Kadınlar ve Kent Konseyleri

Bu haber 10 Nisan 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.364 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Geçen ay basında “Menteşe İlçe Kent Konseyi Engelliler Meclisi Kuruldu” başlığı ile yer alan habere hem sevindim, hem üzüldüm…

Üzüldüm; çünkü hem engelli, hem de gazeteci olarak benim böyle bir gelişmeden “basın yoluyla” haberdar olmam hiç de hoş değildi! Sevindim; çünkü Muğla’da iki ayrı derneğe sahip olan engelliler Kent Konseyi Engelliler Meclisi’nde bir araya gelmiş oldular.

Kent Konseyi’nde Engelliler Meclisi’nin oluşmasından bir süre sonra 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde “Muğla Zihinsel Engelliler Derneği”nin Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi gençlerle 1. Geleneksel Otizm ve Spor Şenliği’ni gerçekleştirdiler. Çok güzel oldu… Ama aynı gün Muğla Engelliler Derneği’nin de etkinlik yapması şaşırtıcı oldu! Destek vermek için yapmış olabilirler, ama Muğla Zihinsel Engelliler Derneği flaması altında olmak yakışırdı… “Rol çalar” duruma düşmemek gerekirdi…

xx        xx        xx

Ben engelliyim, ama bir engelli derneğine de üye değilim. Gazeteciyim, ama uzun yıllardır Muğla Gazeteciler Cemiyeti’ne de kayıtlı değildim. Yeni kurulan Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’nin kuruluşuna sadece ‘kurucu üye’ olarak katkı vermeyi uygun gördüm.

Menteşe Belediyesi yöneticileri veya Menteşe Kent Konseyi yöneticileri beni genel kurula “Muğla Engelliler Derneği” yöneticisi veya üyesi olmadığım için çağırmamış olabilirler. Ancak “engelli bir gazeteci” olarak hiç değilse “haberciliğimden” yararlanmak için çağırmalarını beklerdim.

Galiba ne gazeteci ne de engelli olarak görülüyorum. Muhtemelen cüzamlı gibi görülüyorum, korkuyorlar! Korkmakta haklılar, çünkü her türlü vesayetin ve statükonun dengesini, ahengini bozarım… (!)

xx        xx        xx

Peki ya çağrılsaydım?

Seve seve giderdim. Sorarlarsa yanıt ve istemeseler de haber desteği verirdim. Konseyde yer alabilme koşullarım olsa da yer almazdım!

Çünkü Kent Konseyleri’ne, en azından Belediye Başkanlarının vesayeti altındaki Kent Konseylerine inanmıyorum… (!)

Çünkü konseyler, kimi yerde İlçe Kaymakamı, çoğu yerde Menteşe’de olduğu gibi Belediye Başkanı vesayetinde!

xx        xx        xx

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün 15 yıllık “Muğla Belediye Başkanlığı”nın son 10 yılında (aşağı yukarı) Kent Konseyi vardı. Kurucu Başkanı sanıyorum Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Muammer Tuna idi… Kadın Meclisi Başkanı Av. Sevinç Göçügenci… Yanılabilirim de, önemli değil…

Sonra yönetime; Kent Konseyi Başkanlığı’na Op. Dr. Naki Bulut, Kadın Meclisi Başkanlığı’na Doç. Dr. Özlem Şahin geldi.

Sanıyorum şimdi Muğla Kent Konseyleri Birliği de var. O birliğin başkanlığını da Op. Dr. Naki Bulut yönetiyor.

Sevgili Naki Bulut’un sesini Muğla Tabip Odası Başkanı iken çok daha fazla duyuyorduk!

xx        xx        xx

Gündemde genel seçim olduğu için tek bir soru sorayım:
Muğla’da en az 15 yıldır siyasete kadın eli değmiyor. Düne kadar (kapanırken CHP’nin iktidarda olduğu) İl Genel Meclisi’nde bir tek kadın meclis üyesi olmadığı gibi, bu gün de CHP’nin iktidarda olduğu Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bir tek kadın üye bulunmuyor.

Muğla parlamentoda en son dönemin ANAP Milletvekili Dr. Lale Aytaman tarafından temsil edilmişti. Bir daha kadınları listelerin seçilebilir yerlerinde göremedik… CHP’de ilk 6’da yoktu!

Neden?

Hayır, sorum bu değil. Sorum; Bu güne kadar siyasete kadın elinin değmesi için ne yapıldı? Muğla’dan parlamentoya bir kadın milletvekili gönderilebilmesi için Kent Konseyleri ne yaptı?

xx        xx        xx

Elbette Kent Konseylerinin kadınların parlamentoda veya şehirlerin parlamentoda bir kadın tarafından da temsil edilebilmesi için bir görevleri yok. Ama Kent Konseylerini oluşturanların oradaki varlıklarının bile bir “sorumluluk” olduğunu düşünürsek, Kent Konseylerinden ve elbette Kadın Meclislerinden kadınların yaşamın her alanında temsilini de “dert edinmelerini” beklememiz yanlış mı olur?

Ki Kent Konseyleri ve Kadın Meclisleri Muğla’daki sivil toplum örgütleri içinde “deneyim, bilgi ve birikim” bakımından en güçlü yapılar…
Elbette biliyorum, Muğla Kent Konseyi Kadın Meclisi 4 Nisan Cumartesi günü ilçelerin kadın meclisleri ile birlikte Bodrum’da bir araya geldiler ve orada yayınladıkları basın bildirisinde 7 Haziran’da yapılacak milletvekili seçimlerinde kadın adaylara yer verilmesi için çağrıda bulundular…

Bu mu?

xx        xx        xx

CHP Muğla’da bu defa listenin kontenjana kapattığı 2. sırasına yine bir erkeği; Konyalı Ömer Süha Aldan’ı getirdi. Neden? Kendisinin 24. Döneminde ne hayrı görüldü ki, 25. dönemde ne hayrı umuluyor?

Muğla sesini yükseltmedi. CHP tabanı haykırmadı… CHP’li kadınlar kendi içlerinden çıkan bir genç kadın Parti Meclisi Üyesi Rana Bozkurt’u yalnız bıraktılar!

Hiç değilse Kent Konseyleri, Muğla’da Kent Konseyleri Birliği’nin oluşmasına öncülük eden, Türkiye Kent Konseylerini Datça’da buluşturan kontenjan adaylarından Nazmiye Halvaşi’ye sahip çıkabilirlerdi!

Demokrasinin, Cumhuriyetin önde gelen kalelerinden biri gösterilen Muğla’da CHP’nin Milletvekili Aday Listesinde bu dönem de bir tek kadın yok!

MHP’yi sormayın, han ve hatun sözcüklerini yan yana koymayı sevseler de “erkek” parti…

AK Parti Muğla’da sadece beklenmedik sıralaması ile değil, 3. ve 6. sırada iki kadına yer vererek şaşırttı.

Bir de CHP Büyükşehirlerde ilk sıranın kadınların olduğunu söylemişti. Öylede yapıldı.  Muğla’da neden böyle oldu dersek, Muğla galiba CHP Genel Merkezi’nden Büyükşehir görülmüyor!

xx        xx        xx

Kent Konseylerine yarın da devam edebiliriz.

Menteşe Kent Konseyi Engelliler Meclisi’ne dönelim…

Ben bu köşeden engelli meselesi üzerine daha yoğun bir şekilde neredeyse 10 yıldır yazıyorum. Bazı yazılarıma “Engelsiz kent Muğla” başlığı da attım. Öyle olduğu için değil, öyle olmasını istediğim için! Ama olmadı…

Muğla için hep “Kültür Kenti Muğla” denir. Oysa kentlerin kültürü kaldırımları ile ters orantılıdır. Bir kentin kültürü yükselirken kaldırımı alçalır, kaldırımı yükselirken kültürü alçalır. Ama umutluyum…

Artık “Menteşe İlçe Kent Konseyi Engelliler Meclisi” var.

Kaldırımlarda tekerlekli sandalye ile bisiklet yolunun yan yana olamayacağını anlatacaklardır. Kaldırımların tesviyeli hale getirilmesini; kaldırım rampalarının kaldırım içinde nizami yapılmasını ve resmi kurumların rampalarının, asansörlerinin kullanışlı olmasını; şehir merkezindeki kafe-bar-restoranların engelli tuvaletine (zeminde) sahip olmalarını; park ve mesire yerlerindeki mobilyaların engellilere göre düzenlenmesini; engelliler için ayrı özel park tesis edilmesini sağlayacaklardır.

Daha başka yapılabileceklerde var… Bu kadarı olsun yeter…

Henüz gerçek anlamda ‘Kültür Kenti Muğla’ olamasak da, “Engelsiz Kent Muğla” demeye başlayabiliriz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
menderes ÇETİNÖZLÜ 10 Nisan 2015 / 18:40

YÜREGİNE SAGLIK ÖZCAN KARDEŞİM YAZINDAN DOLAYI TEŞEKÜR EDERİM