Kadınlarımıza, Üniversitemize Sahip Çıkalım

Bu haber 13 Mart 2016 - 23:58 'de eklendi ve 1.132 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Şaşırtıcı haber başlıklarından “Karabağlar Yaylası nefes alacak” başlığına bir türlü gelemedik. “Gül Gibi Geçinip Gidiyorlar” başlıklı yazımda “Belki haftaya pazartesi günü ele alırız. Karabağlar Yaylası mı, kimler nefes alacak o gün bakarız… (!)” demiştim.

Kadir Tamer arkadaşımın haberine göre, Küçük Sanayi Sitesi Gülağzı Kavşağı’na taşınınca Karabağlar Yaylası nefes alacakmış. Bunun için Gülağzı’nda 100 dönümlük Hazine Arazisi bulunmuş. Bu arazinin kullanılabilmesi için AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk Muğla’dan Ankara’ya giden heyete, bir bakıma CHP’li Belediye’nin projesine önayak olmuş…

Kaç kere oldu onu da bilmiyorum, ben Muğla Milletvekili Öztürk’ü bir kere daha kutluyor ve peşin teşekkür ediyorum.

 

xx           xx           xx

Peşin” çünkü Küçük Sanayi Sitesi yazımı bir kere daha erteliyorum… Bir okurumdan (http://www.avazturk.com/m-haber-7422.html) şeklinde link geldi. Tıkladım, “Muğla’da, CHP’li Belediye’de trilyonluk VURGUN!” başlıklı bir haberle karşılaştım. Bu haberi paylaşmalıyım derken Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü’nden de bir açıklama gelip hepsinin önüne geçti…

Küçük Sanayi Sitesi’ne yine döneriz. Hem bakarsınız Avaz Türk’ün iddiası ile ilgili belediyemizden bir açıklama gelir de o konuyu da ona göre ele alırız. Olmazsa olduğu gibi paylaşırız. Şimdi üniversitemizde yaşandığı iddia edilen olaya bakalım.

Aslında Rektörlükten gelen açıklamayı bu köşeden paylaşmayabilirdik. Çünkü Üniversitenin ve AK Parti Menteşe İlçe Başkanlığı’nın açıklamada bulunmasını zorunlu kılan haber gazetemizin Haber Merkezi’nde “ayakları yere basan bir haber” olarak görülmemişti.

Kasıtlı ve provokatif  bir durum olabilir ve bizde Üniversitemize veya AK Parti’ye yönelik olası bir karalama kampanyasına katkı yapmış olabilirdik…

 

xx           xx           xx

Haberin özeti şu;

İş-Kur marifetiyle Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde geçici de olsa iş sahibi olan S.Y. üniversite personelinden “şefi” olduğunu söylediği M.G. tarafından taciz edildiğini iddia ediyor. M.G.’nin ‘Burada kalıcı olacaksan önce benim olacaksın’ dediğini belirten S.Y. durumu rektör yardımcılarından birine şikayet ettiğini, ama şikayetinin dikkate alınmadığını da iddia eden bir şikayet ve ihbar mektubunu AK Parti Menteşe İlçe Başkanlığına gönderir…

Neden savcılığa, emniyete değil?

Habere yer veren yerel gazetelerden ve internet yayınlarından Oda TV’nin haberlerinden ortalayıp yukarıda özetlediğim haber Oda TV’de “İş-Kur’dan iş bulma karşılığında kadınlarla ilişkiye girdiler.” başlığı atılırken, bir yerel gazetemizde “İş karşılığı birliktelik iddiası” başlığı atmış. Eğer Hamle olarak iddiaları “acaba” deyip, haberleştirseydik bizim başlığımızda “İş karşılığı birliktelik iddiası” olurdu.

Bir yerel gazetemizin de “Üniversite’de taciz skandalı” başlığı atmış olmasına şaşırdım, üzüldüm. Üniversitemizin, dolayısıyla Muğla’mızın bu çirkin olayla anılması doğrusu hoş olmadı

MSKÜ Rektörlüğü’nün ve AK Parti Menteşe İlçe Başkanı Erdoğan Ünal’ın açıklamalarını görünce “Hamle olarak iyi ki bulaşmamışız” demekten kendimi alamadım. “Sorumlu gazeteciliğin” gereğini yaptığı için Yazı İşleri Müdürümüz Kadir Tamer’i kutluyorum…

 

xx           xx           xx

AK Parti İlçe Başkanı Erdoğan Ünal söz konusu yerel gazetelere yaptığı açıklamada “Bize yazılı başvuru yapan bayan için İlçe Başkanlığımızca konunun muhatapları ile görüşülmüş ve iddialar doğrultusunda önlem alınması konusunda talep iletilmiştir.” diyerek, özetle şunları söylemiş;

Partimiz üyesi olan bir Hanım efendiye gerçekleştirildiği iddia edilen bu çirkin olayın sonuna kadar takipçisi olarak olayın aydınlanması için gerekli olan tüm imkanlarımızı kullanacağız. Biz aile değerlerine son derece önem veren bir partinin temsilcileri olarak Muğla İlinde kadına karşı yapılan tüm olumsuz eylemlere karşı durmaktayız. AK Parti Menteşe İlçe Başkanlığı olarak üyelerimize ve diğer vatandaşlara yapılacak her hangi bir haksızlığa suskun kalacağımız düşünülmesin. Başlayacak olan herhangi bir hukuki ve idari sürecin takipçisi olacağız

 

xx           xx           xx

MSKÜ Rektörlüğünden yapılan açıklamada ise söz konusu haberlerin haksız ve gerçek dışı olduğu savunulurken, ismi geçen M.G.’nin Üniversitenin elemanı olmayıp, ihaleyle temizlik hizmeti veren taşeron firmaya bağlı bir temizlik elemanı ve S.Y’nin de 06/10/2015 ve 31/12/2015 tarihleri arasında taşeron firma ile İş-kur arasında yapılan işyeri eğitimi projesi kapsamında (temizlik eğitimi nasıl oluyorsa) çalışmış bir kişi olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verilmiş;

Haberde iddia edilen konularla ilgili olarak bugüne kadar yapılmış bir yazılı başvuru bulunmamaktadır. İddia edilenlerin aksine, S.Y.’nin temizlik işçisi M.G. hakkında, aralarında meşru mesai arkadaşlığını aşan düzeyde ve karşılıklı bir ilişki oluştuğuna dair şifahi bilgi vermesi üzerine, sorun örtbas edilmemiş, aksine ivedi ve kesin bir şekilde taşeron firmadan M.G.’nin aynı gün (01/02/2016 tarihinde) Üniversitemizin talebi ile ilişiği kesilmiştir. İki kişi arasındaki ilişkinin Üniversitemize mal edilmesi hukuka aykırı ve haksız bir iftiradır. Muğla’mızın lokomotifi olan Üniversitemizin bu şekilde maksatlı ve mesnetsiz haberlerle anılmasından tüm çalışan ve öğrencilerimiz adına rahatsızlık duymaktayız. Ayrıca, bu haksız ve gerçek dışı iddiaları gündeme getirenler hakkında gerekli hukuki işlem başlatılmıştır.

 

xx           xx           xx

Haber yapmadığımız halde bu açıklamalarla neden ilgilendik?

Olayın geldiği noktada; Üniversitemiz haksız bir şekilde “toplumsal linçle” karşı karşıya bırakılırken olayın kendisinin; yani tacizin, tacizcinin, tacizci sistemin göz ardı edilip, taciz iddialarından bir tanesinin mekanının olayın öznesi haline getirilmesi karşısında artık bizimde bir sözümüz olmalıydı…

Rektörlüğün açıklaması dikkat çekici…

Mağdur olduğu iddia edilen hanım geçici işçi ve iş süresi biteli neredeyse 3 ay oluyor, ama sesini duyurmak aklına yeni geliyor… Üniversite yönetimine yazılı bir başvurusu olmadığı gibi sözlü şikayeti de Üniversitede çalışma süresi sona erdikten 2 ay sonra Şubat ayında yapıyor. Tacizci olduğu iddia edilen şahısta Üniversitenin elemanı değil, o da bir taşeron işçi.

Ancak vurun abalıya dercesine Üniversiteye yükleniliyor!

Ve o hanım Devlet’in İl Emniyet Müdürlüğü, Cumhuriyet Savcılığı varken, kalkıp şikayet ve ihbarını AK Parti Menteşe İlçe Başkanlığı’na yapıyor!

Bu olayda bir terslik yok mu?

 

xx           xx           xx

Umarım Üniversite Yönetimini veya AK Parti İlçe Yönetimi’ni veya ikisini birden yıpratmak, yok etmek isteyenlerin bir tezgahı ile karşı karşıya kalınmış değildir.

Sakın yanlış anlaşılmasın. S.Y. için “Tacize uğramamıştır” demiyorum. “Uğramıştır” da demiyorum. Bu yargının meselesi… Bizim işimiz “gazetecilik”… Ne yargıç, ne savcı, ne de avukat değiliz… (!)

Üniversite gereğini yapmış, yapıyor da… Hukukta yapacaktır. AK Parti İlçe Yönetimi de gerekeni yapacaktır. AK Parti İlçe Başkanı Ünalİlçe Başkanlığı olarak üyelerimize ve diğer vatandaşlara yapılacak her hangi bir haksızlığa suskun kalacağımız düşünülmesin. Başlayacak olan herhangi bir hukuki ve idari sürecin takipçisi olacağız” diyor. Kendisini tanırım. Sözleri için kutluyorum. Bu konuda gerekeni yapacaktır.

Kendisinin AK Parti Milletvekilleri ve İl Başkanı ile birlikte yapabileceği bir gereken daha olmalı… Taşeron sistemindeki “taciz” ve kadınların her türlü istismarının mercek altına alınması gibi… Bu konuda yaygın bir söylenti var. AK Parti kurmayları bu söylentiden ve bundan zarar gördüklerinin farkında olmalılar… Kendilerine “ güvencesi” verilmesi halinde taşerondaki kadınların çok şey anlatacaklarına inanıyorum…

Seversiniz, sevmezsiniz Kemal Önekli’nin “Bir kadın şeref çağrısı yapıyor, duyun bunu / Haydi arınmak için ayağa kalkalım… / Ahlaksızlığı kimse korumaya kalkmasın…” çağrısına kulak vermekte, kanayan yaraya “dur” demekte ahlaken ve vicdanen yarar var…

Üniversitemize de, kadınlarımıza da sahip çıkalım.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.