Karanlığa Mahkum Edildik

Bu haber 03 Nisan 2015 - 0:09 'de eklendi ve 937 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz Salı Günü ülkemizde öyle bir olay yaşandı ki, kabullenmenin ötesinde anlam vermek olası değil.

Üstelik nedeni de hala anlaşılmış değil.

Oysa, doğal afetler olmadığı sürece hiç kimse bir ülkeyi karanlığa mahkûm edemezdi.

Hem de yer yer 6 ila 10 saati aşan süreçte.

Ama oldu!

Ne garip ve de yazıktır ki bizim ülkemizde, izahı mümkün olmayan bir olay yaşandı.

31 Mart Salı günü Türkiye, 10.36 da başlayıp 20.40’da sona eren elektrik kesintisiyle yüz yüze geldi.

Bir tek Van ili hariç.

81 ilin 80 tanesinde aynı elektrik kesintisi yaşanırken Van ili İran üzerinden elektrik aldığı için karanlıkta kalmadı.

Nedeni üzerinde kafa yorarken, her ilde aynı kesintiler olduğunu öğrendiğimizde, daha bir kafamız karıştı.

Nasıl karışmaz?

Bugüne değin bu tür bir kesintiyle yüz yüze gelinmemişti.

***

Peki nedendi?

Neden Türkiye, tarihinde hiç karşılaşmadığı, ilişkin olarak dünya ülkelerinden sadece Meksika ve ABD’nin bir eyaletinde görülen uzun süreli elektrik kesintisine mahkûm edilmişti?

Doğal bir afet yüzünden mi?

Yoksa, bizden kaynaklanan bir nedenle mi elektrikler, bunca süre kesilmişti?

Ne gariptir ki yazımı kaleme aldığım sürece kadar nedeni anlaşılamadı.

İlgili ve yetkililer de, konuya ilişkin kabul edilebilir bir açıklama yapmadılar.

Daha doğru yapamadılar.

Anlaşılan o ki, onlarda kesintinin nedenini bilmiyordu.

Evet, garip ama gerçekti.

Ne ilgili Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, kesintinin nereden kaynaklandığı biliyordu.

Ne de başbakan Ahmet Davutoğlu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Romanya gezisinde olduğu için bihaberdi.

Bütün ülkeyi etkileyen bu olayın şokunu atlatamamışken, İstanbul Çağlayan Adliyesi Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın menfur bir saldırıyla hayatını kaybetmesi üzerine Cumhurbaşkanıyla birlikte olan bakan Yıldız hemen Türkiye’ye dönmüştü.

Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da gezisini yarıda keserek Türkiye’ye döndü.

Dolayısıyla tüm gözler, olay üzerine hükümet kanadından yapılacak açıklamaya çevrilmişti.

Ülkeyi derinden sarsan bu olayın mutlak bir açıklaması olmalıydı.

Belli ki, Türkiye’nin karanlığa mahkûm edilmesine neden olan elektrik kesintisinin çok farklı boyutları vardı.

Bir kere, tüm iş çevreleri şaşkına dönmüştü.

Elektrikle çalışan her türden ulaşım araçlarının yarı yolda kalmaları, başlı başına sorundu.

Her ne kadar elektrik kesintisi üzerine devreye giren jeneratörler eksikliğini hissettirmese de hiç sorun yaşanmadı değildi.

Ya meskenler!

Ve daha mağdur olan nice işletmeler.

***

Aslında hepimizi düşündüren, kesintilerin nedeni üzerinde hiç kimsenin somut bir açıklamada bulunmaması..

Daha doğrusu bulunamaması..

Belli ki o saate kadar kesintilerin nereden kaynaklandığıyla ilgili elde somut bilgiler yoktu.

Her halde yanlış bilgilendirmenin bir takım menfi sonuçları olabilir diye düşündüler.

Buna karşın bir kesim, kesintilerin nedenini trafolara bağladı.

Zira, aynı trafolar yoğun enerji yükünü kaldıramamıştı.

Bir başka açıklama daha bir dikkat çekiciydi.

Enerji dağıtım şirketiyle hükümet arasında sorunlar vardı.

Anlaşılan o ki, elektrik kesintileriyle ilgili hiç kimsenin elinde somut bilgiler yoktu.

Bu yüzden gerek hükümet kanadı gerekse yüklenici firmalar açıklama yapmaktan çekindiler.

***

Geçtiğimiz Salı günü yüzyılın en büyük elektrik kesintisi olarak gözlenen olayla ilgili bir başka şüphe sabotaj.

Şahsen, buna pek ihtimal vermiyorum.

Hiç kimse koskoca ülkenin bir ucundan diğerinde konuşlanan bölgeler elektriğinin kesilip, her kesimin karanlıkta kalmasını sağlayacak kadar izan ve de vicdandan yoksun olduğunu sanmıyorum.

En azından bu şekilde düşünüyorum.

Sonuçta karanlığa mahkûm edildiğimiz gerçekti.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.