Karaosmanoğlu “Buradayım” Dedi!

Bu haber 27 Ağustos 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.462 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bizim meslekte herkesin kendine göre bir yöntemi, alışkanlıkları vardır.

Kimileri genellikle köşe yazılarının başlığını, yazılarını bitirdikten sonra atarlar. Belki de doğrusu bu…

Eğer öyleyse ben bu konuda da “aykırıyım”… Genellikle yazımı kafamda kurar, başlığı önce atarım. Bu gün olduğu gibi 22 Ağustos tarihli yazıma da peşin başlık attım:

Muğla’da Kızıl Meydan

Yazım bitti, şöyle bir baktım, ‘Kızıl Meydan’a dair tek satır yok. Ama ben başlığı değiştirmedim. Yazı bir meydan yazısı idi…

xx        xx        xx

O yazıma neden “Muğla’da Kızıl Meydan” başlığı atmıştım?

Çünkü seçimlerden önce Eski Garaj Alanı ile ilgili “kamusal ve toplumsal tartışma” sürerken kaleme aldığım yazılarımdan birine Aliye Kara adında okurum yorum yaparken, İzmir’de Konak Belediye Başkanı aday adaylarından Kemal Karataş’ın seçilmesi halinde Konak Meydanı’nı “Kızıl Meydan” yapacağı vaadinde bulunduğuna dikkat çekmişti.

Niyetim 22 Ağustos tarihli yazımda Aliye Kara ve dolayısıyla Kemal Karataş’ın Kızıl Meydan vaadini de anımsatmaktı. O gün yazımda buna yer kalmamıştı…

xx        xx        xx

Aliye Kara’dan söz edecek yerimin kalmadığı yazıma yorumlar geldi.

Onlardan birinde Eski Garaj Alanı Halkındır Platformu Sözcüsü Funda Karadağ Dural platformun dağılmadığını, tüzel kişilik kaygısıyla Akdeniz Yeşilleri Derneği’ni kurduklarını, aktivitelerini orada yürüttüklerini belirtirken şöyle devam etmiş:

Son olarak sizin de yazdığınız gibi 30 Mart yerel seçimlerinden önce aday adayları ve adaylarla görüşme yaptık. Sonrasında bir hareketimiz olmadı, çünkü eski garaj alanıyla ilgili de henüz bir gelişme olmadı. Ancak Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’le olan diyaloglarımız devam ediyor ve kendisinin de bu konuda kamuoyuna duyarlı olduğunu düşünüyoruz. Gazetenizde büyükşehir belediye binasının eski garaj alanına yapılacağıyla ilgili haber üzerine de tepki göstermedik, çünkü ilgililerle görüşüp bahsedilen alanın eski garaj değil yeni garaj olduğunu zaten öğrenmiştik.

Eski Garaj Alanı Halkındır Platformu anlaşılan Oktay Ekinci’nin vasiyetine sahip çıkarcasına bekliyor. Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ile ilgili de umutlular… Başkan Gümüş’ten ben de umutluyum…

xx        xx        xx

Funda Karadağ Dural yazıma yorumunda Faik İlter’e de serzenişte bulunmuş. Eski Garaj Alanı’nın “Menteşe Atatürk Meydanı” olması için sosyal medyada kampanya başlatan İlter ile ilgili olarak, “Son olarak keşke Eski Garaj Alanı’nın adının Menteşe Atatürk Parkı olmasını isteyen Faik Bey de platformumuzla iletişim kurup, fikirlerini bizimle de paylaşsaydı diyor, iyi çalışmalar diliyorum.” demiş.

Bir de bana serzeniş geldi. Dural’dan değil, dönemin Muğla Belediyesi Meclis Üyesi Hamdi Ercan’dan. Önerdiği platformun Eski Garaj Alanı için değil, şehir dışına taşınacağı ve yerinde TOKİ tarafından rezidanslar yapılacağı söylentisi giderek yaygınlaşan Atatürk Stadyumu için olduğunu söyledi. “Atatürk Stadyumu yerinde konut üretilmemesi için facebook ta hep birlikte platform oluşturabiliriz.” diye önerisini yeniledi.

xx        xx        xx

Futbol sahası şehrin orta yerinde kaldı. Şehir merkezi dışına taşınmasında yarar var.

Ancak yerine ABD’nin New York şehri Manhattan ilçesindeki gökdelenler gibi rezidanslar yerleştirmek Muğla’ya büyük bir kötülük olacaktır. Muğla il merkezinin (Menteşe) şehir merkezi yüz ölçümü nedir ki?

Tabi henüz böyle bir girişim yok. Olursa hep birlikte ayağa kalkarız. Ancak böyle bir şey var mı yok mu bilenler açıklamalılar. Muğla kamuoyunu rahatlatmalılar.

Eğer Atatürk Stadyumu taşınacaksa (ki taşınmalı) geride kalan alan Eski Garaj Alanı ile birleştirilip, orada, o şehirdeki; yani Manhattan’da yıllık ortalama 25 milyon kişinin ziyaret ettiği Central Park’ın küçük ölçekte benzeri yapılabilir.

Büyükşehir Muğla’ya yakışmaz mı?

xx        xx        xx

Uzun zamandır Hamle okurlarının varlığından habersiz oldukları ve merak ettikleri Vatandaş Ahmet; Ahmet Tan Karaosmanoğlu’ndan da yorum geldi, o 22 Ağustos tarihli yazıma. Karaosmanoğlu da Hamdi Ercan’a serzenişte, yerel yöneticilere uyarıda bulunmuş ve şöyle demiş:

Özcan abi,

Ben de Muğla doğumlu kimliği varken hiç bir yere kaybolmam. Yazılarını da eski garaj alanı konularını da takip ediyorum. Sadece şu anda izliyorum. Çiçeği bununda Menteşe Belediyesi ve Büyükşehir belediyesi her konuda ne yapacak diye. Eski Garaj alanına gelince; bu alanın üstündeki davalar henüz bitmedi. Davaları devam eden bir alanın üstünde herhangi bir tasarrufta bulunacak Belediye başkanı kendini çarmıha gerer. Onun için hiç kimse merak etmesin. Böyle cesur belediye başkanları varsa cesur vatandaşlarımızın olduğunu unutmazlar.

Hamdi Ercan arkadaşıma gelince; Bu duyarlılığını önceki dönem meclis üyesiyken sadece benimle değil, meclis üyesiyken cesurca tüm Muğla ile paylaşmasını beklerdim.

Sevgi ve saygılarımla.

xx        xx        xx

Gelelim, okurum Aliye Kara’nın ‘Kızıl Meydan’ına… Kara aylar önceki yazılarımdan birine yorum yaparken şöyle demişti:

Osman abiye eski garaj alanını yap sat işi hiç yakışmadı. Keşke oraya Kızıl Meydan yapıyorum deseydi. İzmir’de Kemal Karataş belediye başkanı adayı dahi olamadı, ama Konak Meydanı’nı Kızıl Meydan yapacak adamdı diye tarihe geçti. Yapıyorum demekle bile tarihe geçti. Bırakın yapmayı… Keşke Osman abide burasını, kızılından vazgeçtik,  meydan yapmaya niyet etseydi de tarihe yap satçı diye geçmeseydi.

O zamanda söylemiştim. “Yap satçılık kötü bir şey değil. Param olsa, başka da bir işim olmasa ben de yapardım. Muğla’da cazip bir iş… Ama bu işin bir belediye eliyle ‘kamu işi’ haline getirilmesi hoş değil!” demiştim.

xx        xx        xx

O günlerde CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da Muğla’ya mitinge geliyordu. O nedenle Sayın Kılıçdaroğlu’na da göndermede bulunan Aliye Kara o yorumuna şöyle devam etmişti:

Şimdi Musa bey olsaydı, bu garaj alanına Kızıl Meydan yapıyorum, derdi. O’nu sağcılıkla suçlayanlar utansın. Bu CHP’de kim sağcı kim solcu oda belli değil, … İnşallah Sayın Kılıçdaroğlu bu meydana bir don biçer. Muğla halkını da rahatlatır. Bu meydanı ancak Kılıçdaroğlu kurtarır. Yoksa Osman beyin elinden burasını kimse kurtaramaz. 30 Mart’ta eline büyük güç geçecek. Belki Kılıçdaroğlu’nu bile dinlemez. Kendi bildiğini okur. Çünkü 30 Mart sonrası Kılıçdaroğlu’na ihtiyacı kalmayacak. Haydi, hayırlısı şu meydanı kurtaralım. Bu meydanı kurtaran tarihe geçer.

Bakalım bu meydanı Atatürk Stadı ile birlikte kurtaran Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş olur mu?

Bakarsınız Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün kurtarır.

Neden olmasın?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.