Kahvaltının Parası Nereden Karşılanmış?

Bu haber 24 Kasım 2017 - 0:12 'de eklendi ve 1.427 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nde genel sekreter yardımcılığı yaparken aramızdan ayrılan Rahmetli Mevlüt Gökhan Tap’a Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ilgili 6 ay eleştirel yazı yazmayacağıma dair söz verdiğimi sizlerle geçen Salı günü paylaşmıştım.

Elbette “Rahmetliği uğurladık, söz ortadan kalktı” demeyeceğim. Sözümüz sözdür.

Ancak bu arada sizlerden “O kahvaltıda neler oldu, bari onları anlat” diyenler var.

Bu olabilir…

Rahmetli Tap ile başlayalım. Basın kahvaltısının yapıldığı, bir bakıma “yeni binanın” görücüye çıkarıldığı gün Allah rahmetini esirgemesin, hemen polikliniklerin yanındaki “engelli otoparkında” beni Tap karşıladı. Engelli rampası yoktu… Çok üzülmüştü. Hemen bir rampa yaptırdı. O gün akşam eve geldiğimde telefonla arayıp, “Ağabey zeminin kayganlığını gidermek için firmayı bulduk. Bir dahaki gelişinde seni rahat rahat dolaştırırız.” diyordu.

Bir dahaki sefere hastaneyi O “hassas” insanla birlikte dolaşamayacağız, ama ne zaman hastaneye gitsem ilk aklıma gelen olacak…

 

xx        xx        xx

Önceki yazılarımdan birinde belirttiğim gibi o gün hastanenin poliklinikler kapısından içeri bir adım atıp gerisin geri dönmüştüm. Çünkü zemin benim için fazlasıyla kaygandı ve düşmekten korkmuştum. Şehre dönmek üzere iken rahmetli Gökhan Tap beni otomobilde yakalamıştı.

Bir koltuğumda kızım, bir koltuğumda Gökhan toplantı salonuna ulaştık…

Bilgilendirme Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Rıza Murat Himoğlu ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan ve T.C. Sağlık Bakanlığı Muğla Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ümit Başar Semiz tarafından bilgilendirildik.

Gözüm İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin’i aradı. Yoktu. Bence olması gerekirdi.

Çok soru sordum kahvaltıda. Zaten başka soran da yoktu. Benim dışımda sanırım bir tek Mustafa İnci’nin iki sorusu oldu. Benim ilk sorum şöyleydi:

Karşımızda üç kişisiniz. Patron kim?

 

xx        xx        xx

O gün ilk sorumun yanıtı Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Murat Himoğlu’ndan geldi. “Biz de lider yok. Kararları birlikte alıyoruz.” diye karşılık verdi.

Oysa bu hastane, bazılarının hala sandığı gibi bir “Üniversite Hastanesi” değil.

Yani ne kuş, ne deve… Devekuşu demek bile zor…

Hastane “Üniversite Hastanesi” diye anılmakla birlikte, T.C. Sağlık Bakanlığı Muğla Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi’dir… Anlayacağınız Sağlık Bakanlığı’na ait bir hastanedir.

Üniversite’nin Tıp Fakültesi sadece “Tıp öğrencilerinin eğitiminden ve Tıp hocalarından” sorumlu… Hastaneden ise ne Genel Sekreterlik, ne Başhekimlik, ne de Tıp Dekanlığı sorumlu…

Bu aya kadar Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği sorumlu ve patrondu. Ancak Sağlık Bakanlığı yeniden eski sisteme döndü. Sorumlu ve patron yeniden Sağlık İl Müdürlüğü oldu.

O gün Genel Sekreter Himoğlu o kahvaltıyı düzenleyerek, sanki bir anlamda “gövde gösterisi” yapmış ve “Patron benim” demişti.

Çünkü Himoğlu’nun “Sağlık İl Müdürü” olarak atanması bekleniyordu.

Nasip… Öyle olmadı… O gün orada olmayan Sağlık İl Müdürü Cihan Tekin “yeni patron” olarak göreve devam ediyor…

 

xx        xx        xx

Kamu Hastaneleri Birliği uygulamasından önce Sağlık İl Müdürü Dr. İskender Gencer’di. Tıp Fakültesi’nin öğrenci kabul edebilmesi için o günün Muğla Devlet Hastanesi’nin Tıp Fakültesi ile “ortak kullanımı” yönünde yapılan protokole dönemin rektörü Prof. Dr. Şener Oktik ile birlikte imza atanlardan biri de Bakanlık adına Sağlık İl Müdürü Dr. İskender Gencer olmuştu…

Gencer, Muğla Ortak Akıl Birliği (MOAB) toplantılarından birinde bilgi verirken, Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yeni binasının 29 Ekim’de hizmete açılması ile birlikte kendisinin de imzaladığı protokolün bir hükmünün kalmadığını belirterek şöyle demişti:

Şu anda suç işleniyor. Eğitim Araştırma Hastanesi için yeni bina yapıldığına göre, Muğla Devlet Hastanesi’nin bulunduğu yerde faaliyete geçirilmesi gerekir. Hastaneyi kapatıp, Sağlık Bakanlığı’ndan maaş alan personeli, araç gereci götürerek suç işlediler. Protokol Devlet Hastanesi’nin ortak kullanımı için yapılmıştı. Artık bir geçerliliği yok. Yeni bina için yeni protokol yapmadılarsa suç işlemeye devam ediyorlar.

Eski Sağlık Müdürü Gencer’in bu görüşünü önceki yazılarımda paylaşmıştım. Ne anlayan, ne dinleyen oldu… Yeri gelmişti, “ortaklar” karşımda duruyordu…

Suç işlediğinizin farkında mısınız?” ikinci sorum oldu… Tatmin edici bir yanıt alamadım. Murat Himoğlu, suç işlemenin söz konusu olmadığını ve yeni protokole gerek bulunmadığını söyledi…

 

xx        xx        xx

Başta da dediğim gibi eleştirim olmadı. Halen eleştirim ve AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin dediği gibi yeni hastane binası hizmetini itibarsızlaştırmıyorum. Ki hastanenin eksiklerini söylemek “CHP’lilerin kumpası ve bir itibarsızlaştırması” olmamalı… Böyle bir şey olmadı!

İl Başkanı Mete muhtemelen farkında olmadan kendi kendine dedikodu çıkarmış ve Bakanlığının hizmetinin itibarsızlaştırılmasına olmasa da fark edilmezliğine yol açtı.

Toplantının başında, o günkü Hamle’de yer alan “Tıp Literatürüne Geçtik” başlıklı yazıma atıfta bulunarak, “Biz de literatüre geçecek bir taşınma yaptık. Şımartılmayı bekliyorduk.” dedi. Demek ki İl Başkanı Mete’de aynı beklenti içindeydi, ama Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan her vesile ile “Millete efendilik yok. Biz milletin hizmetkarıyız” diyor!

Toplantıda, Başhekim Ümit Başar, “Projeli sağlık tesisi ise de tadilat gerektiriyor. Bu halimizle kalmayacağız. Sizlerin eleştirilerini dikkate alacağız.” derken, Dekan Nevres Hürriyet Aydoğan, “Fiziki anlamda daha kaliteli hizmet vereceğiz. Eksiklerimizi belirledik esasında.” ifadesinde bulundu.

Umarım bu ifadeleriyle İl Başkanı Mete’nin hışmına uğramamışlardır.

Ama biz yine de bir hakkı teslim edelim. O kadar hastanın kazası belasız taşınması gerçekten başarıydı. Kutlamak gerek. Emek verenlere helal olsun…

 

xx        xx        xx

O gün sabah Milletvekili Nihat ÖztürkTıp Literatürüne Geçtik” başlıklı yazımı okumuş ve Murat Himoğlu’nu aramış. Bunu Himoğlu söyledi. Şöyle anlattı:

Bir takım eksiklikler var. Bunların giderilmesi aşamasında zaman kaybetmeden çalışıyoruz. Proje 2010 öncesinden çizildiği için var olan 2. Basamak Hastane’nin devamı olarak düşünülmüş. İnşaat başladıktan sonra planları incelediğimizde ortaya çıkan eksiklikleri bildirdik. Konferans salonu olarak düşünülen J Bloğu Kardiyoloji Ameliyathaneleri, Anjiyo Salonu, Yoğun Bakım üniteleri ve Nükleer Tıp Merkezi’nin bulunacağı alan olarak değiştirdik. TOKİ’nin belki de tarihinde ilk kez böyle bir plan değişikliğine gidildi.  Burada çalışma devam ediyor. Artık yeni hastanemiz il geneline hizmet veriyor. Milletvekili Nihat Öztürk ile bir görüşmem oldu. Eski hastane alanında yeni hastane yapımı için Sağlık Bakanlığından söz aldığını bildirdi. Buraya nasıl bir hastane yapılacağı konusunda net bir bilgi yok. Ancak Sağlık Bakanlığından böyle bir sözün alınması önemli. Özellikle menteşe ilçesinde halkımızın rahatça ulaşabileceği hastane olmasını istiyorduk.

Ben hemen itirazda bulundum. “Biz Butik Hastane istemiyoruz. Devlet Hastanesi’nin faaliyete geçirilmesini istiyoruz” deyip, ardından üçüncü sorumu sordum:

Devlet Hastanesi faaliyete geçince, bu hastanedeki döner sermaye gelirlerinde azalma olacak mı?

Bu soruya da yanıt veren olmadı…

 

xx        xx        xx

Basına verilen kahvaltıyı hemen o akşam sosyal medyada sorgulamaya kalkanlar oldu.

Güldüm… Muğla tuhaflıklar şehri oldu. Kahvaltının parası nereden karşılanmış? Döner sermayeli bir hastaneye sorulur mu? Hem ödenekleri olmaz mı?

O gün kahvaltıda bir de “tanıtım broşürü” dağıtıldı? Kimse de çıkıp “Bu hastane özel hastane mi?” diye, “Hastane hastasız mı kalmış? Reklama ihtiyacı mı var?” diye sormadı!

Broşürün kapağında “Bizimle tanışın, sağlığınızla barışın” sloganı yer alıyordu. Ben buna da güldüm…

Ya Allah aşkına sizinle tanışmayan var mı? Hem sağlığı ile kim darılır ki?

Çok düşündüm, hala anlam veremedim… Ama eleştirmeyeceğim… Eleştiri yok… 6 ay bekleyeceğim…

Ancak Büyükşehir Belediyesine sözüm yok. Otopark sorunu ile ilgili Büyükşehir Belediyesi’ni eleştireceğim. Yarın…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 24 Kasım 2017 / 17:38

Gocuman; Minik Minik Beyinler işte böyle sorular sorar. Kahvaltının parasını sormuşlar?sevgi ve saygı