“İztuzu ‘Halkındır’ Dedik Kazandık” « Hamle Gazetesi

“İztuzu ‘Halkındır’ Dedik Kazandık”

Bu haber 02 Haziran 2016 - 23:09 'de eklendi ve 1.277 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, İztuzu Plajı’nda işgalci olduğu iddia edilen Dalyan Çevre Turizm Ticaret Anonim Şirketinin (DALÇEV AŞ) buradan tahliyesi tamamlandı.

Basında yer alan ajans haberleri böyleydi. Ama bu doğru bir haber olmadı!

Ben olsaydım habere “Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin, İztuzu Plajının işletmesiyle ilgili özel şirket DALÇEV‘in, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında imzalanan protokolün iptali istemiyle açtığı davayı reddetmesi üzerine Muğla Valiliği harekete geçti. Muğla Valiliği kolluk gücünü harekete geçirerek DALÇEV’in kumsaldan tahliyesini gerçekleştirdi.” diye başlardım.

 

xx           xx           xx

Bu olayda bir önemli yanlışı da çevreciler yaptı.

DALÇEV’in İztuzu Kumsalı’ndaki işgalinin sona ermesi için bir süre önce imza kampanyası başlatan ve daha çok Dalyanlılardan, Ortacalılardan oluşan İztuzu Kumsalını Koruma Platformu (İKUP) 29 Mayıs Pazar günü de kumsalda işgali protesto eylemi gerçekleştirdi.

Ne imza toplamalarında ne de protesto eyleminde bir yanlış yok tabi…

Tersine kumsalın korunması için orada yerel halkında sahiplendiği bir sivil oluşumun bulunması çok güzel. İyi ki varlar…

Ama Valiliğin kolluk gücü marifetiyle DALÇEV’in tahliyesini gerçekleştirdiği 30 Mayıs Pazartesi gününün ertesi günü bazı üyelerinin sosyal medyada “İztuzu ‘Halkındır’ Dedik Kazandık” ve “İztuzu’nda Makus Talihi Yendik” şeklinde paylaşımlarda bulunmaları yanlıştı.

Çünkü kumsal İKUP eylemi nedeniyle değil, mahkeme kararı sonucu işgalden kurtulmuştu… Hukuk alkışlanabilirdi…

 

xx           xx           xx

İKUP için iyi ki varlar dediğim gibi iyi ki Hukuk ta var…

Muğla 1. İdare Mahkemesi’ni alkışlıyorum. DALÇEV firmasının girişimini hukuken yersiz bulup, geri çeviren mahkemenin kararını uygulayan Muğla Valisi Amir Çiçek’i de alkışlıyorum…

Ne oldu şimdi bitti mi? Bitmedi! Çünkü bir yanlış daha var… O da Muğla Valiliği’nin 2 yıl önce “Devlet İhale Kanunu’na uygun olmayan” bir ihale yapmış olması!

 

xx           xx           xx

Bu köşede 17.05.2016 tarihinde yer alan “Üniversite İşgalci Olur Mu?” tarihli yazımda  “Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin tarihi kararı ile İztuzu Kumsalı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne ‘tahsis’ edildi. Bizde ‘Yorgan gitti, kavga bitti’ diyorduk, meğer bitmemiş!” derken, “Valilik’ten Sert Açıklama” başlıklı ve 25.05.2016 tarihli yazımda da şöyle demişim:

Tam da ‘ele güne rezil oluyoruz’ noktasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İztuzu Kumsalı’nı bir protokolle Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne tahsis etmişti. Eğer sinema filmi olsa burada ‘mutlu son’ olarak bitmesi gerekirdi, ama…

(…) Özel firmanın fütursuzluğu mutlu sonla bitti sanılan sinema filmini bir anda dizi filme dönüştürdü. Firma bakanlıkça tahsis edilmiş bir alanla ilgili hak iddiasında bulunarak akla izana uymayan biçimde kaç ay sonra ortaya çıktı…

Firma haklı mı haksız mı bilemeyiz. Ama bildiğimiz bir şey var, o da ‘önemli olanın haklı olmak değil, haklı kalmak olduğudur’…

Bunları neden yazıyorum? Anımsatmak için… Çabuk unutuyoruz.

 

xx           xx           xx

DALÇEV’in yazıp oynadığı, oynattığı dizi film devam ediyor.

Hafta başında Muğla Valiliğinin mahkeme kararı ile kumsalda gerçekleştirdiği tahliyenin ardından DALÇEV A.Ş. yetkilileri, Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. DALÇEV yöneticileri Valiliğintahliye kararı ve işlemi” ile görevini kötüye kullandığını iddia ediyor. İlk tahliye kararını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vermişti. DALÇEV yetkilileri Bakanlık hakkında suç duyurusunda bulunmayı unutmuş olmalı!

Bu dizi film bitmez… Hem Muğla Valiliği, hem Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, hem Dalyanlıları üzmeye devam eden aslında Valiliğin 2014 Haziran’da MUÇEV marifetiyle gerçekleştirdiği “telefonlu ihale”dir!

Nasıl oluyor değil mi? Duyduğumda ben de şaşırmış, anlamakta güçlük çekmiştim.

İşte o ihale DALÇEV’e “bırakılmıştı”… DALÇEV bugün o tartışmalı ihaleyi kazanmış olduğunu göstererek “hak” iddia ediyor. O zaman Valiliğin hak iddiası gerekçesini ortadan kaldırması; yani “Devlet İhale Kanunu’na göre yapılmamış olan ihaleyi iptal etmesi gerekmez mi?

 

xx           xx           xx

Valiliğin, İdare Mahkemesi’nin kararının ardından DALÇEV yetkililerine gönderdiği tahliye kararının gerekçesinde “Suçu önlemek ve toplumsal olayların önüne geçmek” ifadesine yer verilmiş. Yerinde bir ifade…

Ancak DALÇEV A.Ş. yöneticileri anlamak istemiyorlar!

Bilen biri bana anlatsın. DALÇEV A.Ş.’nin hak iddiası gerekçesi ihaleyi Devlet İhale Kanunu’na göre yapmayanlar veya yaptırmayanlar görevlerini kötüye kullanmış olmuyorlar mı?

Evet, bu iş biraz karışık… Aslında öyle görünüyor ama…

 

xx           xx           xx

Muğla Valiliği’nin MUÇEV marifeti ile yaptığı ihale süreci ile ilgili tam bir bilgi kirliliği var.

Bu konuda bilgimi tazelemek istedim. En derli toplu ve objektif bilgiyi Aljazeera Turk’ün internetteki http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/iztuzunda-ihale-tartismasi adresinde Turaç Top’un kaleme aldığı yazıda buldum.

Orada İKUP Sözcülerinden Ortaca Belediyesi Avukatı Berna Ulutaş ihalenin Ortaca Belediyesi’ne haber verilmediğini, kiralamada yasalara uyulmadığını anlatırken, Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilisi Yakup Türkmen’in kendisini telefonla arayıp Muğla’ya davet ettiğini belirterek şöyle demiş:

Görüşmemizde buranın kamu eliyle işletilmesi gerektiğini söyledim. ‘Sen ne kadar verirsin’ dedi. Bende yıllık 1 milyon lira veririz dedim. Bir önceki yıl 867 bin lira ödemişiz. Ancak bunun bir şartnamesi olmalı dedim. ‘Biz, size haber vereceğiz’ dediler. 12 Haziran’da tekrar aradı. ‘Başkan, biz orayı verdik’ dedi. Şirkete bir milyon 50 bin artı KDV’ye verdik dedi. Böyle saçmalık olur mu?

 

xx           xx           xx

Başkan Karaçelikİhale kanununa göre, nasıl ihaleye çıkıldı, ücretler ne oldu, hangi şartname hazırlandı. Bunları biz bilmiyoruz. MUÇEV, biz özel şirketiz, ihale kanununa tabi değiliz diyor. Bakanlık ise, MUÇEV’in günübirlik alanları, kendi personeli ile işletebilir veya 2886 Sayılı İhale Kanunu ile ihaleye çıkmak suretiyle üçüncü şahıslara işlettirebilir diyor. Hani ihale nerede?” diye sorarken, VALİLİK ŞİRKETİ MUÇEV’in Müdürler Kurulu Başkanı, Muğla Vali Yardımcısı Kamil Köten, şirket ve süreçle ilgili özetle şu bilgileri paylaşmış:

(…)MUÇEV, iki özel vakfın ortağı olduğu, kamu yararını amaçlayan özel bir limited şirket. Bunlar kamu vakıfları değil özellikle altını çizelim. Dolayısıyla her özel şirketin olduğu gibi biz de Kamu İhale Kanunu’na tabi değiliz. Özel şirket pozisyonundayız. Serbest şirketler gibi hareket ediyoruz. Özel şirketlerde olduğu gibi esnek bir çalışmamız var ancak kamu yararı ana amacımız. (…) Hem bakanlığa hem de valiliğe başvurularını yapan kişilere ve kurumlara ulaştık. Dört kişiyi biz aradık, iki kişi kendisi duyup geldi. Hiçbir ayrımcılık yapmadan 10 günde bekledik. Yazılı taleplerini ulaştırdılar. Ortaca Belediyesi sadece sözlü teklif verdi, yazılı başvuruda bulunmadı. Bunu da tutanak altına aldık. Daha sonra işletme hakkını, kamu yararını da gözetip en yüksek teklifi veren firmaya verdik. (…)

 

xx           xx           xx

Yorum okurların. Ben sadece soracağım:

Kamu yararına dernek, vakıf olur, şirket olur mu? MUÇEV’i kuran iki vakıftan biri Valilik, öteki Bakanlık bünyesinde değil mi? Değilse MUÇEV’in başında vali yardımcısının işi ne? “Özel şirketlerde olduğu gibi esnek bir çalışmanız varsa ihaleyi neden iptal etmiyorsunuz?

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Suleyman ilter 02 Haziran 2016 / 23:59

Yürekten katılıyorum. Yargı alkiskanmali. Son zamanlarda önüne gelen iki sozculugune soyunuyor.bundan önceki eylemlerde biraraya gelip sözcü seçilir gereken açıklama tek bir ağızdan yapılırdı. Şimdi ağzı olan konuşuyor maalesef.