Karayollarındaki tabelalar ile iş bitiyor mu?!!

Bu haber 13 Mayıs 2009 - 0:00 'de eklendi ve 768 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Kirlilik denildi mi ilk akla gelen ‘hava kirliliği’ olur.
Oysa hava kirliliği kadar önemli iki kirlilik daha var; görüntü ve gürültü kirliliği. Elbette ‘bilgi kirliliği’ diye de bir şey var, ama o bu yazının konusu değil.
Hava kirliliği insanın ve tüm canlıların sağılığını bozuyor.
Görüntü ve gürültü kirliliği bozmuyor mu?
 
xx           xx           xx
Ben evinin içini dışı ile birlikte görenlerdenim.
Sıvasız ama, içinde oturulan yapılar beni hep rahatsız etmiştir. Sıvası yapılmamış tek veya çok katlı yapıya belediye tarafından nasıl ‘oturma ruhsatı’ verilir, anlamak mümkün değil.
Adam 3-4 katlı apartman yaptırmış, milyarlarca para harcamış, tam iş sıvaya gelmiş, parası bitmiş!
Bazen para, çatıya gelince bitiyor!… 3 kat için ruhsat alınmış yapı bitiriliyor, ama sanki dördüncü kat için uygun veya uygun olmayan bir ‘yol’ aranıyormuş gibi çatı örtülmüyor.
Veya her şey bitiriliyor, iş dış cephe boyasına geliyor. Para bitiyor!
Yerel yöneticiler de bu çirkinlikleri ortadan kaldırmak için kılını kıpırdatmıyor.
 
xx           xx           xx
Yerel yönetim bir semte, bir yeşil alan veya çocuk oyun alanı yapıyor, ama ortada ne yeşil ne de oyun aparatı var… Bir süre sonra orası semt çöplüğüne dönüyor!…
Çöpler ya zamanında alınmıyor veya çöpü üretenler zamansız dışarı çıkartıyorlar.
Nerede boş bir mekan var, onun camları ile tüm ‘sahipsiz görünen’ yüzeyler, cepheler, otobüs durakları, apartman girişleri, elektrik ve telefon direkleri “reklam, ilan panosu”na dönüştürülüyor.
Herkes kafasına göre saçak yapıyor.
İsteyen istediği direğe, yapı cephesine, istediği gibi reklam tabelası asıyor.
Bütün bunlar beni rahatsız ediyor.
Sizi rahatsız etmiyor mu?
 
xx           xx           xx
Kara yollarındaki  reklam tabelaları da rahatsız eder beni…
Bu tabela kirliliğinden Vali Dr. Ahmet Altıparmak sayesinde kurtuluyoruz.
Uygulama Milas’ta başlatıldı. Bu ilçemizde 400 reklam tabelasından 98’i 3 günde toplatıldı.
Uygulama il genelinde devam ediyor. Öyle görünüyor ki, bu yıl içinde bu sorundan, kirlilikten kurtulacağız.
Vali Dr. Altıparmak bu konuda şöyle diyor:
“Muğla ilinin, ülkemiz turizmindeki önemli yeri göz önüne alındığında, yöredeki yollara rast gele yerleştirilen reklam levhaları, turizm sektörü için önemli ölçüde görüntü kirliliği yaratıyor. Turizm sektörünün başarıya ulaşması ve bu başarının da ülkemizin beklentilerini karşılayabilmesi için, turizm sektörüne olumsuz yönde etki edecek hiçbir bir hususa izin vermememiz gerekiyor. Muğla Valiliği’nce tüm kişi ve kuruluşlarla işbirliği içinde başlatılan, turizm sektörüne olumsuz yönde etki eden her türlü kirlenmeye karşı, başlatılan mücadeleye ilk olarak Milas ilçesinde başlatılmış bulunuyor. İlk uygulamayı ilçesinde başlatan ve başarıyla yürüten Kaymakam Şahin Aslan başta olmak üzere, bu uygulamada görev alan tüm kişi ve kuruluşları içtenlikle kutluyorum”
 
xx           xx           xx
Karayollarındaki uygulama için Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ı kutluyoruz.
Peki, “Beni rahatsız ediyor” diye yukarıda sıraladıklarım ne olacak?
Muğla turizmi, karayollarının görüntüsü, temizliğinden ibaret mi?
Elbette şehir içindeki görüntü kirliliğinden de kurtulmalıyız.
Yukarıda saydıklarımın yanında, şehir merkezleri inşaat malzemesi, kömür satış yerlerinden; ekmek fabrikası ve benzeri gıda üretim yerlerinden; tüp gaz ve benzeri satış yerlerinden de arındırılabilmeli.
Kim yapacak bunu?
Elbette valilik değil, yerel yönetimler…
 
xx           xx           xx
Valiliğin uygulamasından önce, kimseler ‘yap’ demeden, yapması gerekeni yapmış olan yerel yönetimler de var. Bir ara Dalyan Belediyesi şehir içindeki tabelalara ‘standart’ getirmişti. O uygulama devam ediyor mu bilmiyorum. Ama bu konuda Bodrum’da Bitez, Muğla’da Akyaka Belediyeleri örnek…
Bitez ve Akyaka’da tabela kirliliğinin (K)si yok.
İki beldenin başardığı tüm ilçelerde neden yapılamıyor, anlamak mümkün değil.
 
xx           xx           xx
Beni bu tabelalar, kaldırım işgalleri, sanayi sitelerinde olmaları gereken iş yerleri, korsan ilanlar, çöplüğe dönüşen yeşil alan ve çocuk oyun alanları delirtiyor…
Benim için “Delirirsen delir” diyebilirsiniz…
Ya Muğla’ya gelen turistler, konuklarımız?!!…
Misafir odalarının sadece evlerimizin içinde olan ‘yaşam mekanları’ olmadığını; evlerimizin dışının da şehrimizin misafir odaları olduğunun farkına varalım artık…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.