KADINLARA BU ŞİDDET NİYE?

Bu haber 09 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 575 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Tüm insanlığı ilgilendiren bir önemli konu var ki, görmemezlikten gelmek olası değil.
Gelemezsiniz. Dünyanın varoluşunda olmazsa olmaz temel olgudur kadınlar.
Evet kadınlardan dem vuruyorum.
Zira bir gün öncesi yani 8 Mart, tüm dünyada “Dünya Kadınlar Günü” olarak tescillenmiştir.
Ayrıntıya girmeden, şu soru akla gelebilir.
Dünya kadınlar günü var da neden erkekler günü yok?
Onlarda Allah’ın kulları değil mi?
Elbette erkekler Yüce Yaratan’ın yarattıkları ama tarih boyunca karşı cinslerine karşı sergiledikleri insanlık dışı davranışlar, böylesine özel bir günün tescillenmesine neden olmuştur.
Günümüzde gelişmiş ülkelerde gözlenmese de gelişmekte olan ve de gelişemeyen ülkelerde kadına uygulanan şiddet hep gündemdedir.
İşte bu yüzden, kendi ülkemiz Türkiye dahil daha nice ülkelerde kadına uygulanan insanlık dışı eylemlerin önlenmesi adına bir takım tedbirler alınmıştır.
Şu sıra Kadından Sorumlu Bakan Fatma Şahin’in öncülüğünde TBMM’de ele alınan konu buna ilişkindir.
***
Aslında Bakan Şahin’in eğilimleri doğrultusunda sürdürülen girişimlerin tarihi çok eskilere dayanmaktadır.
19.yüzyılın başlarında yani 8 Mart.1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde oldukça kalabalık dokuma işçileri, daha iyi koşullarda çalışmak gayesiyle greve gitmişlerdir.
Ne var ki dönemin iktidarı buna izin vermez. Dolayısıyla polislerle işçiler karşı karşıya gelir. Çıkan arbede sonucunda, aralarında kadınların da bulunduğu 129 kişi hayatını kaybeder.
Tüm dünyada önemli etki yaratan bu olay sonrasında 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2.Enternasyonele bağlı kadın toplantısı düzenlenir.
Aralarında Almanya Sosyalist Parti önderlerinden Clara Zetkin de vardır.
Zetkin 8 Mart tarihinin 1857 yılında ölen kadınların anısına Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması önerisini getirir. Ve öneri oy birliğiyle kabul edilir.
İşte her yıl 8 Mart tarihinin Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasının tescillenmesinde ABD’nin New York kentinde meydana gelen bir olayın etkisi vardır.
Peki buna karşın kadına şiddet önlenmiş midir?
Ne yazık ki kendi ülkemiz dahil birçok ülke adına olumlu cevap verebilmek olası değil.
Bugün birçok gelişmiş ülkede kadın hakları önemli gelişmeler kaydetmiş olsa da ülkemiz ve gelişmekte olan ülkelerde kadın hakları,  ne yazık ki istenen seviyeden oldukça uzaktır.
Özellikle son yıllarda kendi ülkemizde kadına şiddet artarak devam etmektedir. Yanı sıra hala kadın cinayetlerinin önüne geçilememiştir.
Hal böyle olunca ortaya çıkan realite, kadını koruma yasalarının çıkarılması ve uygulamaya konulmasıdır.
Bu da yetmez.
Kadın danışma merkezleri ve kadın sığınma evleri sayısının artırılması gerekmektedir.
Zira, ülkelerde şiddet gören, sokağa atılan, kötü muameleye maruz kalan kadın sayısı azımsanmayacak kadar fazladır.
***
Ne yazık ki Allah’ın en sevgili kulları arasında yer alan kadınlara, Türkiye’nin dahil olduğu birçok ülkede insanlık dışı muamele reva görülmektedir.
Oysa, kadınların nasıl bir varlık olduğu çok özlü sözlerde saklıdır.
Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, bakınız kadınlarımızla ilgili görüşlerini nasıl ifade ediyor.
Ey kahraman Türk Kadını.
Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere sürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez.
Bir dünya düşünürü Pam Brown da diyor ki;
Kadınlar dünyada 2.sınıf yaratıklar olarak görülürler. Ama dünyayı bir arada tutanlar da onlardır.
Bilmem, kadınlarımızın nasıl yüce varlıklar olduğu bağlamında fazla söze hacet var mı?
Öyleyse onlara uygulanan bu şiddet niye?
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.