Kamusal Alandaki Şemsiye

Bu haber 31 Ekim 2014 - 0:13 'de eklendi ve 602 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Eski zamanlarda madenciler madene inmeden önce yanlarına kanarya alırlarmış. Gaz kaçağı olduğu zaman ilk önce kanarya düşermiş. Anlarlarmış ki madende gaz kaçağı var. İvedilikle çıkarlarmış. Öngöremediler, bir su baskına maruz kalacaklarını. Kimbilir hangi önlemleri alırlardı kendilerince.

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili acılar bağrımızı dağlıyor.

Tüm emekçilere saygılarımla.

Rabbim onları, çalışır iken korusun.

Hitlerin İkinci Dünya Savaşı’nda on milyonlarca kişinin ölümüne yol açan Nazi rejiminin ideolojik alt yapısını kaleme aldığı bir eseridir Kavgam.

Kamusal alanda da kaoslar yaşanmakta. Kavgalar var. Gizliden.

Kavgada bile centilmenlik olmalıdır.

İnsanlarla canhıraş uğraşmanın anlamı yok.

Etik dışı şeyler yapmanın ne manası olabilir ki?
İnsanların olumlu ve üretken enerjileri çalmanın, yok etmenin ne gibi bir mantığı olabilir?

Taktığın kişileri sürekli göz hapsi yaptırmak, akıllara ziyan.
Sürekli uğraşmak?

İnsan kavgada bile centilmen olmalıdır.

Centilmen olabilmek için önce adam olabilmek önemli.

Adam olmayan nasıl centilmen olsun ki?

Etik değerlerden hiç kopmamalıdır.

Akla ziyan davranışlarla kimse kazanamamıştır…

Biz hepimiz toplum içinde yaşıyoruz. Fütursuz davranışlar kime ne kazandırdı ki?

Kamusal alanlarda çalışmak gerçekten çok zorlaştı.

Muğla İlini Mobbing ile gündeme getiren ilk kişiyim.

Konuyla ilgili sayısız köşe yazım çıktı.

Sanırım bende deve tüyü var.

Sayın Sağlık Bakanımız deve sütü içmeyiniz diyor biz deve sütü içmeden üzerimize çekiyoruz, şiddet uygulayıcılarını.

Galiba boyun eğmez tavır ve yüksek özgüven kamçı görevi görüyor.

İlahi adalet hayatın tam gerçeğidir. Keşke başlarına bir şey gelmeden, farkına varsalar…

Birisine kötülük yapmak demek en büyük kötülüğü üstüne çekmektir.

Benim tavsiyem kavga centilmence olur.

Hakkaniyet ilkesi ile yapılır.

Şereflice yapılır. İnsanları sırtından vurmak pek de ilkeli bir davranış değildir.

Güneş balçıkla sıvanmaz…

Mobbing kamusal alanda bir ejderha.

Bu ejderha, en büyük gücünü kamusal koltuktan alıyor.

Zaman zaman fazlaca palazlanıyor.

Bir ili yönetir iken, öncelikli konu çalışana şiddet konusudur.

Eski bir yazımı tekrar yayınlıyorum.

Şiddet her yerde. Özel de ve kamu da. Kamu çalışanlarına dün olduğu gibi bugün de şiddet var. İş yerlerinde şiddet tek sağlık çalışanlarına değil. Diğer kurumlarıda kaynayan kazan. Geçmiş yıllarda Mobbing bilinmiyordu. Dava açılmış vaka da yoktu. Baskı ve şiddet, kör kuyunun içinde çalışanlara uygulanmaktaydı. İnsanlar yaşadıkları sıkıntının ne olduğunu anlamlandıramıyordu. Gayya kuyusunun içinde sanki bir ejderha ile boğuşuyorlardı. Boğuştukça kuyunun içine çekildiler… Kimileri erkenden emekliliğe zorlandı. Kimileri tansiyon hastası oldu. Kimileri gastrit oldu. Kimileri şeker hastası oldu. Kimileri depresyona girdi. Kimilerinin özgüveni un ufak edildi. Kimileri mutsuzluk abidesine dönüştürüldü. Kimileri yaşayan ölüye döndü. Kimileri sürgün edildi. Kimilerine soruşturma üstüne soruşturmalar açıldı. Kimilerinin geceleri üzerine karabasanlar bastı. Kamusal koltuk gücünü elinde bulunduranlar, çalışanı bugün inlettiği gibi, o zaman da inletiyorlardı. Kamu çalışanlarına baskı ve şiddet ,yaygın kullanılan bir yöntem. Kurnaz bir kumpasla sinsice çizme boyunu aşabilirler. Mesela senin çalışma haklarını tarumar edebilirler. Sana yetki vermeyebilirler. Yetki hakkınızı elinizden alabilirler. Sabahları baskın yaparlar mesaiye erken mi geldin? Geç mi geldin? Sıkı takibe alırlar. Telefonla mesainizi kontrol ederler. Sürgüne gönderilebilirsiniz. Odanızı boşaltmak için göbeklerini çatlatabilirler. Her gün mütemadiyen yapılan baskı ile ruhsal dünyanızda depremler yaratabilirler. Eve gidince yapılanlar, karabasan gibi tüm gece rüyalarınıza girer. Amaç üzüm yemek değil de, bağcıyı dövmek olunca, daha bir çirkinleşir herşey. Dümen üstüne dümen döndürebilirle. Kamu kurumlarında böylesi şeyler oluyor. Muğla’da yaşamaya başladığımda minicik bir kentti. 35 bin nüfustan 62 bin’e çıktı. Hepimizin ortak yaşanmış güzellikler hafızamızda. Geçmiş yıllar daha iyi idi. Şimdilerde ise geçmişte yaşanan güzellikler yok. İnsanlar birbirlerinden koptular. Her geçen gün, insanlığımızdan adım adım uzaklaşmaktayız. Neden böyle sorgulamak lazım… İnsan ilişkileri de sığlaştı. Kiminle konuşsan kurumlarda çok fazla sıkıntıların olduğunu belirtiyorlar. Kamu kurumlarının gayesi topluma hizmet ve adil yönetim iken, bireylerle uğraşma devri, lale devri gibi çiçek açtı. Kamusal alanda da emanetçilik devri olması gerekirken sanki koltuğu kapan ne oldum delisi oluyor. Yahu biraz empati yapınız. Kamusal hakların eşit olduğunu görünüz… Astların katılımı sağlayınız. Astlara saygı duyunuz. Her bir bireye saygı duyunuz. Her çalışana. Personellerle uğraşma devri değil, hizmet üretme devri olmalı. Engin davranış sergileyip, tüm çalışanların desteğini kazanınız. Amaç kamusal hizmet üretmek değil mi? Kamusal hizmet ne demektir? Kamu yararı içermesidir…. Kamuda çalışıyorsak burada kamusal fayda için çalışacağız. Kamusal hizmetin en önemli özelliği de etkin, verimli ve süratli olmasıdır. Kamusal mallar ortak tüketime haiz iken, kamusal hizmette vatandaşa adil ve hakkaniyetli erişimi olan hizmettir. Kurumlar için karar alırken, kurum içinde çalışan kişilerin fikri alınır. Fikir alışverişi yapmanız sizi öldürmez. Koltukta oturup ahkam kesmek kolaydır. İşleyen sistem ise farklıdır. Sağlık kurumları da birer hizmet işletmesidir ki çalışanların memnuniyeti çok önemli… Bence yılın belli periyotlarında çalışan memnuniyeti kurum çalışması yapılmalıdır. Ayrıca da örgütlü bir toplum olmalıyız. Biz çokta örgütlü bir toplum değiliz… Örgütlü toplumlar bütün sistemleri mükemmel çalışan bir makine gibidir. Eğer ki toplum her alanda dayanışma amaçlı olarak örgütlenmiş ise, bir kişiye yapılmış bir haksızlığı herkes kendine yapılmış gibi kabul ederek anında tepki göstererek, insanlığından çıkanlara ders verebilirler. Bunun için bilinçli örgütlenme çok önemli. İlimizde mobbingle ilgili herhangi bir dernek yok. Keşke kurulsa.

Kamusal alanda hiç bir kamu yöneticisi mobbing yapmaya cüret edemesin. İfşa etmek lazım uygulayıcıları. Nasıl ki kadına yönelik şiddet varsa, kamu çalışanada şiddet vardır.

Kamusal alandaki ejderha bir gerçekliktir.

İl olarak kesin tavır belirleyelim ki, kamudaki ejderha palazlanmasın. Kamusal alandaki ejderhalar, kamu personelinin canını yaktığını öç adığını sanır iken aslında kendilerine zarar vermekteler. Kim kötülük ederse ilahi adalet er yada geç işler ve misliyle kötülük yapana döner.

Kamu çalışanları adına seslenmek istiyorum.

Kamusal alanda huzurlu çalışmak istiyoruz. Size mutluluğun resmini çizin demiyeceğim ama kamusal alanda huzurlu çalışmanın olanaklarını sağlansın. DUYUNUZ. Biz çalışanlar huzur şemsiyesinin altında çalışmak istiyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.