Kadınlarımız

Bu haber 08 Mart 2016 - 23:44 'de eklendi ve 1.790 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz gün yani 8 Mart “Dünya kadınlar günü” idi.

Dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlara yönelik olarak çeşitli etkinlikler düzenlendi.

Yaklaşık 10 günlük süreçte de, benzer nitelikte bir takım faaliyetler sürdürülecek.

Kimi yerlerde açık oturumlar tertiplenecek.

Yanı sıra paneller.

Hiç kuşku yok ki bunu anlamı, dünyanın varoluşuna neden kadınların konumu, ilişkin olarak aile ve toplum içindeki yerinin tescilidir.

Bir başka ifadeyle kadınlara yönelik saygının göstergesidir.

Her ne kadar kadınlar, dünya üzerinde konuşlanan 200’ü geçkin ülkeler nezdinde farklı düzeyde sevgi ve saygının muhatapları olarak yer etselerde realite o ki kadınlar, dünyanın varoluş sebebi yaratıkların en makbul olanıdır.

Bunda en küçük kuşku yoktur.

***

Buna karşın zaman zaman ancak! demekten kendimizi alamıyoruz.

Zira, bu konumda olmalarına karşın ne yazık ki birçok ülkede, hak ettikleri değere ulaşamayan bireyler olarak yer almaktalar.

Oysa hep vurgulandığı gibi kadınlar, tereddüde yer olmaksızın, ailenin temel direğidir.

Bu nedenle her vesileyle ve de her platformda, sevgi ve saygının sahipleri olarak konumlanmalılar.

***

Aslında sadece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü değil her koşulda, kadınlara yönelik gündeme getirilmesi gereken o kadar çok ayrıntı var ki!

Özellikle bizim gibi gelişmekte olan ve de gelişemeyen toplumlarda kuşkusuz kadının yeri, mutlak surette irdelenmesi gereken temel bir ayrıntı olarak ön plana çıkmaktadır..

Bu nedenle tasvip edilen ve asla kabul edilemez davranışlar bağlamında gündemde yer etmesi kaçınılmazdır.

Kaldı ki onlar adına yadsınmaz bir paye var.

Kadın Yüce Yaratan indinde müstesna bir yere sahiptir.

Dense ki, en muteber olan.

Kesinlikle abartı olamaz.

O nedenle her kim olursa olsun kabul etmeli ki kadının toplum ve aile içindeki yeri, tartışma götürmeyecek derecede açıktır.

Zaten bu nedenledir ki kadınlar, bizim kadınlarımız, yılın sadece bir gününde değil tüm sene boyunca sevgi ve saygıda asla kusur edilmemesi gereken yüce değerlerdir.

***

Hal böyle iken bazılarımız farklı algılayabilir.

Hatta abarttığımda birleşebilirler.

Bu düşünce ve yaklaşımda olanlara tek bir şey söylenir.

Unutma ki, seni dünyaya getiren bir kadındır.

Bu nedenle hiç kimseye, onlarla ilgili farklı anlamlar yükleme hakkı verilemez.

Hele hele aşağılanamaz ve de hor görülemezler.

Aksi halde kadınlardan öte Yüce Yaratana saygısızlık olur ki asla insanoğluna yakışan davranışlar olamaz.

***

Peki nedendi?

Neden, hem kul hem de Yaratan nezdinde böylesine değerli varlıklar, kimi zaman hor görülür?

Aşağılanır!

Amiyane bir yaklaşımla itilir, kakılırlar!

Oysa tam tersi olmalıydı.

Onlar ki eli öpülesi yüce varlıklardı.

Hep vurgulandığı gibi dünyanın varoluşuna neden olanlardı.

***

Sonra, kadınlara yönelik tutarsız ve de yakışıksız eylemler bu kadar olsa!

İnsanlık dışı muameleye maruz kalmalarına ne demeli!

Daha vahimi, canlarına kastedilmesi!

Nitekim ediliyor.

Son yıllarda kadınlara yönelik işlenen vahşetler gözler önünde.

Hem de birbiri ardısıra.

Zaten yerel ve ulusal bazda yayın yapan medya organlarına yansıyan görüntüler her şeyi açıklıyor.

Hal böyle iken, sormak istiyorum.

Böylesine bir vahşetin mazereti olabilir mi?

Kim bu tür asla kabul edilemez eylemin müsebbibi olabilir?

Üstelik gelişmişlik bağlamında hedef tayin eden ülkemizde.

Ne yazık ki Yüce Yaratanın böylesine müstesna varlıkları adına, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de insanlık dışı eylemlere tanık oluyoruz.

Her şeye karşın bundan böyle yaşanmaması dileğiyle tüm kadınların özel gününü yürekten kutluyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.