünü açmak için elinden geleni yaptı, yapıyor… Ama kalkıp bunu kendisi söyleyemez! Biz söyleriz. Söylüyoruz, kendisine teşekkür ediyoruz.

Rektör Harmandar konuşmasını “Her şeyin başı sağlık. Eğer biz ülkemize, milletimize ve insanımıza hizmet etmek istiyorsak sağlıklı bir toplum yetiştirmek zorundayız. Bu anlamda yeni mezunlarımız kendilerine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirecektir” diye sürdürdü…

xx           xx           xx

Muğla Tıp Fakültesi’nin bu ilk mezuniyet töreninde Yunanistan’dan gelen konuklarda vardı:

Hipokrat Derneği Başkanı Aristotales Pavlitis. Hipokrat Derneği üyesi Minas Chatziantoniou.

Bu iki isim de Tıp Fakültesi Dekanı Nevres Hürriyet Aydoğan’ın konukları olarak İstanköy’den (Kos) geldiler.

Genç doktorlarımıza diploma verenler arasında onlar da yer aldılar. Bakarsınız bu törenin ikincisi Kos’ta, Hipokrat’ın gölgesinde talebelerine ders verdiği 550 yıllık çınar ağacının altında gerçekleşir.

Hipokrat Ağacı” diye anılan çınar ağacı Kos Limanı yakınındaki Gazi Hasan Paşa Camii’nin de bulunduğu Çınar Meydanı’nda (Platia Platanou) yer alıyor. Limandan üç dakikalık yürüme mesafesindeki ağacın, Hipokrat’ın ağacının soyundan geldiği rivayet ediliyor…

Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan kendisiyle görüşmemizde “Neden olmasın?” dedi…

xx           xx           xx

Törende, yeni doktorlar Tıp Fakültesi Dekanı Aydoğan ile hekimlik andını okuyarak mesleğe ilk adımlarını atarken, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan, ilk mezunlarını vermekten büyük bir mutluluk duyduklarını belirterek şu ifadelerde bulunuyordu:

Gerçekten bugün bizim için tarihi bir gün. Çünkü Tıp Fakültesi ilk mezunlarını veriyor. Ne olursa olsun ilk görevimiz insanı yaşatmaktır. Tıp eğitimi usta çırak ilişkisi içerisinde yapılır, uzaktan bir eğitim söz konusu değildir

Konuşmaların ardından 24 öğrenci toplu olarak ustaları Dekan Prof. Dr. Aydoğan ile birlikte Hipokrat yemini ederken, Kos’dan gelen Hipokrat Derneği Başkanı Aristotales Pavlitis, mezun olan öğrencilere Grekce ve Türkçe Hipokrat yemini hediye etti.

Dekan Aydoğan’a “Seneye tören Kos’ta olur mu?” diye sordum. “Neden olmasın” diyerek şöyle devam etti:

Muğla ve Muğla da sağlık turizmi için bize ne düşüyorsa yaparız. Ayrıca Kos Karya’nın parçası. Hipokrat Kos’lu olduğu kadar Muğlalı. Hipokrat Derneği Başkanının gelmesi güzel ve anlamlı oldu. Adalardaki gençlerin Muğla’da Tıp okumak isteyenleri için de gerekeni yapmak isteriz.  Bu ilişki Türk-Yunan dostluğuna katkı yaparken, sağlık turizmine de katkı yapabilir. Adalarda yaşayanlar pekala bizim sağlık hizmetlerimizden yararlanabilirler.

Neden olmasın?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 25 Mayıs 2017 / 10:10

Gocuman; Yazınızı okudum da, dünkü yazıya devam eder diye bayağı meraklanmıştım. Yazı bana göre çok enterasan. Bana kızabilirsin. Bana başkaları da kızabilir. Hani Şu İlk Mezunlara Verilen Diplomaları verenler var ya. Sayın Valimiz DEVLET adıa verir. oldukça hem anlamlı ve hemde önemlidir. Amma Bir öğrencimizin Babası,Bir öğrencimizin Annesi, Bir Öğrencimizin Baba annesi,Bir Öğrencimizi Anneannesi bu diplomaları evlatlarına/Torunlaına verseler. Neden/Niçin denebilir..Bu Çocukları bu hale kimler getirdi. Kimler yedirdi kimler içirdi. Maişetini kimler temin etti. <<<oğlum<7torunum okusun diye her ay amma her ay paraları kim yada kimler gönderdi. sevgi ve saygı