Kadın ve çocukların yoksulluğu

Bu haber 13 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.445 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Kaynakların ve imkanların eşitsiz dağılımı yaşadığımız yerkürenin önemli sorunudur ve hakkaniyetsiz dağılımı da diğer olayları tetiklemektedir. Bunlar için terör olayları ve çevrenin yok edilmesi insani değerlerin hiçe sayıldığı eylemler diyebiliriz. Yaşadığımız yerküreyi de  sürekli kaosa sokmaktadır. Yoksullukları artırmakta ve de derinleştirmektedir.
Yoksulluk nedir dersek, kazancın temel ihtiyaçlarını yani asgari düzeydeki fiziki ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemesidir. Diğer bir tanıma göre yoksulluk yeteri kadar yiyecek, giyecek, içecek, barınma vb. elde edememe veya az ya da çok açlık çekme durumudur. Bunda da ekonomik nedenler, siyasi nedenler, toplumsal nedenler etkendir.
Günümüzde de yoksulluk kötü ama çocuklar olunca daha bir can alıcı sorundur. UNİCEF’in ‘Dünya çocuklarının durumu raporu’na göre, “Yoksulluğun pençeleri bir aileye uzandığında, bundan en çok etkilenen, en çok zarar gören, yaşama ve büyüme hakları riske atılan yoksulluğun yaşandığı aile içinde çocuklardır.” denmektedir.
Çocuk haklarının ihlalinde de yoksulluk temel etmen olmaktadır.
Günümüzde gelişmekte olan ülkelerde doğan her 10 çocuktan 4 aşırı yoksulluk içinde dünyaya gelmektedir.
Yoksulluğun  etkileri çocuklarda anne karnında aşlamaktadır. Yoksulluk çeken anne, dengeli ve sağlıklı beslenemediği için karnındaki bebeğinin sağlıklı gelişimini sağlayamaz, bebek düşük doğum ağırlıklı dünyaya gelir. Yaşamın ilk günlerinde yoğun yaşam  mücadelesi  verir.
Yoksulluğun çocuklar üzerinde yansımaları her dönemde fazlacadır, yeterli gıdaya erişememek ve sağlıklı gelişme sorunlarına etkendir. Ayrıca da yoksul çocuklar kısa boylu ve bodur olmaktadır. Yoksulluk, beslenme yetersizliğinin etkileriyle yetersiz immünsistem  hastalık ve ölümlerinin yüksek düzeyde seyretmesinin temel nedenidir.
Yoksulluğun etkileri çocuklarda onarılamaz gerçekler yaratmaktadır. Yoksulluğun iyi bilinen etkilerinden birisi de çeşitli psikososyal sorunlara yol açmasının yanı sıra zihinsel gelişmeyi olumsuz etkilemesidir. Çocuklarda öğrenim güçlüklerine neden olmaktadır. Beyin gelişimi özellikle anne karnında ve doğumdan sonraki ilk beş yılda oluşur. İnsanın yaşam boyu kullanacağı becerileri, öğrenme kapasitesi, çevreyle ilişki yetenekleri ve kişiliği de beyin gelişimi ile bu yıllarda oluşur. Görüldüğü gibi olumsuz etmenler çocuklarda öğrenim güçlüklerine neden olmakta ve geleceğimizin mimarı olacak çocuklarımızdan çok şeyler beklerken onları topluma vasıfsız sıradan bireyler olarak yaşamlarını sürmesine neden olacağız. Vasıflı yönlerini kullanan ve üreten toplum bireyi olamayacaklardır. Kısacası refah toplumu olmamızda etken olamayacaklardır.
Yoksulluğun çocukların yaşamları üzerinde sarsıcı etkileri de vardır. Yoksulluk içindeki çocuklar kültürel ve sosyal faaliyetlerden yararlanamazlar ve entelektüel anlamda da iyi yetişmiş, sosyal birer birey olamazlar.
Yoksulluk, dünya çocuklarını eğitim imkanlarından da yoksun bırakmaktadır. Yoksul çocukların aileleri çocuklarını eğitim masraflarını karşılayamadıkları için okula gönderememekte. Yeterli eğitim ve donanımları olmadıkları için ileride yoksul erişkinler olmaktırlar ve bu yoksul erişkinlerimizde çocuklarına yoksulluk sunmaktadır.
Ülkemizde de artan gelir eşitsizliği sonucu yoksulların sayısı giderek artmaktadır. Çocukların yoksulluğu hem çağımızın en önemli sorunu hem de “insanlığın utancı” sayılmalıdır. Gerekli yasal düzenlemeler ile yoksulluğun çocuklar üzerindeki kalıcı etkilerini ortadan kaldırmak olanaklıdır..
Sonuç olarak yoksullukla etkin çalışmalar yürütmemiz gerekmektedir.
Önerilerimiz;
* Ülkemizdeki işsizliği azaltacak ve toplumsal eşitsizlikleri düzeltecek bir sosyal programlar olmalıdır.
* Kaynakların kullanımında en dezavantajlı olan çocuklara öncelik verilmelidir.
* Annelere kültürel ve sağlık bilgi düzeylerini artırıcı eğitimler verilmesi, ayrıca da annelerin evlerinde çocuklarına bakarken ekonomik girdi elde edecek el sanatlarını yapması konusunda eğitim ve örgütlenmede destek olmalıdır sivil toplum kuruluşları..  
* Ülkemizdeki temel sağlık hizmeti sistemi güçlendirilmeli ve koruyucu hekimlikle birlikte çocuklar için entelektüel gelişimi destekleyen projeler hayata geçirilmelidir.
* Başta düzenli geliri olmayan aileler olmak üzere devlet doğan bütün çocuklara koşulsuz ve karşılıksız sağlıklı gelişiminin sağlanması için etkin çalışmalar yapılmalıdır.
* İlk öğretim okullarında kaynağı devlet tarafından sağlanan beslenme programları (Okul Sütü Projesi, öğle yemeği gibi uygulamalar) uygulanarak yoksul çocukların beslenmelerinin düzeltilmesine bir araç olarak kullanılmalıdır.
* Yerel yönetimlerde etkinliklerinde çocukları destekleyici projeler üretmeli ve çocuk yoksulluklarının çözümünde  aktif olmalıdır. Çocuklarımız için spor kompleksleri  kurulmalı ve spor yapma olanakları çocuklarımıza sunulmalıdır.
* İlçelerimizden spor komplekslerinin hayata geçirilme çabalarını duydukça mutlu olmaktayız. Toplumun geneline fayda sağlayacak çalışmaları da hepimiz yürekten desteklemekteyiz…
Son söz, ülke olarak çocuklarımıza, gençlerimize, yoksul, eğitimsiz ve işsiz kadınlarımıza  yatırım yaparsak, gelişmiş ülke olma yolunda ve üretken bireyleri bu topluma kazandırabiliriz…..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.