Kadem Mete’ye Haksızlık Edildi

Bu haber 13 Şubat 2018 - 23:56 'de eklendi ve 1.520 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

Şöyle bir gözünüzün önüne getirin. AK Parti’yi Muğla’da 15 yıl kim yönetti?

Kongre öncesi İl Başkanı Kadem Mete acımasızca eleştirildi. Hemen herkes O’na yüklendi.

Dünkü yazımı şu satırlarla noktaladım:

Başta kongrenin kazananının muhalefetin ‘oyun kurucusu’ ile Şadi Pirci ve arkadaşları olduğunu söyledim. Bunu yarın ele alalım. Kongreden bir gün önce Yusuf Kayacık’ın, kongrenin ertesi gün de Ozan Balcı’nın paylaşımları oldu. Bugün onları da paylaşmayı düşünüyordum, yarına bırakalım. Kongre öncesi parti içi muhalefet tarafından yerli-yabancı krizi yaratılırken AK Parti’nin Muğla’daki seçim sonuçları ve başarısızlıkları sanki 15 yıldır il başkanı ve milletvekili oymuş gibi Kadem Mete’ye yüklenildi.

AK Parti bu gün Muğla’da başarısızsa, ki başarısız, bunda herkesin payı var. En az paya sahip olan “Atama Bir İl Başkanı” olan Mete’ye 15 yılın faturasını keserek vebalden kurtulmak mümkün mü?

 

xx           xx           xx

Kongreden bir gün önce Yusuf Kayacık şu paylaşımda bulundu:

Çok Kıymetli Dava Arkadaşlarım… Yarın Başbakanımız sayın Binali Yıldırım’ın da teşrifleri ile yapılacak olan İl Kongremiz sürecinde şahsıma göstermiş olduğunuz ilgi ve destek için hepinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum… Süreç sonunda, 27 yıllık siyasi hayatımda öğrenmiş olduğum ‘AHLAKLI ve DÜRÜST SİYASET’ düsturu ile aldığım, İl Başkanlığına aday olmama ve herhangi bir adayın listesine girmeme kararımı siz değerli dostlarım ile paylaşma ihtiyacı hissediyorum…

Bu satırlar yanıltılmış, kırılmış, hüsrana uğramış bir insanın haykırışı… Ben böyle düşünüyorum.

Yusuf Kayacık daha Marmaris İlçe Kongresi yapılırken İl Başkanı adayıydı. Ancak O’nu Menteşe İlçe Başkanı adaylığına yönlendirenler, il kongresi sürecinde dereden geçerken iki defa da at değiştirdiler!

Hesapta yokken Elvan Göçer de arada derede kaynadı…

Ben hala Elvan Göçer’i anlayabilmiş değilim. Bugüne kadar il veya ilçe yöneticiliğine dönük hiçbir çalışman olmamış. Sen milletvekili aday adayısın ve şansın var. Genel Başkanın tensip buyurmamış, ne işin var ilçe yönetim kurulu üyeliğinde, il başkanlığında filan…

Merak ediyorum, acaba İl Başkanı Kadem Mete ile “kişisel meselesi” olan Yılmaz Göçer’in mi yoksa “oyun kurucu”nun mu kurbanı oldu? Yoksa her ikisinin de mi?

 

xx           xx           xx

Kongreden bir gün sonrada Ozan Balcı’nın haykırışı düştü sosyal medyaya. Sosyal medya hesabından paylaşımına “İnsan ancak dostları kadar büyür, dostları kadar gelişir… Dostlarımızın, boyasıyla boyanır, ahlakı ile ahlaklanırız…” diye başlayıp, “Kişinin dostu; aklının kılavuzudur.” diyen Balcı özetle şu ifadelerde bulundu:

Hayallerini, umutlarını, hedeflerini gerçekleştirmene destek veren, seni yüreklendiren, sana omuz veren, seninle aynı yöne bakan, aynı değerlere sahip insanla dost olmalı… Akıllı insan, kime akıl danışacağını bilen insandır… Çünkü gerçek dostlar, insanın ‘hayat sigortasıdır.’ Hayat, yanlış insanlarla harcanacak kadar ucuz değildir… Doğru yolu yanlış insanla yürürsen, yolunu da doğrunu da kaybedersin… Bir insana yaptığın fedakarlık, sevgisini değil de ‘istismarını’ artırıyorsa; bu, onun sadece fedakarlığa layık olmadığını göstermez; aynı zamanda, onun ne kadar ‘ahmak’ olduğunun da göstergesidir… Kendisine yapılan bir iyilik karşısında, teşekkür etmeyen ve kendisinin yaptığı hatadan dolayı, özür dilemeyen insanlardan uzak dur…  Nasıl bir insan olmak istiyorsan, o kalitede ve özellikte insanla dost ol. Çünkü arifle oturan, arif kalkar…

 

xx           xx           xx

Kaç gündür insanlar gerek Yusuf Kayacık’ın haykırışının, gerekse Ozan Balcı’nın özlü sözlerinin kime gittiğini, muhatabını sorguluyor. Yorumlar, yanıtlar muhtelif…

Benim tahminim, muhatap muhalefetin oyun kurucusu…

Yusuf Kayacık’ın paylaşımın altına Ahmet ŞahanYakışmadı” diye not düşmüş. Şahan’ın yakıştıramadığı Kayacık’ın il başkanı adayı yapılmamış olması… Ben de Şahan’ın sözüne karşılık, “Yakıştı… Geç kaldı. Oyunu göremedi… Zararın neresinden dönersen dön kardır…” diye yorumda bulundum. Taner Kapçı, Kayacık’ın kararını Salı günü, yani 6 Şubat’ta aldığını söylerken, Arsal AcarbaşBiz seni inşallah Ankara da görmek isteriz” temennisinde bulunmuş.

Kayacık’ın Ahmet Şahan’a yanıtı “Doğru zamanda, doğru yerde gereği yapılır Ahmet abi” olurken, Arsal Acarbaş’a “Doktorum Allah senden razı olsun” diye olmuş…

 

xx           xx           xx

Doğrusu ben Yusuf Kayacık’ın 6 Şubat’ta, kongreden 4 gün önce il başkanı adayı olmama kararını nasıl alabildiğini merak ediyorum. Çünkü farkında mı bilmem Kayacıkil başkanı adayı” değil, “Menteşe İlçe Başkanı adayı” oldu…

Aslında oraya itildi… Çıkmaz sokağa sokuldu.

Orada kaldı!

Marmaris İlçe Kongresi’ni anımsayın. İki liste vardı. O gün seçileni Kadem Mete, kaybedeni de Nihat Öztürk destekliyordu. Muğla’dan kongreye Bülent Karakuş, Yusuf Kayacık, Celal Karakaş ve arkadaşları da gitmişti. Milletvekili Nihat Öztürk’ün il başkanlığındaki yönetim oradaydı ve varlıkları kaybeden listeyi kazandıramadı…

O günlerde Yusuf Kayacık hal ve hareketleriyle ile aday olacağı izlenimi veriyordu, ama Marmaris kongresinde bile Ozan Balcı’nın adaylığı konuşuluyordu.

Ozan Balcı Marmaris-Menteşe kongreleri arasında adaylığı ilan edilse ve listesini kendisi hazırlasaydı bugün il başkanıydı. Yusuf Kayacık da Menteşe’ye değil de doğrudan ile aday olsaydı, il başkanlığı şansı vardı.

Fena kandırıldılar veya yönlendirildiler… (!)

 

xx           xx           xx

Dünkü yazımda “siyasi mevta mezarlığından” söz edip, bunu yarın konuşalım demiştim.

Mezarlık Marmaris-Menteşe kongreleri arasında oluştu. Ozan Balcı kongreyi kaybetti ama O mezarlıkta sayılmaz…

Mezarlıkta kimler var derseniz, içinde arkadaşlarım var, isim vermek istemiyorum. Doğrusu siyasetten anlayanlar onları biliyor olmalılar… Sadece Yusuf Kayacık, Elvan Göçer, Erdoğan Ünal, Celal Karakaş diyebilirim…

Tabi “küllerinden yeniden doğmak” diye de bir şey var. Üstelik bu siyasette sıkça yaşanabiliyor.

İşte Mustafa Çelebi, Çağrı Alper ve Ziya ErcanKadem Mete listesi ile yıllar sonra yine sahnedeler…

Ben size en iyisi bir fıkra anlatayım. Azrail bir gün bir gencin canını almaya gelir. Genç “Daha 18 yaşındayım. 10 yıl sonra gelsen olmaz mı?” der. Azrail çeker gider, 10 yıl sonra gelir. Genç okumuş pilot olmuş uçağın kokpitindedir. Azrail’i görünce telaşlanır, “Tamam beni almaya geldin, ama beni alırsan uçak düşer. Yolcuların kabahati ne?” der. Azrail şöyle karşılık verir:

Ben o yolcuları seninle birlikte bir araya ne zorluklarla getirdim biliyor musun?

O yolcuların arasında oyun kurucu da var mı derseniz, yok. Galiba dış hatlarda çok yalnız…

 

xx           xx           xx

Gelelim bu kongrenin kazananına. AK Parti’de 10 yıl il başkanlığı veya ilçe başkanlığı ya da milletvekilliği, belediye başkanlığı yapan var mı?

Muğla’da yok. Ancak Muğla’da son 10 yıldır “Teşkilattan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı” görevini yürüten var; Şadi PirciAK Parti kaybetse de, il başkanları kaybetse de O kazanıyor!

Bir partinin bir ildeki başarısında veya başarısızlığında en büyük pay teşkilatlarındır. Teşkilatlar başarısızsa ne milletvekillerinden ne de belediye başkanlarından başarı beklenmez.

Hal böyle iken yüzde 28-yüzde 32 bandındaki Muğla’nın başarısızlık hesabı 10 yıllık “Teşkilat Başkanı” orada dururken, “atama” olarak daha 2 yılını bile doldurmamış olan il başkanından hesap soruldu… Caiz mi, hak mı…

Merak ediyorum, Şadi Pirci’den hesap soran neden yok?

AK Parti’nin 50 kişilik yönetiminde Yürütme Kurulu (YK) çok önemli. Bakalım ortaya nasıl bir YK çıkacak?

Şadi Pirci yine Teşkilatlardan, İl Başkanı Mete “başarısızlıktan” mı sorumlu olacak?

2019 seçimlerinde %30’un altı görülürse. O başarısızlığın küllerinden ne anka kuşları doğar.

———————————–                                    ——————————–

Günün Sözü: Dostlarımızın, boyasıyla boyanır, ahlakı ile ahlaklanırız…

Günün Sorusu: MUSKİ’nin TOKİ Evleri için Yerkesik köylerinin su kuyularına göz diktiğinden haberiniz var mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mehmet kaya 14 Şubat 2018 / 10:14

Muhteşem bir analiz. Labirent gibi. İçerisinde dolaş dolaşa bildiğin kadar. Pirimiz hiç kaybetmez. “Pir” olmak kolay mı? 2019 un mart’ının son pazar akşamı Muğla semalarında nice zümrüdü anka kuşları boy gösterecek. Bugünden öyle gözüküyor.

Reşat Öztepe 14 Şubat 2018 / 16:41

Geçenlerde bir bir ev sohbetinde ayni konu sohbet konusu oldu. amma, Listenin hangisinin bu fıkraya uyduğunu bana söylediler amma ben de kalsın . amma çok güldük. Bir başka arkadaşım da şöyle demiş; Bir Karadenizlinin arkasında Muğlalılar ,Bir MUğlalının arkasıanda karadenizliler var. oldu demiş. gülüştük. Seçim bitti. Başarılar diliyoırum Kadem Başkanım ve ekibine.Ben size en iyisi bir fıkra anlatayım. Azrail bir gün bir gencin canını almaya gelir. Genç “Daha 18 yaşındayım. 10 yıl sonra gelsen olmaz mı?” der. Azrail çeker gider, 10 yıl sonra gelir. Genç okumuş pilot olmuş uçağın kokpitindedir. Azrail’i görünce telaşlanır, “Tamam beni almaya geldin, ama beni alırsan uçak düşer. Yolcuların kabahati ne?” der. Azrail şöyle karşılık verir:

“Ben o yolcuları seninle birlikte bir araya ne zorluklarla getirdim biliyor musun?”