Kafamıza atom bombası düşmesini mi bekleyelim?!

Bu haber 14 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 1.072 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de özellikle son yıllarda kalite, kaliteli hizmet, kalite güvencesi, kalite halkası, kalite çemberi, kalite yönetimi gibi kavramlarla sık sık karşılaşıyoruz..
Muğla Verimliliğini Artırma Projesi kapsamında, Muğla Valiliği, MPM (Milli Prodüktivite Merkezi), Muğla Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile düzenlenen ve sektörler arası işbirliğinin güzel örneklerinden olan eğitim programlarından, TKY (Toplam kalite Yönetimi) eğitimine katıldım.
Bir arara eğitim  koliktim, ama biraz askıya aldım…
Çok koşturmak, insanı biraz yoruyor.. Bir çok sorumlulukla birlikte olunca, ister istemez koşuşturma içinde oluyorsun, fakat ben yine de yetişmeye çalışıyorum…
Askıya aldım desem de, yine de öğrenme aşkı ve yenileşim tutkusu ben de kolay geçmez…
Hayat boyu öğrenim şart. Örgütler (Organizasyonlar, işletmeler, kurumlar diyebiliriz ) içinde öğrenmenin, örgüt ve öğrenim kültürünün içselleştirilmiş olması ve sürekli öğrenim ile yenileşim sağlanması çok önemli…
Bu yapılabilseydi; ülkemizi, hayallerin ötesine taşıyabilecek bir gerçeklik olurdu..Yani yaşam boyu öğrenim ve yenileşim şart…
“Kalite nedir?” derseniz, müşteri tatminidir..Yani ürün ve hizmetin ne kadar iyi olduğu konusundaki son kararın getirdiği mutluluktur..
Kalite verimliliktir.
Kalite tedbirdir.. Sorunlar ortaya çıkmadan önce çözümleri oluşturmaktır..
Kalite esnekliktir.. Talepleri karşılamak için değişmeyi göze almak ve bu konuda istekli olmaktır..
Etkili olmaktır..
Bir programa uymaktır..
Kalite, insana yapılan yatırımdır..
Kalite, bitmeyen bir süreçtir..
Kalite, gelecektir.. Amaca, kullanıma ve koşullara uygunluktur.. Kısacası kalite mükemmelliktir..
TKY ise (Toplam Kalite Yönetimi), bir organizasyondaki tüm faaliyetlerin sürekli olarak iyileştirilmesi ve tüm çalışanların aktif katılımıyla çalışanlar müşteriler ve toplum memnun edilerek karlılığa ulaşılması olarak ifade ediliyor..
1950’li yıllarda TKY’nin fikir babalarından olan Dr. Deming, Japonya’nın önde gelen iş adamlarına konferans vermek üzere, Japonya’ya davet ediliyor.. Amaçta, savaş sonrası Japonya’yı yeniden imar etmek ve dış pazarlara girmek ve düşük kaliteli ürünlerin iyileştirilmesi için yöntemler geliştirmek..
Dr. Deming, “Eğer ki kendi yöntemlerinizi sürekli geliştirirseniz dünyada kalite devrimi yaparsınız.” demiş ve Japonlara, inanç, azim ve yenileşim yönünde ufuk aşılamıştır..…
Atom bombasını yemiş, yerle bir olmuş ülke insanlarına şu sözlerle hitap etmiş ve Japonların kanına girmiştir;
‘Eğer beni dinlerseniz beş yıl içinde dünyayı yakalayabilirsiniz, dinleyemeye devam ederseniz dünya sizi yakalamaya uğraşır.’ Şimdiki dünya konjonktürüne bakınca da, toplam kalite yönetimi ile devrim yaratıkları aşikardır…
Dr. Deming bu gün Japonya’da, Japon kalitesinin ve Japon mucizesinin mimarı olarak anılan bir Amerikalı…
Acaba, Amerikalılar Japonya’nın bu gelişimi karşısında ne hissediyorlar?!!
Japonlar akıllı, çalışkan insanlar.. Dr. Deming’in başlattığı toplam kalite yönetimini, Kaizen (Japon) ile devam ederek, Dünya lideri oldular….
Niçin biz de olmayalım ki? Kendimize sormamız gerekli bir soru.. Neyimiz eksik ki ?
Dağ yüksekse vadisi de derin olur, yılgınlık yapmadan, sürekli yenileşimle, kafamıza birer atom bombası düşmesini beklemeden, akıllı çalışmayı yücelterek ve her kuruma toplam kalite yönetimini katarak, Japonların yaptıklarının fazlasını başarabiliriz.. 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.