Kalkınmaya Adanan Bir Ömür (II)

Bu haber 19 Haziran 2015 - 18:42 'de eklendi ve 860 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemiz üzerinde iz bırakan kişiler arasında öncelik alanlardan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in vefatı üzerine, aynı başlığı taşıyan yazımın ilk bölümünde bazı ayrıntıları kaleme almıştım.

Türkiye’de en genç yaşta DSİ Genel Müdürlüğü yanında AP genel başkanlığını üstlenmenin ötesinde başbakanlık koltuğuna oturmuştu.

Ne var ki onun siyasi hayatı çok çalkantılı geçmişti.

Bir şekilde 6 defa görevden alınıp 7.kez aynı göreve gelmenin başkaca izahı olamazdı.

Ama o ülke sevdalısı biri olarak, yaşamı boyunca hep hizmette var olmuştu.

Barajlar kralı denmesi yanında Türkiye’nin imar ve inşasında yadsınmaz hizmetlerin altına imza atanlardan biriydi.

Ömrünü adeta ülke kalkınmasına adamıştı.

***

Aynı başlıklı yazımın ilk bölümünde önemli bir ayrıntının daha altını çizdim.

Hiç şüphesiz yıllarca, çeşitli kurum ve kuruluşlar yanında basın mensupları tarafından en fazla eleştiriye muhatap olan siyasilerin başında Demirel vardı.

Buna karşın, kendisine bu denli eleştirilerde bulunan basın mensuplarına bir gün dahi olsun kırılmamıştı.

Başkalarının yaptığı gibi hiç birini mahkemeye vermemişti.

Bu nedenle birçok basın duayeni, Demirel’in bu tutumunun takdire şayan olduğunu belirmekten çekinmediler

Bu bağlamda dense ki o, sevgi, hoşgörü ve sabır timsaliydi.

Kesinlikle abartı değil.

***

İşte böylesine müstesna bir devlet adamı olan Süleyman Demirel için yaşadığımız kent Muğla, gerçekten çok ayrıcalıklıydı.

Nasıl olmasın?

Muğla halkı, her seçimde partisine tahminlerin üzerinde destek vermişti.

Elbette onun yanında Muğla’nın yeri farklı olurdu.

Sonra, Süleyman Demirel’in Muğla’ya bakış açısındaki ayrıcalık, halkın şahsı ve partisine gösterdiği teveccühle sınırlı değildi.

Daha nice özellikler, onun bu kente değişikli nazarla bakmasında etken olmuştu.

Bu vesileyle, kendisiyle 2 kez röportaj yapma imkanı bulan gazeteci olarak sormuştum.

İlki Cumhurbaşkanı olduğu süreçte Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin bir akademik açılışındaydı.

Dedim ki;

Sizin Muğla’ya özel ilgi ve sempatiyle baktığınızı biliyoruz. Nedenini söyler misiniz?

Bir kere çoğu insan bilmez. Ben bir sömestir çatısı, damı akan Muğla Ortaokulunda okudum.

O nedenle bu kente bakış açım, yıllarca diğerlerinden farklı olmuştur.

Sonra diye devam etti Demirel.

Muğla halkı, her seçimde bizlere destek verdi. Hiçbir zaman oyunu esirgemedi. Bizde bunun karşılığı olarak imkanlar ölçüsünde Muğla’ya bir şeyler verdik.

Bir şeyler dediği 257 virajlı Gökbel Yolu, Sakar Geçidi, Dalaman ve Milas-Bodrum havaalanı, onca köyün susuzluktan kurtarılması birkaç örnekti.

Demirel’in Muğla aşkının çok belirgin olduğunu gösteren daha nice ayrıcalıklar vardı ki, gerçekten takdir etmenin ötesinde irkilmemek elde değil.

Yıllar öncesinde bizatihi tanık olduğum bir olay her şeyi açıklıyor.

Epey zaman önce AP’den Köyceğiz Belediye Başkanlığına seçilen Mehmet Özkaya’nın vefatı üzerine Muğla’ya gelmişti.

Cenazenin Köyceğiz’de defin işlemlerinden sonra AP’nin önde gelen isimlerinden Köyceğiz/Döğüşbelen Muhtarı Yaşar Kuşkonmaz, Demirel’i köyüne davet eder.

Bu tür dostluklara çok önem verdiği bilinen Demirel muhtarı kıramaz ve Döğüşbelen Köyüne gider.

Rahmetli Köyceğiz Belediye Başkanı Mehmet Özkaya, dostum olduğu için bende aynı cenaze törenine katılmıştım.

Döğüşbelen Muhtarı Kuşkonmaz, köy kahvesinde hep birlikte otururken cebinden bir fotoğraf çıkarıp Demirel’e göstermişti. Bu çok zaman öncesinde beraber çekildikleri resimdi. Demirel anında cebinden bir kalem çıkarıp, resmin arkasına tarih atar.

Bu resim çekildikleri tarihtir. Hayranlıkla birbirimizin yüzüne bakmıştık.

O zaman anladım ki, Demirel korkunç hafızaya sahiptir vurgusu gerçekti.

***

Aradan yıllar geçer.

Bir Ankara seyahatimde kendisinden randevu alıp, yeni söyleşi gerçekleştirmiştim.

O süreçte siyasetle pek ilgisi yok gibi görüş hakim olsa da DYP cephesi sıkıntılıydı. Zira onun parti genel başkanı Tansu Çiller’e destek vermediği iddiaları vardı.

Çok yakın dostu, partisinden 2 kez Muğla milletvekili seçilen Latif Sakıcı ve diğer milletvekilleri İrfettin Akar ve Mustafa Dedeoğlu’nun da olduğu ziyarette sormuştum.

DYP sizin kurduğunuz parti olmasına karşın, genel başkan Tansu Çiller’e destek vermediğiniz söylentileri var. Doğrumu?

Böyle bir şey olabilir mi? DYP benim kurduğum parti. İnsan evladına farklı nazarlarla bakabilir mi?

Bu şekilde açıklama yapsa da, her ne hikmetse Çiller’e bir konuda alınganlık gösteriyordu. Partinin ön saflarında bulunanların genel kanaati de bu yöndeydi.

Ama ne olursa olsun realite oydu ki 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, yaşamı boyunca çok sıcak yaklaşımlar içerisinde olduğu illerden biri Muğla idi.

Bu nedenle onun aramızdan ayrılıp ebediyete intikal etmesi, çoğu kesim gibi zamanla mensubu olduğu partinin Muğla’daki taraflarını derin üzüntülere sürüklemiştir.

Toprağın bol mekanın cennet olsun Cumhurbaşkanım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.