Karpuz Kesecektik

Bu haber 14 Temmuz 2016 - 23:52 'de eklendi ve 755 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Atatürk, yaşamının her döneminde Türk kadınına büyük önem vermiş, fedakarlık ve hizmetlerini takdir etmiş ve sosyal, ekonomik, siyasal konumunu iyileştirici uygulamalar başlatmıştır.

Ve ATATÜRK  “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?

Sizce mümkün müdür? Mümkün değildir.

Ve Atatürk yine ‘Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işleyemezse, o sosyal toplum felçlidir’ diyerek kadın haklarına ve kadının gelişmesine yürekten inandığını göstermiştir..

Seni seviyorum Büyük Türk….

Atatürk, çağdaş bir düşüncenin ürünü olarak böylesi yüce düşünce ve uygulamaları ile kadının toplumdaki yerini belirlemiş ve kadının omuz veremediği toplumların ileriye gidemeyeceğini belirtmiştir.

Kadın aslında endirekte olsa  toplum mühendisliği yapıyor çocukları üzerinden. Onun için kadın çağdaş olmalıdır..

1923’te İzmir konuşmasında da Atatürk şöyle der: “Şuna inanmak lazımdır ki; dünya yüzünde gördüğünüz her şey kadının eseridir. Ne mutlu biz kadınlara.”

Atatürk özetle; ‘kadın toplum hayatının her yönünde yer almalıdır ‘ demiştir.

Demiştir ama zaman içinde kadın ile erkek arasındaki olmayan eşdeğerlik daha bir açılmış ve makas büyümüştür…

Bakıyorsun hayattaki fotolara, güruh halinde erkekler. Aralarında kadın yok.

Kadınların üstün olduğu hiyerarşiden pek hazzetmiyorlar.

Kadın daha geri planda.

Kadının toplum içinde,  fikirlerini özgürce beyan etmesi pek sağlanmıyor.

Kadın ana.

Kadın işçi.

Kadın eş.

Kadın doktor.

Kadın daha daha fazla şeyler istiyor…

Kadın toplumsal alanlarda daha daha daha varlık göstermek istiyor.

Kadın yaratıcılığının verdiği gücü kullanmak ve daha daha fazla karar alma mekanizmalarında yer almak  istiyorum diyor.

Fakat kadınlar her geçen gün daha daha  geri planda kalıyor. Geri planda kaldıkça, geri patinaj yapmaya, teklemeye başladılar.

Kadının yüceliği ve yüceltilmişliğinden neden korkuyoruz ki?

Kadın konusuna dikkat çekmek ve kadın bakışını anlatmak için var gücümle yazmaya ve basında yer anlatmaya çalışmaktayım. Kadınlarımız için rol model olmak ve onların bu toplumda ileri gitmelerine vesile olmak için  çabalıyorum.

Kadın erkek eşitliğinin sağlanmasının en önemli koşullarından biri, kadınların istihdam edilebilirliğidir. „

Kadınların istihdam edilmeleri, onların ekonomik bağımsızlığa kavuşmalarını sağlamak ve hane içi karar alma süreçlerindeki güçlerini artırmak toplumsal kalkınma için önemli.

Kadın istihdamı, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve bütün bölgelerde dengeli bir sosyal kalkınma açısından çok ama çok önemlidir. Çalışma yaşamındaki toplam nüfusun yarısını oluşturan kadınların etkin olarak katılamadığı bir ekonomiden sağlıklı ve verimli bir büyüme beklenebilir mi? Beklenemez.

Kadınların işgücüne katılımlarının artmasının, yoksulluğun azalması açısından da hayati önemi vardır. Kadınların istihdamı, eve giren daha yüksek gelir ve daha iyi yaşam standartlarına kavuşmak demektir. Uluslararası deneyimlerin gösterdiği gibi, kadınlar ve erkekler arasında ekonomik eşitlik sağlandıkça yoksulluk azalacaktır.

Unutmamalıyız ki! Kadın toplumsal zenginliğin baş aktörüdür.

Kurumlar boş durmamalı. Kadın varlığını ve çabasını anlamlı kılmak için çalışılmalıdır.

Kadınlara fırsat eşitliği tanınmalıdır.

Çalışma Bakanlığı bir nebzede olsa konuya parmak basmak ve çalışma yaşamında konuya dikkat çekmek için Çalışma Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü veriyor.

Çalışma hayatında toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi çalışmaları kapsamında öncelikle işverenler başta olmak üzere çalışma hayatının tüm kesimlerinde bilinç ve duyarlılığın artırılması amaçlanıyor.

Bizde il olarak bir şeyler yapmalıyız.

Kadın dostu il olacaktık, ne oldu ki?

Türkiye’de 2006 yılında başlayan Kadın Dostu İl çalışması, Adıyaman, Antalya, Bursa, Gaziantep, Malatya, Mardin, Samsun illeri ile başlamış daha sonra İzmir, Kars, Nevşehir, Şanlıurfa, Trabzon illerinin katılımı ile 12 ile çıkmıştır.

Muğla şarkta bir kent mi?

İl olarak kent önderlikleri yapmak bize yakışmaz mı?

Söylemek isterim ki! Biz il olarak daha karpuz kesecektik ? Ne oldu?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.