Kadının adı siyasette yok

Bu haber 07 Mart 2014 - 19:48 'de eklendi ve 482 kez görüntülendi.

sevinc65165165Muğla Barosu Kadınların İnsan Hakları ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Komisyonu Başkanı Avukat Sevinç Göçügenci, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili olarak bir basın açıklaması düzenledi.

Kadir Tamer

Muğla Barosu Kadınların İnsan Hakları ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Komisyonu Başkanı Avukat Sevinç Göçügenci, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili olarak bir basın açıklaması düzenledi.  Göçügenci açıklamasında, “Senede bir gün 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor ve 9 Martta yine kadınların haksızlıklarla dolu dünyasına dönüyoruz dedi.

Kadın istihdamının düşük, sosyal güvenceleri olmadan çalıştırıldığına dikkati çeken Sevinç Göçügenci, “Konumuz kadın. Sular yine alabildiğine sığ, kafalar başka hiçbir konuda olamayacak kadar karışık. Kadın ve erkek var olduğu günden buyana onların ortak yaşam alanı olmasına rağmen dünya erkeğin etrafında dönmüş, erkek merkezli hayat da kadını erkeğin bakış açısına göre şekil almaya zorlamıştır. Yıl 2014 Türkiye’de milyonlarca kadın okuma, yazma bilmiyor, eğitimde fırsat eşitliği yok, kız çocuklarının okula gitme oranı halen yeterli seviyede değil. Kadın istihdamı düşük, sosyal güvenceleri olmadan çalıştırılmakta. Kadın emeği daha düşük ücretlendirilmekte, çalışan kadın için çocuk bakım hizmetleri de yetersiz kalmaktadır. Kadınlar kayıt dışı sektörler de veya ailede geçici gündelik olarak çalıştırılmakta çoğu zaman emekleri ücretlendirilmemektedir. Türkiye’de kadınların korunması ile ilgili çalışmalar olumlu sonuç vermemiş, her tarafta kadın-erkek eşit olacak demişler, kadına yönelik pozitif ayrımcılık demişlerdi, o günden sonra 10 yıllık dönemde kadına şiddet bin dört yüz (1400) artarak manşetlere taşınmıştır. Zihniyet sorunu çözülmedikçe düğmelere butonlara basarak kadını korumamız mümkün değildir” dedi.

Her beş kadından biri cinsel tacize veya tecavüze uğradığını kaydeden Göçügenci açıklamasına şöyle devam etti:

“Ülkemizde fuhuşa sürüklenen kadınların, kız çocuklarına cinsel istismar vakalarının sayısı her geçen gün artmaktadır. Töre cinayetleri utanç verici yüzünü bizlere göstermeye devam etmektedir. Kadın medeni halinin değişmesi ile soyadını değiştirmek zorunda kalmakta, kimlik sorunu yaşayarak yine mağdur olmaktadır. Kadına yönelik ayrımcı yasalar kadını dezavantajlı grup haline getirmekte, ötekileştirmektedir. Türkiye’de son dört yılda çocuk gelinlerin sayısı artmıştır. Her dört evlilikten birinde çocuk gelin mevcuttur. Çarpıcıdır ki 18 yaşından küçük kızlarını evlendirmek için dava açan aile sayısı bir önceki yıla göre yüzde 100 artmıştır. Kadınların karar mekanizmalarına katılma oranı düşüktür. Kadınların gerek yerelde, gerekse genelde dün olduğu gibi bugün de siyasette adı yok. Yerel yönetim seçimlerinin yapılacağı 8 Martlara rastlayan bu dönem tüm partilerin listesinde Kadın Başkan, Belediye Meclis üyeleri yok denecek kadar az. Bazı kadın meclis üye arkadaşlarımız seçilebilir sırada değiller. TBMM’de de durum aynı. Biz kadınlara Atatürk’ün verdiği haklar ve seçilme hakkı kullandırılmıyor. Toplumsal kalkınma kadın erkek birlikte gerçekleştirilebilir. Kadınlarını geri bırakan toplumlar geri kalmaya mahkumdur. Tüm sorunlara karşı mevzuat düzenlemeleri pek tabi önemlidir. Ancak tarih bize mevzuat düzenlemelerinin tek başına yeterli olmadığını göstermektedir. Toplumsal cinsiyet bakış açısının hakim olduğu bir düzende uygulamada yetersizlik olduğu sürece kadının kadın olmasından dolayı yaşadığı sorunlar devam edecektir. Örneğin 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun 08 Mart 2012 tarihinde kabul edilmiş, kanunun kabulünü izleyen nisan ayında ise yönelik şiddet vakaları 2012 yılının ve bugüne kadar en yüksek oranına ulaşmıştır. Şiddetsiz yaşam haklarına saldırılmadığı bir dünyada yaşanmasını istiyoruz. Bu durumun toplumda kadını güçlendirmeden mümkün olamayacağını düşünüyoruz. Güçlendirmek için ne gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyor ve yapılmasını da bekliyoruz. Kadın ve erkeğin eşit, özgür, uygarca ve dayanışma içinde yaşayacağı, sorumlulukların ve hizmetlerin hakça paylaşılacağı 8Mart’lara kavuşmak dileğiyle.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mehmet uysal 08 Mart 2014 / 02:59

siyasi partiler bir mataf işlemiş gibi kadın kotalarını artıdıklarını söylüyorlar.
akp,chp ve mhp nin yanılmıyorsam %33-40 aralığında.
oysa sadece HAK VE EŞİTLİK PARTİSİNDE kadın kotası yoktur.fikrin ilmin cinsiyeti olmaz bunu engellemek yada kotalandırmak ise olsa olsa cehalet olur.
dünyadaki tüm kadınlaın kadınlar gününü canıgönülden kutlarım