Kaplumbağa Hastanesi Projesine Tepkiler

Bu haber 26 Ocak 2014 - 18:43 'de eklendi ve 921 kez görüntülendi.

kaplumbagahastanesi656565Dünya’nın önde gelen plajlarından Dalyan-İztuzu Plajı’na yapılması planlanan Caretta caretta hastanesine tepkiler devam ediyor. Bölgedeki doğal dengeyi bozacağını savunan çevreciler, topladıkları yaklaşık 17 bin imzalı dilekçeyi Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Pamukkale Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Araştırma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne gönderdi. Aynı bölgede 25 yıl önce otel yapılmak istendiği anımsatılarak, “O otel neden yapılamadıysa, bu hastanede aynı nedenle yapılmamalıdır.” denildi.
Özcan Özgür
Dünya’nın önde gelen plajlarından Dalyan-İztuzu Plajı’na yapılması planlanan Caretta caretta hastanesine tepkiler devam ediyor. Bölgedeki doğal dengeyi bozacağını savunan çevreciler, topladıkları yaklaşık 17 bin imzalı dilekçeyi Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Pamukkale Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Araştırma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne gönderdi. Aynı bölgede 25 yıl önce otel yapılmak istendiği anımsatılarak, “O otel neden yapılamadıysa, bu hastanede aynı nedenle yapılmamalıdır.” denildi.
İztuzu Kumsalını Kurtarma Platformu Dönem Sözcüsü Av. Berna Babaoğlu Ulutaş, 600 sayfadan oluşan altı dosya halindeki dilekçeyi, ilgili makamlara gönderdiklerini açıkladı. İztuzu Plajı’na yapılmak istenen deniz kaplumbağası hastanesine karşı başlattıkları imza kampanyasının sonuçlandığını belirten Ulutaş karşı çıktıklarının hastane değil, yer seçimi olduğuna dikkat çekerken, Platform Sözcüsü Murat Demirci ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, deniz kaplumbağası hastanesi projesi için İztuzu ormanında 22 dönümlük arazi tahsis ettiğini anımsatarak, şöyle dedi:
“Bu tahsisle birlikte 2013 yılı sonlarında Çevre ve Şehircilik ile Orman ve Su İşleri Bakanlıklarının sorumluluğu altındaki bu ormanın imara açılmasının, bölgede yaşayan ve nesli tehlike altında olan türlerin yaşam alanlarının yok olması anlamına geliyor. Yani bir başka deyişle Carettaların tedavisini yapacağız diye hastane yaparken onların yaşam alanlarını yok ediyorlar.”
Bölgede inşaat için kesilmek üzere 124 ağacın işaretlenmesinin kendilerini kaygılandırdığını belirten Demirci, şöyle devam etti: “Dünyaca ünlü İztuzu kumsalı, nesli tehlike altında olan iribaş ve yeşil deniz kaplumbağalarının doğal yaşam alanı. Kumsalın hemen bitiminden başlayan ormanlık alan ise Göcek Kara Semenderi olarak bilinen ve dünyada sadece Muğla’da bulunan endemik bir türe ev sahipliği yapmaktadır. Bu semender, yaşam alanlarının tahrip edilmesi sebebiyle Uluslararası Doğa Hayatını ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN)’nin, nesli tükenme tehlikesi altındaki türler için oluşturduğu kırmızı listeye alınmıştır. Söz konusu alanda ağaçların kesilmesi de dahil her türlü inşaat, yapılaşma, yol açma ve yol genişletme faaliyeti, bu endemik türün yaşam alanlarının tahrip edilmesi anlamına gelmektedir ve bu uygulama, Türkiye’nin 1984 yılında imzaladığı Bern Sözleşmesi (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi)’ne aykırıdır.”
Platformun topladığı imzalar ilgili bakanlıklara gönderilirken ilgililere de birer mektup kaleme alındı. Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’ya hitaben yazılan mektupta söz konusu tesisin Karasemendirinin geleceğini tehdit ettiğine dikkat çekilerek şöyle denildi: “Bu tesisi, kıyısında Kaunos antik dönemine tarihlenen antik tuz tablalarının bulunduğu, göçmen kuşların uğrak yeri olan İztuzu Gölü’ne sıfır konumda, orman içinde yapmak istiyorsunuz. Konumu sebebiyle İztuzu kumsalına, arkasındaki Ormana ve ekosistemine, doğal ve tarihî özellikleriyle oluşan bütünlüğe zarar verecek ve olası eklemeler, yeni araştırma merkezleri ve eğitim ve dinlenme tesisleri için emsal teşkil edecek, burasını adeta tema parkına dönüştürecek bu tesisi ısrarla İztuzu’na yapmak istemenizi şaşkınlıkla karşılıyoruz. Bu durumun, 2015 Nisan ayında Muğla’da düzenlenecek 35. Uluslararası Deniz Kaplumbağalarının Biyolojisi ve Koruması Sempozyumu’nun ev sahipliğini de yapacak olan Pamukkale Üniversitesi’nin ve bilim adamlarımızın saygınlığına gölge düşüreceğinden üzüntü duyuyoruz. Biz ekte imzası bulunan 17 bin Dalyanlı, projenizi İztuzu kumsalına yaptırmamaya kararlıyız.”
DEKAMER Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska’ya hitaben yazılan mektupta ise DEKAMER’in, gerek yerel halkın gerekse yerli ve yabancı turistlerin bu bölgenin korunması yönünde bilinçlendirilmesine katkısının büyük olduğu belirtilirken, “Ama İztuzu Kumsalına 25 yıl önce neden otel yapılmasına razı olmadıysak şimdi de iki katlı demirden bir kaplumbağanın yapılmasına aynı sebeplerle razı değiliz.
Çünkü buraları doğal yaşam alanı olarak mesken tutmuş ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi sonucu şimdi nesilleri tehdit altında olan İribaş ve Yeşil Deniz Kaplumbağaları için, Göcek Karasemenderi için, Su Samuru için Alkanna Mughlae için Kum Zambağı için ve ormandaki tüm ağaçlar için ‘otel’ ile ‘araştırma tesisi’ arasında bir fark yoktur.” ifadesine yer verildi.
Geçmişte aynı yere otel yapımına karşı çıkan ve otelin yapılmasını Alman çevrecilerle engel olan Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Başkanlığı’na hitaben yazılan mektupta da “İztuzu kumsalına 25 yıl önce neden otel yapılmasına razı olmadıysanız, şimdi de iki katlı, demirden bir kaplumbağanın aynı bölgeye inşa edilmesine aynı sebeplerle razı olmamalısınız.” denildi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.