Karagöz, Hacivat Milas’ta doğmuş olmalı…

Bu haber 16 Eylül 2019 - 0:01 'de eklendi ve 1.280 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonunda sizlerle heyecan verici bir olay paylaştık.

Türk Tiyatro tarihinin kaynağı, temeli diyebileceğimiz “orta oyunu”nun beslendiği kaynak “gölge oyunu”nun en popüler kahramanları Karagöz ve Hacivat‘ın “Bursalı” oldukları söylenmekle ve gerçekten yaşayıp yaşamadıkları bilimsel olarak kanıtlanamamış olmakla birlikte, onları perdeye “gölge oyunu” olarak taşıdığı “bilinir hale gelenŞeyh Şüşteri‘nin Milaslı hemşerimiz olduğunu anlattık.

Hemşerimiz Refik Baykara‘nın bu konuda ortaya koyduğu son çalışmayı anlatan bir sosyal medya kullanıcısı “Yaklaşık olarak 7 asır sonra doğduğu topraklara geri dönen bir kültürel değere sahip çıkmak..” demiş. Haklı.. Değerlerimize sahip çıkmıyoruz!

Geçenlerde Gazi Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Pervin Ergun ile görüştük. Benden “Muğla Simiti”ni dinledi. Başkalarından da dinlemiş. Simitin Anadolu‘ya, bize ait olduğunu UNESCO‘da tescilleteceklermiş. Çok sevindim. Bu çok önemli.. Buna sonra döneriz.

Karagöz ve Hacivat‘ın “yaratıcısı” olarak Milaslı Şeyh Şüşteri de tescillenmeli… Üniversitemizin bir “Karya Araştırma ve Uygulama Merkezi” var, ama bir “Menteşe Kürsüsü” bile yok! Olmalı…

xx      xx      xx

Refik Baykara’nın içinde “Şeyh Şüşteri ve Karagöz-Hacivat Gerçeği” başlıklı bölümü yer alan “Şücâeddin Orhan Bey Döneminde Menteşe Emirliği” çalışmasının ulusal çapta yüksek tirajlı bir tarih dergisinde “Toplumsal Tarih Dergisi.. Ağustos 2019 sayısı” yayınlanmış olması çok önemli.

Makalenin, Şeyh Şüşteri ve Karagöz-Hacivat Gerçeği adlı bölümünde başta Evliya Çelebi olmak üzere seyyahların ve bilim insanlarının çalışmaları ışığında Gölge Oyunu‘nun klasikleşmiş anlatımlarının aksine Bursa’da değil, Milas merkezli olarak Menteşe yöresinde olgunlaştığı tezi savunulmuş.

Araştırmacı açıkça, altını çizerek dememiş, ama bence bir bakıma, “Hikayesi bilinen Karagöz Hacivat Muğlalı değildir, ama onları perdede, gölge oyunu ile var eden Milaslıdır, Muğlalıdır” demiş…

Ki Refik Baykara makalesinin girişinde şu ifadelere yer vermiş:

Menteşe Beyliği’nin edebi ve kültürel alanda telif ettikleri eserler, anadolu coğrafyasının sınırlarını aşan bir üne sahip değerler haline gelmiştir. Özellikle kültürel değerler açısından ele aldığımızda Şeyh Şüşteri’nin Hayâl-i Zil ile Karagöz Oyununun makalemizde sözünü ettiğimiz kültür taşıması nedeniyle oyunun ortaya çıkışı ile ilgili kesin bulguların fark edilememesine sebep olmaktadır. Sonuç olarak Şeyh Şüşteri’nin hayat verdiği, Karagöz ve Hayâl-i Zil’in ortaya çıktığı coğrafyanın Muğla iline bağlı Milas ilçesi olduğunu net bir şekilde ifade edebiliriz.

xx      xx      xx

Menteşe Beyliği‘nin ve Karya‘yı nasıl yurt edindiklerinin anlatıldığı uzunca bir girişten sonra “Şeyh Şüşteri ve Karagöz-Hacivat Gerçeği” ara başlığı altında, “Gölge oyununun nerede doğduğu ve bugünkü şekline nasıl geldiği, Karagöz ve Hacivat ile bu konudaki pek çok rivayette adı geçen ve Karagözcülerin piri kabul edilen Şeyh Şüşteri’nin gerçekten yaşayıp yaşamadıkları, ilim dünyası tarafından henüz tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Bu belirsizliğe, hiç şüphesiz, konuyu aydınlatacak veri analizlerinin yeterli bir şekilde ele alınmamış olması veya cevabın yanlış coğrafyada aranması sebep olmaktadır.” ifadesine yer verilmekle birlikte, söz konusu belirsizliklere ışık tutacak yegâne kaynakların başında İbn Batuta’ya ait Seyahatname ile Evliya Çelebi Seyahatnamesi‘nin geldiği belirtilerek İbn Batuta‘dan şu nakil yapılmış:

1332 yazında Milas şehrine ziyaret eden İbn Batuta, Barçın’da Menteşeoğlu Orhan Bey ile görüşmüştür. ‘Milas şehrinde Allah’ın uzun ömür verdiği dindar kişilerden Baba Şüşteri ile tanıştım. Yaşının yüz elliden fazla olduğu söylenmekte… Ama gücü kuvveti yerinde ve aklı başındaydı. Bize hayır dua etti. Onun duasının olumlu etkisi ve bereketi zamanla gerçekleşti.

Milas Sultanı

Bu yüce sultanın adı Menteşeoğlu Şücâeddin Orhan Bey’dir. Hükümdarlar arasında boyu posu, temiz ahlakı ve zekâsıyla tanınmıştır… Milas hükümdarı bize binek hediye etti, ihtiyaçlarımızı eksiksiz gördü. Onun konağı Milas’a iki mil uzaklıkta bulunan Beçin kasabasındadır. Burası yeni kurulmuş, yeni binalara ve mescitlere sahip küçük bir şehirdir. Bey, tepe üzerine kurulu bu şehirde yeni bir Cuma cami yaptırmaya teşebbüs etmişse de henüz tamamlayamamıştır.

xx      xx      xx

Refik Baykara yukarıdaki nakli yaptıktan sonra, “Batuta’nın seyahatnamesinin Milas bölümünde dikkate değer bir başka husus da, Milas hükümdarı ile görüşmesinin öncesinde tanıştığı Baba Şüşteri isimli zat hakkındaki bölümdür.” diyor ve makalesinde Evliya Çelebi‘nin 17 asır öncesi Milas ziyaretini şöyle aktarıyor:

Türk Gölge Oyunu’ndaki perdenin mucidi ayrıca; Karagöz ve Hacivat’ın yaratıcısı olarak kabul edilen, perde gazellerinde sıkça adı zikredilen ve her iki kaynakta da tasavvufi yönüne dikkat çekilen, Şüşteri’ye ait bilgiler net bir şekilde örtüşmektedir. Karagöz oyununun erken dönemlerinde dini unsurlar kullanılarak toplumsal uyarı ve ikaz mekanizması olarak bir işlevselliği söz konusuydu. Bu nedenle Hayâl-i Zil’ın müellifi olan Şeyh Şüşteri’nin tasavvuf yönü ile gölge oyununun amaçları bir bütünsellik teşkil etmektedir.

xx      xx      xx

Refik Baykara buraya kadar Şeyh Şüşteri diye Milaslı bir mutasavvıf kişinin varlığını ortaya koyduktan sonra, Karagöz-Hacivat‘ın ölümünü ve beyaz perdede doğuşlarını şöyle anlatıyor:

Osmanlı Sultanı Orhan Gazi tarafından Bursa şehrinde camii yapılması için emir verilmiştir. Camiinin inşasında çalışan Karagöz demircilik, Hacivat ise duvar ustalığı yapmaktadır. Nüktelerle dolu atışmalarıyla inşaatta çalışan işçileri oyalamaları nedeniyle Karagöz sultanın emriyle idam edilmiş; Hacivat ise Karagöz’ün başına gelenlerden dolayı şehri terk ederek kaçmış, yolda eşkıyalar tarafından katledilmiştir. .. üzüntü duyan Sultan Orhan’ı teselli etmek için çare arayan devlet erkânı, mutasavvıf bir kişi olan Şeyh Şüşteri’ den yardım ister. Şüşteri bunun üzerine sarığına sarılı tülbendi iki sopa ile gerer ve ardında bir kandil yakarak, nalınları yardımıyla ikilinin arasındaki nüktelerle dolu diyalogları perdeye yansıtır. Dünyanın bir perde, insanların ise bu perdeden gelip geçen gölgeler olduğuna dair hikmet dolu sözlerle Sultan’ı etkilediği söylenmektedir.

xx      xx      xx

Refik Baykara, tarihi veya anlatılan süreçle ilgili de “1326 – 1362 yılları arasında hükümet süren Osmanlı Sultanı Orhan Gazi zamanında yaşanan bu vakanın Bursa’da yaşandığına dair herhangi bir kanıt ne yazık ki mevcut değildir.” demiş ve “Vakayı ispat niteliğini taşıdığı söylenen ve Karagöz ile Şeyh Şüşteri ’ye ait mezarların Bursa şehrinde bulunduğu iddiası mevcuttur.” şeklinde iddialarla ilgili de noktayı şöyle koymuş:

Kayıtlarda Şeyh Şüşteri ‘ye ait olduğu söylenen mezar taşının Bursa’da yerinin bilindiği ancak 1961 yılında kaybolduğu söylenmektedir. Söz konusu mezar taşlarının sonradan dikildiğine dair tespitler de mevcuttur. Gölge oyunu hakkında yapılan araştırmalar sonucunda, Anadolu Selçuklu dönemi ve erken dönem beyliklerde, hayal oyununun Anadolu coğrafyasında bilindiği söylenmektedir. Gölge oyunun çıkışının Çin kökenli olup, Moğollar ve Orta Asya Türkleri vasıtasıyla Acem diyarı, Mısır ve Anadolu’ya kadar ulaştığı söylenmektedir. Oyunun günümüzde bilinen son şeklini ise İstanbul’da aldığı kesindir.

Tabi bütün bunlar işkembeyi kübradan değil.. Aralarında Ramazan Şeşen “Ebû’l Fida Coğrafyası” İstanbul 2017; Orhan Şaik Gökyay “Menteşe Beyliği Paul Wittek” Ankara 1944; Yaşar Yücel – Ali Sevim “Türkiye Tarihi Fetih, Selçuklu ve Beylikler Dönemi” Ankara 1989; Charles Hopf “Chroniques Greco-Romanes” Berlin 1873; Seyit Ali Kahraman “Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi 9. Kitap 1. Cilt” İstanbul 2010; Bursa Büyükşehir yayınları Sayı 5 Ocak 2013 “Bursa’da Zaman” s. 83. Metin And; TDV İslâm Ansiklopedisi 24. Cilt 2001; D. Ahsen Batur “Şihabeddin B. Fazlullah El-Ömeri Türkler Hakkında Gördüklerim ve Duyduklarım Mesaluku’l Ebsar” İstanbul 2014 gibi 27 kaynak gösterilmiş.

xx      xx      xx

Ne yapılmalı?

Bir kere Milas‘ta Pazar Camii ve Balavca Deresi bölgelerindeki tüm eski yazılar tercüme edilmeli; sonra Bursa‘da yokluktan, hayalden “Karagöz Müzesi” var edildi ise, Muğla‘da; Büyükşehir Belediyesi‘nin yaptırmakta olduğu “Şehir Müzesi”nin bir köşesinde fark edilmeyen varlıktan “Şeyh Şüşteri ve KaragözSeksiyonu veya Milas‘ta aynı adla Müzesi kurulmalı. Bu konuda bilimsel çalışma ve belgeler dahil ne varsa burada toplanmalı. Ya Üniversitemiz veya Büyükşehir Belediyemiz kim olursa bir “Şeyh Şüşteri ve Karagöz” sempozyumu düzenlenmeli. Kimse yapmasa Milaslı meslektaşım Olcay Akdeniz yapar…

En önemlisi ivedilikle ünversitemiz de bir “Şeyh Şüşteri Kürsüsü” kurulmalı ve Şeyh Şüşteri UNESCO’da tescillenmeli. Haydi Menteşeliler… (İl merkezi Menteşe değil, Menteşe Beylik coğrafyası)

——————————                                                                 ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Barış istiyorsanız, dostlarınızla değil düşmanlarınızla konuşursunuz. – Desmond Tutu

ÇİVİ

Geçen hafta Muğla’da AK Partili Belediyeler Aşure dağıttı. Arkadaşım, “CHP’li Belediyelerde aşure yapmasını bilen yokmuymuş?” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Zafer KARADAĞ 16 Eylül 2019 / 09:40

Sağolasın Özcan Kardeşim,
Sayende öğrendiğim bu kıymetli bilgilerle Muğla’mızın kültür zenginliğinin bir katmanına daha ulaştım.
Bu arada, yazının sonunda seslendiğin Menteşeliler’den muradın Menteşe İlçesi (!) değil, Menteşe Beyliği değil mi?
Selam ve sevgilerimle.
Zafer KARADAĞ

özcan özgür 16 Eylül 2019 / 10:50

Elbette senin anadığın gibi… Menteşe coğrafyayısını kastettim… Beni uyarmış oldun. Oraya bir not düşelim. Teşekkürler, selamlar.

Zafer KARADAĞ 16 Eylül 2019 / 11:20

Sen de sağol Efem,
İnşallah o dayatmadan kurtulacağımız gün de yakındır.
Goca Mola’mıza selam ve sevgiler.

asım demirel 16 Eylül 2019 / 11:37

Milas belediyesi ottan çöpten şeyleri bile kitaplaştırıp bedava dağıttı. Milas’la, Peçin’le, Menteşe Beyliği ile ilgili kitapları çoğaltıp sizin bu konulardaki yazılarınızda eklenip bastırılmalıdır. Ayrıca Muğla Büyükşehir belediyesinin adı Menteşe olarak değiştirilmelidir. Şimdiki Menteşe İlçesine eski adı MUĞLA geri iade edilmelidir.