Karabağlar’da Muğla’nın ayranı kabardı sananlar aldanır!

Bu haber 11 Ekim 2019 - 0:00 'de eklendi ve 1.609 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla‘da gündemi takip etmek çok zor hale geldi… İnsanların “zorluğu” mu ne onu da anlamak zor… CHP ve AK Parti Kongreleri öncesinde nereye baksanız, orada “vekalet savaşları” yaşanıyor.

Üniversitedeki vekalet savaşından gerek akademik alandaki, gerekse geçmişte rektör yardımcılığıyla kanıtladığı idari alandaki başarıları ile saygı duyduğumuz, felsefe alanında çok sayıda kitabı bulunan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan rektörlüğün baş danışmanı olarak çıktı… İsabetli olmuş, sevindik.

2014‘te MHP‘nin Menteşe Belediye Baaşkanı adayı olan İçişleri Bakanlığı Başkontrolörlerinden Osman Can Yenice beklenmedik biçimde Muğla Büyükşehir Belediyesi‘ne Genel Sekreter Yardımcısı olarak geldi. Genel Sekreterlik te yakışırdı. Bu da isabetli olmuş. Buna da sevindik…

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü‘nde “Muğla siyasi iradesi”nin ve “kamuoyunun” oaylamadığı bir görev değişikliği oldu. İl Müdür Vekili İlkay Türkoğlu bu görevinden “istifa” etmek zorunda kaldı. Buna da üzüldük!

Kamu yararının bittiği yerlerde takiplerimiz devam ediyor” diyen TMMOB Muğla Mimarlar Odası hukuk mücadeleleri ile ilgili bilgilendirmede bulundu, şaşırdık…

xx      xx      xx

Yukarıdaki başlıkların hepsini birden bu köşede ele almak zor değil, imkansız. Ayrı ayrı ele alırız…

Ben bugün Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti temsilcisi olarak içinde yeraldığım Menteşe Kent Konseyi‘nin oluşturduğu “Menteşe Maden Araştırmaları İzleme Komisyonu” tarafından paylaşılan bildiriyi ele almak istiyorum.

Geçtiğimiz Pazartesi günü Menteşe Kent Konseyi‘nin Konakaltı Kültür Merkezi‘ndeki toplantı salonunda ilk toplantımızı yaptık. Verimli geçti. Anlayacağınız Muğlalılar (Menteşeliler) Ankara, “Karabağlar’dan vazgeçse” bile “alarm” durumunundan “normal” duruma dönecek gibi değil… (!)

Çünkü Nazım Hikmet‘in de dediği gibi yaşamı ciddiye alacaksın; “yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yasamayı, / yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, / ..” …

Toplantıda “izleme komisyonu”nun yaşamı ciddiye alanlardan oluştuğunu gördüm. Sevindim… Orada Menteşe Belediyesi’nin Karabağlar Yaylası’nın SİT olduğu gerekçesi ile “arama ruhsatının iptali” yönünde dava açtığı söylendi…

xx      xx      xx

Dava konusunda sevindim dersem yalan olur. Şaşırdım. Çünkü o davadan bir şey çıkmaz… Çıkmayacağını Mimarlar Odası Avukatı Didem Alaca‘da söylüyor. Önceki gün yapılan toplantıda, “Davamız çok. Kamu yararının bittiği yerlerde takiplerimiz devam ediyor.” derken, Karabağlar Yaylası ile ilgili özetle şu ifadelerde bulunmuş:

Karabağlar Doğal Sit alanında yapılan arama işlemine karşı suç duyurusunda bulunduk. Devlet kurumu olduğu için dava açılacağını çok düşünmüyoruz. Bakanlık izin vermeyebilir. Allah’tan SİT alanında arama yapıldı da fark ederek tepkimizi tüm Muğla olarak ortaya koyduk. Koruma Kurulu tarafından ‘uyarı’ kararı verildi. Bu güzel bir gelişme. Karabağlar konusunda bizim dışımızda herhangi bir hukuki başvuru yapan kurum olmadı. Belediyelerden bu süreçte birçok bilgi aldık, davalar konusunda da onlardan destek bekliyoruz.”

Sanırım ben bizim toplantıda yanlış anlamışım, dava belediye değil, mimarlar tarafından açılmış. Mimarlar Odası‘nın Muğla‘da her şeye rağmen “mücadele” ve “sahip çıkma” geleneğini sürdürüyor olduğunu görmek ne güzel…

Yaşamı yerel yönetimlerimizden daha ciddiye alıyorlar.

xx      xx      xx

O davadan bence de bir şey çıkmaz, ama “bir şey çıkmaz” diye hukuk mücadelesinden de vazgeçilmez. Gittiği yere kadar, gerekirse AHİM‘e kadar gider… Elbette hukukçular daha iyi bilir, ama bildiğim kadarıyla Maden Tetkik Arama‘nın (MTA) önünde sondaj için için yasal hiç bir engel yok. Ancak yapılanın, yapılmak istenenin yasallığı tartışılamasa bile “meşruluğu”, “ahlakiliği” tartışılır.

Toplantıdan önce Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan ile görüşüldü. Kendisinden bakanlığın “Karabağlar gündemimizden çıktı” dediği öğrenildi. Teşekkür ederiz.

Ancak bu bundan sonra “gündeme alınmaz” anlamına da gelmez.

Üstelik İzleme Komisyonu “Menteşe Karabağlar’dan ibaret değil” diye düşünüyor.

Yine gelirlerse, yine ayağa kalkılır… Bir şeyler bulunur da, birilerine “işletme ruhsatı” verilmeye kalkışılırsa, ÇED süreci başlar ve ‘Muğlalıların Çanakkaleliler olmadığını‘ dünya alem görür.

Ki toplantıda katılımcılar tarafından ortaya bu konuda “kararlılık” kondu…

xx      xx      xx

Evet, yaylada sondaj üzerine Muğla‘nın sağcısıyla solcusuyla ayağa kalkmasını “Muğlalıların ayranının kabarması” olarak görenler varsa aldanır… Türkiye‘de ilk çevre eyleminin Milas‘ın Türkevleri Köyü‘nde “Türkevleri kadınları” tarafından gerçekleştirildiği unutulmamalıdır.

Ki, 07.10.2019 Pazartesi günü Menteşe Kent Konseyi salonunda gerçekleştirilen toplantı ile ilk sondajda yükselen tepkinin bir “ayran kabarması” olmadığı ortaya konmuş olmalıdır.

Menteşe Kent Konseyi (MKK) Başkan Yardımcısı Mimar Özlem Aydoğdu Çömez’in başkanlığında yapılan komisyon toplantısına MKK adına Başkan Dr. Vehip Keskin ile birlikte MKK Çevre ve Çalışma Grubu Bşkanı Eğitimci Nuran Aldan, Muğla Barosu Genel Sekreteri Av. Levent Akgün, MUÇEP‘ten TEMA Başkanı, Akademisyen Dr. Sergender Sezer, Muğla Büyükşehir Gazeteciler Derneği‘nden Gazeteci-Yazar Özcan Özgür, Muğla Gazeteciler Cemiyeti‘nden Tülay Sükun, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü‘nden Doç. Dr. Özgür Avşar, Menteşe Belediyesi‘nden İmar ve Şehircilik Müdür V. Sami Tomurcuklu, Muğla Büyükşehir Belediyesi‘nden Çevre Şube Müdürü V. Aylin Aydın Ertop, Hafriyat ve Denetim Şube Müdürü V. Ali Ekmel Keloğlu ve Çevre Mühendisi İbrahim Uysal katılım gösterdi.

xx      xx      xx

Toplantı sonunda yayınlanan bildiri basında yeraldı. Tamamını buraya alamıyorum.

Bildiride yeralan özetle şu ifadeler Muğla‘nın (Menteşe) bu konudaki kararlılığını ortaya koymaktadır:

.. genelinde enerji üretimine hammadde sağlamak amacıyla yapıldığı düşünülen maden arama faaliyetlerinin; ne bilimsel ne teknik ne de hukuki anlamda artık günümüzde karşılığı bulunmadığı, tam tersine insan sağlığı ve çevre açısından vermekte olduğu zararlar nedeniyle artık kabul edilemez bir duruma gelmiş olan maden arama faaliyetlerine bu nedenle karşı olunması gerektiği ve nerede olursa olsun kömür bulunsa dahi yerinde bırakılıp çıkarılmaması gerektiği, ömrünü tamamlamış santrallerin artık kapatılması gerektiği yönünde paylaşımlar yapılmıştır. .. Maden arama faaliyetleri yasal zemine dayanmakla birlikte, her zaman meşru kabul edilemez. Bu nedenle, yerel halkın kabullenmediği, doğaya ve canlı sağlığına zararlı faaliyetlerden vazgeçilmelidir. Menteşe halkından habersiz, halkın onayını almadan arama veya çıkarma faaliyetleri yapılmamalıdır.

xx      xx      xx

Ayrıca toplantıda alınan önemli kararlardan biri Karabağlar Yaylası‘nda yaşanan “baskın sondaj” benzeri olaylarda “alarm durumuna” geçilebilmesi kamuooyunun harekete geçirilebilmesi için Menteşe sınırlarında bir “ihbar hattı” oluşturulması kararlaştırılırken, kararlardan bazıları şöyle oldu:

Konunun yakından takip edilmesi, bilgi toplanması ve elde edilen bilginin herkesle paylaşılmasını sağlamak, farkındalığı arttırmak başlıca amaç olmalıdır.

İl bazında çalışmaların koordine edilebilmesi için öncellikle Muğla Kent Konseyleri Birliği kurulmalı. Bu konuda merkez kent konseyi olarak Menteşe Kent Konseyi’nin öncülük etmelidir

Maden arama faaliyetleri ile ilgili olarak başta MTA olmak üzere tüm kurumlarla ayrım yapmaksızın iletişimde olunmalıdır

Konuyla ilgili parti ayrımı yapmaksızın milletvekili düzeyinde görüşmeler yapılmalı. Mümkün olan en uygun tarihte Muğla Milletvekilleri komisyonumuz ile toplantıya davet edilmelidir.

Elbette alınan pek çok karar ve oluşturulan görüşler var. En azından benim açımdan en önemli kararlar bunlar.. Ve bunlar, “dilek temenniler” değil… Uygulamaya konulmaya başlandı bile…

Anlayacağınız, Muğla sahipsiz değil…

Bundan böyle kimse Menteşe‘ye elini kolunu sallayarak giremeyecek, tasallutta bulunamayacak…

Umarım bu oluşum “Muğla İli Kent Konseyleri Birliği” veya “Platformu” oluşumuyla il genelinde de gerçekleştirilir…

Yarın; Mimarlar Odası‘nın “hukuk mücadelesi” değerlendirmesi.

——————————                                                             ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Demokrasi ve diktatörlük arasındaki fark şudur: Demokraside önce oy verir sonra emirler alırsınız. Diktatörlükte oy vermekle zaman kaybetmezsiniz. -Charles Bukowski

ÇİVİ

Son zamanlarda kıyılarımızdan Yunan adalarına geçmeye çalışırken yakalananlarda ciddi artış görülmeye başladı. Arkadaşım “Bunlar Muğla’ya hava yolu ile mi geliyorlar?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.