Karşılıklı İyi Niyet ve Samimiyet Varsa…

Bu haber 03 Mart 2015 - 0:11 'de eklendi ve 1.060 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olursa olsun, şu sıra barış süreci adına atılan adım, sıradan bir yaklaşım değildir.

Siyasi prim yapmak hiç değildir.

Buna karşın bazıları, yaklaşan milletvekili genel seçimleriyle bağdaştırsa dahi, barışın sağlanması adına tarafların yaptığı tarihi bir çağrıdır.

Ümit edilir ki hiç kimse, “armudun sapı üzümün çöpü” diyerek, yıllar sonra atılan adımı görmemezlikten gelmez.

Gelmemesi gerekir.

Zira bu bağlamda çok acılar çektik.

Nice vatan evlatları yıllardır süren terör olaylarının kurbanı oldular.

Hani dense ki, ülkemizde meydana gelen terör olaylarında, yüreği yanmayan hiç kimse kalmadı.

Kesinlikle abartı değil.

Olamaz da.

Aynı süre içerisinde yitirdiğimiz vatan evlatlarının sayısı 40 binin üzerinde oldu.

Evet eksiği var fazlası yok.

Ne acıdır ki bu sayıda evladımızı, terör olaylarında kaybettik.

Nedeni de bilinmez değil.

Genelde dış mihrakların ülkemiz üzerinde oynadığı oyunlar sonucu sayısız ocaklar söndü.

Onca çocuğumuz babasız, nice anne ve babalar evladını kaybetmenin ızdırabı içerisinde oldular.

Hem de onanmaz bir şekilde.

Bunun bir başka anlamı ateşin düştüğü yeri yaktığıdır.

Nasıl bir yaklaşım içerisinde olunsa da her vatan evladının terör kurbanı olması, nice ocakların sönmesine neden olduğu gibi bazıların hayattan küsmesinin sebebidir.

Bugün aynı terör olaylarında evladını kaybeden aileler ve de eşiyle karşılaştığınızda, tek bir şey söyler.

Hala yüreğim yanıyor!..

***

Şüphe yok ki bu yaklaşım, ateşin düştüğü yeri yaktığının göstergesiydi.

Aradan ne kadar süre geçerce geçsin, acıların dinmediğiydi.

Bu nedenle, barışın sağlanması adına atılan adım, sıradan bir uzlaşının çok ötesindedir.

Zira bunda, yeni acıların yaşanmaması vardır.

Nice ocakların sönmemesi var.

Daha da önemlisi, çocukların yetim kalmaması söz konusudur.

Hal böyle olunca söylenmesi gereken tek bir nokta var.

Art niyetliler ve de kandırılmışlar hariç hiç kimse, barışın tesis edilmesi noktasında atılan adımı görmemezlik gelemez.

En azından gelmemesi gerekir.

***

Peki şu sıra, tüm ülkenin bu noktaya kilitlendiği, ilişkin olarak barış için önemli bir çağrı içeren maddeler neler?

Aynı maddeler, her iki tarafın kabul edeceği müeyyideleri içeriyor mu?

Hepsinden öte barışın tesis edilmesi adına, karşılıklı güven ve samimiyete dayanan bir yaklaşım var mı?

Açıklandığı şekliyle tarafların üzerinde mutabık kaldığı 10 madde var.

1-Demokratik siyaset tanımı ve içeriği.

2-Demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutlarının tanımlanması.

3-Özgür vatandaşlığın, yasal ve demokratik güvenceleri.

4-Demokratik siyasetin devlet ve toplumla ilişkisi ve bunun kurumsallaşmasına yönelik başlıklar.

5-Çözüm sürecinin sosyoekonomik boyutları.

6-Çözüm sürecinde demokrasi güvenlik ilişkisinin, kamu düzeni ve özgürlükleri koruyacak şekilde ele alınması.

7-Kadın, kültür ve ekolojik sorunların yasal çözümleri ve güvenceleri.

8-Kimlik kavramı, tanımı ve tanımlanmasına dönük çoğulcu demokratik anlayışın geliştirilmesi.

9-Demokratik cumhuriyet, ortak vatan ve milletin demokratik ölçütlerle tanımlanması, çoğulcu demokratik sistem içerisinde yasal ve anayasal güvencelere kavuşturulması.

10-Bütün bu demokratik hamle ve dönüşümleri içselleştirmeyi hedefleyen yeni bin anayasa.

Tarafların ilk planda ortaya sürdüğü ve mutabık kaldığı maddeler bunlar.

Elbette bunlarla sınırlı kalmayacak.

Gerçek anlamda bir uzlaşı sağlandığında, daha bir ayrıntılara yer verilecek.

Buna karşın vatandaşın zihninde yer eden tek bir soru var.

Barış sağlanacak mı?

Kabul edelim ki bu kolay olmayacak.

Yine de asıl işi kotaracak olan tarafların iyi niyet ve samimiyeti çözümün anahtarı olacaktır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.