Kadın Dostu İl Olmak Muğla’ya Yakışmaz mı?

Bu haber 13 Mart 2015 - 10:06 'de eklendi ve 972 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

 Kadın olmak zor zanaat.

Baskı var.

Şiddet var.

Biz kadınlar erkeklerle eşit şartlarda büyütülmedik ki.

Az konuş, güzel otur söylemleri ile nakışlandık.

Bir kadının başarılı olması, uzaylının dünyaya inmesi kadar sıradışı olarak görüldü.

Karnında sıpa, sırtında sopa dediler.

Elinin hamuru ile erkek işine karışma edebiyatı kutsandı.

Kadının karar alma mekanizmalarında görev alabileceği toplumsal algıya işlenmedi. Üretkenliğimiz ve yaratıcılığımız yok sayıldı. Kadın her işe karışmaz mentalitesi ile ninnilendik, büyütüldük, işlendik.

Eril bir toplumda kadınların basamakları, sanki buz dağına tırmanma maratonu haline getirildi.

Zorlaştırılmış sahalar önümüze konuldu.

Kadının adımları geri vitesli attırıldı.

Bir kadının başarılı olması desteklenmiyor adeta köstekleniyor.

Mesela ben; yerelde köşe yazmamı bile çekemediler.

Fikirlerini nasıl yazar ve eleştirir diye, tek kalemde boğmaya çalıştılar. Sayısız kez, köşe yazarlığımdan dolayı şikayet edildim. Bir kamu görevlisi nasıl yazarlık yapar ki dediler. Ben sadece insan olma haklarımı kullanmaya çalışmıştım. En insani hakkım olan yazma hakkını. Kadın bakış açısını ve algısını dillendirmeye, gündemde varlık göstermeye çalıştım.

Aslında desteklenmem gerekli iken, kösteklemeye çalıştılar. Ben de iman gösterdim ve kesintisiz yazmaya devam ettim.

Kamu kurumuna şikayet edilmem tarafıma yapılan mobbinglerin miheng taşı oldu. Başlangıç itkisi oldu. Olsun.

Yazmayı seviyorum. Yazarak, en demokratik hakkımı kullanıyorum. Kendimi ifade ettiğim kadar, kadınlarımızın duygularına da tercüman olmaya çalışıyorum. Desteklenmem gerekli iken ayaklarıma prangaları vurmaya çalışsalarda yılmadım. Yüreğimden geçenleri, kadın kalbinin hislerini çizikledim.

Kendimi ifade edebilmek gibi bir yeteneğim var iken, neden bundan geri kalmam istenildi. Anlıyorum ki, benim misyonlarımdan bir taneside yazmak. Yazmak…

Yüreğimdeki ATAM;

« …Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insanlardan oluşmaktadır. Olabilir mi ki, bir kitlenin bir parçasını ilerletelim. Diğerini göz ardı edelim de, kitlenin tamamı ilerlemiş olabilsin? Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin? Şüphe yok, ilerleme adımları, dediğim gibi iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve gelişme sahalarında ve yenilikle birlikte mesafe almak gereklidir…. »

Kadınlarımızın ayaklarına  prangaların değilde toplumsal yaşamda liderlik misyonları yakışır.

Hayatta güzel örnekler var. Bu güzeliklerden feyz almak lazım.

Bu ülkede karar alma basamaklarında etkin görevler alan kadınlarımızda bir elin parmakları kadar az.

Bu kent ülkenin ilk kadın valisini ağırlamıştı. Sayın Lale Aytaman… Sayın Esengül Civelek’in, ülkemin ikinci kadın  valisi olarak atanmasına çok mutlu olmuştum. Ve yakında güzel bir gelişme oldu. Son Valiler Kararnamesi ile Talas Kaymakamlığı’ndan Sinop Valiliği’ne atanan Sayın Yasemin Özata, biz kadınların umutlarını yeşertti. Çok önemli bir görev. Kadınların kıyıma uğradığı bu coğrafyada, kadınlarımız adına çok işler başarabilirler. Toplum üzerinden kadına uygulanan şiddetin kırbaçını kırabilirler. Çok ama çok çalışmaları gerekli. Bulundukları pozisyonlarlar önemli ve kadına bakışın algısını değiştirebilirler.

Toplumda kadınlara şans verilmesinin toplumsal bakış açısını nasılda geliştirdiğini görmek adına güzel bir durum.

Toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının kamusal alanda devlet tarafından uygulanması gereklidir. Kadınlarımıza yönelik daha fazla politika üretilip bu politiklaların uygulamasının kamuda hayat bulması gereklidir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği, demokrasinin temel ilkesi olduğu kadar sürdürülebilir kalkınmanında koşullarındandır. Hepimiz bilmeliyiz ki, bir toplumu güçlendirmenin en önemli yolu kadınların güçlendirilmesinden geçer.

Kadınlarımız ülkemizin karar alma mekanizmalarında etkin olsun.

Geleceğimizin şekillenmesinde kadınlarımız hep var olsunlar…

Benim yıllardır kadın dostu il olalım ve bunun için çabalayım diye çağrılarım vardı.

Kadın dostu kentler; kamu, yerel yönetimler ve sivil toplumun toplumsal cinsiyet eşitliğini yerel düzeyde hayata geçirebilmeleri amacıyla üretilen yol haritalarıdır.

Bu konuda bir arpa boyu yol kat edemedik.

Kadın dostu il olmak Muğla’ya yakışmaz mı?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.