Karabağlar Yaylasında Dört Mevsim

Bu haber 17 Haziran 2016 - 0:29 'de eklendi ve 930 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllar boyu zorunluluk diyerek bir meseleyi gündeme getirdim.

Hem de sayısız kez.

Bununla yetinmeyip, görsel basına taşıdım.

Yakından takip edenler bilir ki aradan geçen 20 yılın üzerindeki süreçte Hamle TV’de gerçekleştirdiğim “günleri izlerken” programında, ilgili ve yetkililerin bilgisine sunmakla birlikte, bizatihi taşın altına elini koymaları gerektiğini vurguladım.

Zira muhataplar Muğla’dan birinci derecede sorumluydular.

Önce dönemin belediye başkanı Orhan Çakır, ardından uzunca zamandır aynı görevi üstlenen Op. Dr. Osman Gürün.

Gündem KARABAĞLAR YAYLASI idi.

Doğal yapıyı bozmadan turizme açılması yanında daha bir etkinlik kazandırmak için ne yapılmalıydı?

Başkan olarak sizlerin düşüncesi hangi doğrultuda? diye sormuştum.

Aslında bir çırpıda verilecek cevap olmadığını biliyordum.

Zira Karabağlar Yaylası doğal sit kapsamındaydı.

Dolayısıyla gelişi güzel düzenlemeler yapmak mümkün değildi.

Zaten her iki başkan, aynı yaklaşım içerisinde cevap vermişlerdi.

***

Böylelikle aradan yıllar geçti.

Buna karşın özellikle yayla turizmine yönelik olarak bir gelişme olmadı.

Olmadı ama Karabağlar Yaylası, istisna konumu sayesinde her geçen gün cazibe merkezi olmayı sürdürmüştü.

Özellikle klasik deniz-kum-güneş turizmi yerini, yavaş yavaş yayla turizmine kaptırmaktaydı.

Karabağlar da, Coğrafi Literatüre ters düşen konumuna karşın, dikkatleri üzerinde topluyordu.

Bunun sonucu olarak yakın süreçte,  yaylanın her kesiminde modern yapıların yer aldığını gözlüyoruz.

Tabi belirli bir plan dahilinde.

Zira her isteyen, istediği şekilde yapılaşma yapamazdı.

Her şeyden önce yürürlükteki yasa buna engeldi.

Bu yüzden Karabağların Yaylasının bir ucundan diğerine uzanan irimlerin (kesik) sağında ve solunda yer alan yeni yapılar, doğayla bütünleşen, Doğal Sit kapsamının özüne uygun bir plan dahilindedir.

***

Tamam da ne olacaktı?

Böylesine dünyada ender özellik ve güzellikteki Karabağlar Yaylası, daha farklı konuma büründürülemez miydi?

Doğal yapı tahrip edilmeden gezi, inceleme, eğlence ve dinlenme içerikli bir merkez haline getirmek mümkün değil miydi?

Şimdi memnuniyetle gözlüyoruz ki, bu bağlamda Menteşe Belediye Başkanlığı harekete geçmiş.

Konuyla ilgili olarak Menteşe Belediyesi Etüd Proje Müdürlüğü, GEKA (Güney Ege Kalkınma Ajansı)na başvuruda bulunuyor.

Bunun üzerine gerçekleştirilen inceleme sonrasında 2016 yılı Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında “Karabağlar Yaylasında Dört Mevsim Turizm” projesi GEKA’dan %100 hibe almaya hak kazanıyor.

İlişkin olarak,  başvuru sahibi Menteşe Belediyesi ile proje ortakları Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği ile GEKA arasında protokol imzalanıyor.

Aslında Karabağlar Yaylası adına çoktan benzer adımlar atılması gerekirdi.

Ne var ki bir şekilde hep sürüncemede kaldı.

Oysa mutlak değerlendirilmeli ve insanların hizmetine sunulmalıydı.

Sonra dünyada aynı özelliği taşıyan kaç yer vardı ki!

Dolayısıyla Karabağlar Yaylasının tahrip edilmeden geleceğe taşınması, bir yerde görevimizdi.

Ne yapıp edip, ek bir kimlik daha kazandırılarak, dünya literatürüne girmeliydi.

***

Gelişmeler üzerine Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, görüşlerini açıklıyor.

Karabağlar Yaylasında Kültür ve Doğa Turizminin yapılabilmesi, dört mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgi ve cazibe merkezi haline gelmesi, yerel halkla sürdürülebilir ekonomik katkı ve istihdam sağlanması bakımından projemiz önem arz etmektedir.

Menteşe Belediyesi olarak, alternatif turizm olanaklarının araştırılması ve teşvik edilmesi konusunda örnek teşkil edebilecek bir projeyi kazandırmış olmaktan mutluluk duyuyorum.

GEKA ve projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Hiç kuşku yok ki geç kalmış bir proje olmasına karşın hayata geçirilecek olması önemliydi.

Türkiye bir yana dünyada bu özellikle kaç yer vardı?

Bu nedenle “Karabağlar Yaylasında Dört Mevsim Turizm” projesi, her ne kadar 3 ay sürecek araştırma ve fizibilite çalışmaları sonrasında hazırlanacak rapor doğrultusunda hayata geçirilecek olsa da, her yönüyle önem arz ettiğine hiç kuşku yok.

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.