Kadın Vali / Vebal altındasınız

Bu haber 23 Haziran 2017 - 0:29 'de eklendi ve 1.008 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Muğla olarak çok ama çok şanslıyız…

Bu güzel kentte, ikinci kez kadın eli değecek.

Kadın Ana. Kadın Yaratıcı. Kadın Yücelik. Kadın Gelişme.

Kadın Kalkınma. Kadın Bütçe.

Kadın Hakkaniyet. Kadın Başarı.

Kadın asalet.

Kadın Mücadele. Kadın Varlık. Kadın Zeka. Kadın Zarafet.

Kadın Coşku. Kadın Sevecen. Kadın Merhamet.

Kadın Vali.

Cumhuriyet tarihinin ilk kadın müsteşarı olmakla kadınları onurlandıran Esengül Civelek, güzel ülkemin ve güzel Muğla’mızın ikinci kadın valisi oldu.

Biz şanslıyız. Kadın ruhu, kadın çalışkanlığı ve becerisi var ya bu kente çok ama çok iyi gelecektir diye düşünüyorum.

Kadın eli dünyayı okşamalıdır.

Sabiha Gökçen anlatıyor;

Askeri birlikleri teftişlerimiz sırasında yemeğe oturduğumuzda Atatürk bazen 5-10 dakika yemeğe başlamaz, yaveri gelip kulağına bir şey söyledikten sonra afiyet olsun der yemeğe başlardık.

Bir gün bunun nedenini Atatürk’e sorunca “Sen karışma yemeğine devam et” dedi, İyice merak ettim.

Gittim yaverine, “Sen Paşa’nın kulağına ne diyorsun da biz yemeğe başlıyoruz?” diye sordum. Yaver bana gözlerimi yaşartan şu cevabı verdi:
“Birlikteki tüm Mehmetçik yemeğini yedi, şu anda bitirdi. Artık yemeğe başlayabiliriz Paşam.”dedim diyor.

Ne büyük yücelik.

Milletini seven bir liderdi. Lider demek ona basit bir sıfat olur. Atatürk Deha.

Atatürk yücelik.

Atatürk, “Türk Milleti Çalışkandır. Türk Milleti zekidir” diyor ya insanın tüyleri diken diken oluyor. Duygunun yüklülüğü ve manasının yüceliği adeta insanın ayaklarını yerden kesiyor.

Atatürk’ün bu denli milletine ve askerine karşı zarafeti, bana bir konuşmayı hatırlattı.

Hepimizin ailesinde subay var. Mehmetçik var. Büyük bir emekle bu topraklara hizmet ettiler ve etmekteler ki empati yapmadığımız veya yapamadığımız için anlayamıyoruz.

Bizim de var ailemizde asker.

Varlığından gurur duyduğumuz subayımız sürekli dağlarda, bayırlarda, taburda. Anlayacağınız aileden uzakta.

Ben oralarda acaba neler yiyor, nasıl beslenmesini idame ettiriyor diye merak ettim. Bakkal yok, pideci yok. Lokanta yok.

Aldığım yanıt ise gözlerimi doldurdu. ” Mehmetçiğin  karavana yemeği  artarsa yiyorum demişti. Şaşırdım. Neden öyle yapıyorsun ilk başta yesene dediğimde de, olmaz diyor, benim yüzümden askerler aç kalır diye ilk baştan kesinlikle yemiyorum diye söyleyince ürperdim.

Askeriyede vip beslenenler var iken Mehmetçik ne yerse yesin.

Bu kadar kul hakkına inanan ve karavanadan yemek yemek için düşünen ve ince süzgüden geçiren gerçek kişiler vatan sevdalısı olurlar başka bir şey olmazlar.

Manisa’daki askerlerin zehirlenmeleri bana Dokuz Eylül Üniversitesinde öğrenci iken bir öğle yemeğinde tüm öğrencileri zehirlenmesini hatırlattı.

Ben de zehirlendim. Yemekte 2-3 saat sonra başlayan şiddetli bulantı ve kusma. Tüm öğrenciler hastanede yatarak tedavi olduk ve her yatakta 2 kişi öğrenci. Yer yoktu.

Yaşadığım bağırsak krampları ve öğürmeler anlatılır gibi değildi.

Manisa’da ki askerlere yazık.

Hijyen yok. Eğitim yok, yasal zorlayan bir durum yok ver askerin önüne gıdayı.

Bir kez oldu anladık. Psikolojikti.

İkinci oldu anladık. Psikolojikti

Üçüncü oldu. Bir askerimiz öldü ve tüm birlik ölümden döndü.

Mehmetçik analardan alınan bir emanettir.

Bu yaşananların vebalini kimler taşıyacak ki?

Duyun… Vebal altındasınız.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.