Kadem Mete’de Oradaymış

Bu haber 27 Temmuz 2016 - 23:28 'de eklendi ve 1.183 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dün Vali Amir Çiçek’in Muğla Cumhuriyet Meydanı’nda yaptığı konuşmayı paylaştık. Çok detaylı olmasa da 15 Temmuz gecesini anlatırken Vali Amir Çiçek şöyle diyordu:

“Bütün bunları yaşayan birisiyim.”

O gece bütün olup bitenleri yaşayan elbette sadece Vali Çiçek değil… Orada daha kimler vardı bilmiyoruz. O gece ile ilgili en çok medyada yer alan Milletvekili Nihat Öztürk oldu. Daha çok ondan dinledik. Orada bulunan herkesten dinlemeliyiz.

O gece çok önemli.

 

xx           xx           xx          

Hamle Medya Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Nizamoğlu “Turizm” başlıklı son yazısında “Darbe girişimi günü ya Cumhurbaşkanımıza yapılan saldırı başarılı olsaydı, ülkemiz tam bir kaosa girer, bu utanç Muğla’ya yeterdi” demiş.

İşte o gece bu anlamda çok önemli.

Hayati Nizamoğlu’nun yazısından gördüm. O gece orada bulunanlardan biri de AK Parti İl Başkanı Kadem Mete imiş. Nedense Vali Çiçek gibi o da konuşmuyor. Gerçi detaylarıyla olmasa da Vali Çiçek bu konuda suskunluğunu bozdu. Bakarsınız İl Başkanı Mete’de bozar.

Tabi Milletvekili Nihat Öztürk siyaset adamı, konuşur diyeceğim ama Kadem Mete’de siyasetçi…

O karanlık gecenin yaşandığı 15 Temmuz’dan birkaç gün önce AK Parti İl Başkanı Mete Ankara’dan aramıştı. Müjde vermişti “Başbakanımızla 20 dakika baş başa görüştüm. Turizm konusunda sorun ve çözüm önerilerimizin dosyasını verdim. Dosya içeriğini de madde madde anlattım. Çok faydalı geçti. İnşallah en azından bir iki tanesi bile hayat bulsa kardır” demişti.

 

xx           xx           xx

Kadem Mete ile o gün görüşmemizde başbakan Binali Yıldırım’a teslim ettiği dosyanın içeriğini görüşmek istedim. Kendisinin basına bakışı oldukça farklı. “Öteki gazeteci arkadaşlara ayıp olur. Muğla’ya gelince basın toplantısı yapıp anlatacağım” diyerek detay vermekten kaçınmıştı.

Araya 15 Temmuz girdi.

O basın toplantısı olmadı. O dosyanın içeriğini öğrenemedik. Öğrensek te ne olacak ki, Başbakan Binali Yıldırım’ın işi başından aşkın.

Ancak o dosyanın içeriği her ne ise doğru hazırlanmış bir dosya olmalı. Çünkü Kadem Mete’nin kendisi de turizmci. Kendisinin de eli taşın altında.

Başbakan Binali Yıldırım’ın dediğim gibi mazereti ortada. Ama o sağlam hazırlanmış olsa gerek dediğimiz dosya Turizm Bakanlığı’nın eline verilerek gereğinin yapılması sağlanabilir.

 

xx           xx           xx

Uzun zamandan beri Hamle’de görüyorum. Muğlalılar sadece her akşam Cumhuriyet Meydanı’na çıkıp “Demokrasi Nöbeti” tutmuyorlar. Aynı zamanda sivil toplum örgütleri, meslek odaları, sendikalar açıklamalarda bulunup darbeye karşı olduklarını dillendiriyorlar. Onlardan bir kaçını saymak gerekirse GETOB Başkanlığı, Muğla Spor Kulüp Başkanlığı, Muhtarlar Derneği Başkanlığı, Tes-İş Sendikası Başkanlığı ve diğerleri diye sıralanabilir. Dünkü Hamle’de de İnşaat Mühendisleri Odası’nın açıklaması vardı. Oda Başkanı Alifer Atasever yaptığı açıklamada şöyle demiş:

“Demokratik, özgürlükçü, barışçı, adaletli bir düzene ihtiyacımız var. 15 Temmuz Cuma akşamı TSK’nin içerisinde örgütlenen bir cuntanın darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Halkın iradesi bu darbenin başarısız olmasını sağladı. Şimdi, toplumsal bir akılla bu şer ve darbe ortamından kurtulmak gerekir. Demokrasi karşıtı darbe girişimini kınıyoruz” demiş.

 

xx           xx           xx

Dünkü Hamle’de Muğla Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Gültekin Akça’nın da açıklaması vardı. Akça’da tıpkı geçtiğimiz günlerde Mimar Murat Dere’nin yaptığı gibi, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’den darbe konusunda suskunluğunu bozmasını istemiş. Açıklamasında CHP’lileri demokrasiye sahip çıkmaya davet eden Akça özetle şunları söylemiş:

“Bu hain darbe girişimi Türk demokrasisini ve Türk Milletini hedef almıştır. Yaşanan darbe girişimi sonrasında farklı illerde vatandaşlarımızın tuttuğu demokrasi nöbetlerine farklı siyasi parti temsilcileri ve bazı CHP’li siyasilerde destek verdiler. Muğla’da ise 11 gündür devam eden demokrasi nöbetlerine davetimize rağmen CHP’li Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve CHP İl Başkanı’nın katılımı olmadı. Bu süreçte AK Parti Milletvekillerimiz, İl Başkanımız defalarca toplumun her kesimini demokrasiye sahip çıkmaya çağırdılar. Toplumun farklı kesinlerinin demokrasiye ve milletine sahip çıktığı bu süreçte aynı duyarlılığı CHP’li Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’den ve CHP’li yerel yöneticilerden de beklerdik. Biz Sayın Gürün ve tüm CHP’lileri demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

 

xx           xx           xx

İlk çağrıyı yapan Murat Dereli ne kadar haklı ise AK Parti Grup Başkan Vekili Gültekin Akça’da o kadar haklı. Üstelik bu konuda yaygın bir serzeniş ve sorgulama yaşanıyor. Ancak, Akça’nın açıklaması biraz ağır kaçmış. Elbette açıklamasına CHP İl Başkanı Mürsel Alban bir yanıt verecektir. Ben işin orasına karışmam. Ama bu açıklama ile CHP’lilere haksızlık yapıldığını görüyorum…

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’den elbette bir açıklama beklenebilir. Elbette tüm CHP’liler demokrasi nöbeti için Cumhuriyet Meydanı’na beklenebilir. Ama, işi “Cumhuriyet Meydanı’na gelenler demokrasiden yana, gelmeyenler demokrasi karşıtı” algısına da yol açılmamalı. Bu çok tehlikeli olur.

Hem sormazlar mı; AK Partililerin tamamı o meydana geliyor mu?

AK Parti’nin Muğla İl Merkezi’nde aldığı oyu göz önünde bulundurduğumuzda o meydanın her gece dolup taşması gerekir. Dolmuyorsa gelmeyenler var demek. Gelmeyenlere demokrasi karşıtı diyebilir miyiz?!

Diyemeyiz…

 

xx           xx           xx

Doğrusu bu işe ben de taktım. Acaba dedim, Başkan Gürün bu konuda bir açıklama yaptı da atladık mı diye her yeri araştırdım. Büyükşehir Belediyesi’nin web sitesinde Başkan Gürün’e ait bu konuda bir mesaj bulamadım. Ancak sosyal medyada bir paylaşımda bulunduğunu gördüm. Orada 16 Temmuz tarihli paylaşımında şöyle demiş:

“Ülkemizde dün akşamdan beri yaşanan, Cumhuriyetimize ve kazanımlarına zarar veren gelişmeleri kaygıyla izledik. Gün Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve fedakar Türk Milletimiz tarafından kurulan Cumhuriyetimize, demokrasimize, özgürlüklerimize, parlamenter sisteme, insan haklarına sahip çıkma günüdür. Türkiye darbe girişimlerinden çok çekti, ülkemize geçmiş olsun.”

Görüldüğü gibi Başkan Gürün 15 Temmuz karanlık gecesine kayıtsız kalmamış. Bu konuda bizim de, herkesin de merakı giderilmiş olacaktır. Ancak bu yetmez. Kamuoyu daha fazlasını bekliyor.

 

xx           xx           xx

Başkan Gürün mesajında günümüzün, cumhuriyetimize, demokrasimize, özgürlüklerimize, parlamenter sistemimize sahip çıkmamız gerektiğini söylüyor.

Bu sözün gereği nedir?

Gereği sahip çıkmak. Bunu pek çok yolu var. Cumhuriyet Halk Partisi de öteki partiler gibi, sahip çıkmanın gereğini fazlasıyla yapmıştır. Yukarıda da belirttiğim gibi bunu ölçüsü elbette meydanlara çıkmak değildir. Ancak bugün meydanlara çıkmanın da bir gereği vardır. Bu bir duruştur.

Cumhuriyet Halk Partisi de Taksim’de olduğu gibi Muğla’da da bu duruşunu sergilemelidir.

Elbette o meydanda kim var kim yok hiç birimiz bilmiyoruz. CHP’liler de olabilir. Ama beklenen kurumsal bir duruş. Cumhuriyet Halk Partisi Muğla teşkilatları bunu yapmalı, bir duruş  sergilemelidir.

Özellikle Başkan Gürün kayıtsız kalmamalıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.