Kanuni’nin Şeyhülislamı Menteşeli Çivizâde Muhyiddin Efendi

Bu haber 17 Nisan 2018 - 0:26 'de eklendi ve 571 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Geçen hafta, son dönem şeyhülislamlarından Bodrumlu Ömer Lütfî (1818-1897) Efendi’den söz etmiştim. Muğla’nın İstanbul’a gönderdiği bir şeyhülislam daha vardır: Çivizâde Muhyiddin (881/1476, 147-4 Şaban 954/19 Eylül 1547) Efendi. Osmanlı İmparatorluğunun klasik zirveyi yaşadığı yüzyılda şeyhülislamlık yapan Çivi-zâde Muhyiddin (Artık “Muhittin” deniyor.) Fatih’in saltanatının son yıllarında Menteşe sancağında doğmuştur. Ayrıntı verilmemekle beraber Muğla’da doğduğu tahmin edilmektedir.

Muhyiddin Efendi, müderris ve hattat Çivi İlyas Efendi’nin oğludur. Muhyiddin Efendi küçükken babası vefat etmiş, onu amcası himayesine almıştır ve tahsil için amcası onu İstanbul’a götürmüştür. Başta Sarı Gürz olmak üzere, Tâcîzade Sadi Çelebi, Molla Bâlî, Fenârîzâde Muhyiddin Efendi gibi zamanın önemli müderrislerinden ders gören genç Muhyiddin, çalışkanlığı ile müderrislerin gözüne girmiş ve Kara Bâlî’nin muîdi (asistanı) olmuştur.

Değişik medreselerde müderrislik yapan Çivizâde Muhyiddin Efendi, Oğlanlar Şeyhi İbrahim’in katli olayında başı derde girmiştir.

Müderrislikten sonra kadılık da yapan Çivizâde, bir süre sonra Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği görevleri de ifâ ettikten sonra, 21 Şubat 1539 tarihinde şeyhülislamlığa getirildi. 3 yıl dokuz ay Kanuni Sultan Süleyman’ın şeyhülislamlığını yaptıktan sonra azledildi. Böylece şeyhülislamların azledilememe geleneği de bozulmuş oldu. Çivizade mizacı gereği, biraz sert bir şeyhülislam idi. Verdiği bazı fetvalar tartışmalar çıkarmıştı ve Ebussuud Efendi bu tartışmalı fetvaları Divan’a getirtip tartıştırmıştı. Yapılan tartışmalar sonucunda Çivizade’nin fetvaları geçersiz kabul edilmişti. Geçersiz fetva veren biri de şeyhülislamlık makamında duramazdı.

Çivizade, azledildikten sonra, oğlu Mehmed ile birlikte hacca gitti ve dönüşünde Sahn müderrisliğine geçti. Ebussuud Efendi şeyhülislam olunca, Çivizade Rumeli kazaskerliğine getirildi. Bu görevdeyken Kemalpaşazade ile arası açılan Çivizade gene tehlikeli yollardan geçmiştir ve idam edileceği endişesi taşımışsa da idam edilmemiştir.

Hareketli bir hayat yaşayan Çivizade, Hicri 4 Şaban 954 Miladi 19 Eylül 1547 günü vefat etti. Ondan geriye fetva kitabı ve iki ayrı eseri kaldı.

Muğla/Menteşe, Çivizade gibi cerbezeli bir şeyhülislamla, Osmanlı tarihinde yer almıştır. Şeyhülislam Bodrumlu Ömer Lütfi’nin yaşadığı 19. Yüzyıldan 300 yıl önce, Osmanlı bürokrasisine Çivizade’yi kazandıran Muğla, o yüzyıllarda da ilim irfan kaynağı imiş demek ki. Çivizade, Muğla’nın adını 16. Yüzyılda dünyaya duyuran Şâhidî ile çağdaştır. Gerçi tasavvuf konusunda Çivizade sert bir muhalif tavır takınmıştır. Bu yönüyle Çivizade medreseyi, Şâhidî tasavvufu temsil eder.

Çivizade Muhyiddin, Şâhidî ve Ömer Lutfî Muğla ve Osmanlı tarihi için önemli şahsiyetler ama ben mesela Çivizade’nin babası müderris ve hattat Çivi İlyas’ı da merak ediyorum. Nasıl biri? Hüsn-i hat örneklerinden günümüze kadar kalan oldu mu? Kaynaklarda Çivi İlyas’a rastlayamadık ama Çivizade Muhyiddin’i araştırırken Osmanlı Müellifleri adlı eserde Besmele risalesi müellifi Hamza bin Hacı Cüneyd’in de Menteşeli olduğu kaydedilmiştir.

Bodrumlu Ömer Lutfî’nin adı Yalıkavak’taki bir caddeye verilmiş; Çivizade’ninki de Muğla’da bir yere verilse iyi olmaz mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.