İyi Tarafından Mı Bakalım?!

Bu haber 05 Aralık 2015 - 1:22 'de eklendi ve 1.094 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Uçaklarının hava sahamızda düşürülmesini hala hazmedemeyen Putin sözünü ettiği yaptırımları birer birer uygulamaya koymaya başladı.

Bundan Türkiye elbette zarar görecek. Doğal olarak Rusya’da zarara uğrayacak.

Her iki tarafta zarar görecek. Ama en çokta Muğla zarara uğrayacak.

Oradan turist gelmeyecek, buradan narenciye ve sera ürünleri gitmeyecek.

Putin tatil için Türkiye’yi tercih eden vatandaşlarına “gitmeyin” dedi, ama şu anda sorun yok. İyi ki uçak yaz ortasında düşürülmedi. Sezon bitti… Beklentiler ise Mart, Nisan’a kadar krizin aşılması…

 

xx           xx           xx

Rusya’nın Türkiye’den narenciye ve sera ürünlerinin ithaline yasaklama getirmesi tehdidi özellikle Fethiyeli üreticiyi kara kara düşündürüyordu.

Putin tehditleri savururken krizin aşılması temennisinde bulunurken hükümetten de çare bekleyen Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, olmazsa Irak pazarına yöneleceklerini söylüyordu.

Irak pazarı orada beklemiyor tabi. Karayiğit o zaman şöyle demişti;

Rusya’ya ihracat yapılamadığı takdirde İran ve Irak’a, Romanya ve Ukrayna’ya ihracat yapabiliriz. Rotayı Irak’a çevirdik. Krizin bir an önce aşılması gerek. Kriz aşılamazsa iç pazarda domatesin fiyatı yarı yarışa düşer. İç pazarda domatesin kilo fiyatının 2 TL’nin altına düşmesi demekse üreticinin mahvolması anlamına gelir. Büyüklerimizden bir an önce çözüm bekliyoruz.

Rusya dediğini yaptı, ama henüz büyüklerimizin bir çözümü yok…

 

xx           xx           xx

Tabi olaya iyi tarafından da bakabiliriz.

Görünen o ki şimdi iç pazarda fiyatlar yarı yarıya düşecek. Hatta düşmeye başladı. Tüketici evine daha çok narenciye, daha çok sera ürünü götürebilecek.

Bu anlamda tüketicinin bayram edeceği söylenebilir!

Ki pazarın ateşi sönmeye başlamış.

Başkasının mutsuzluğundan mutluluk çıkarmak bu olsa gerek…

Birimiz ağlarken birimizin gülmesi hiç hoş değil.

İkimizde gülsek daha iyi olmaz mı?

 

xx           xx           xx

Tabi insan sormadan da edemiyor.

Rusya’ya ihracat yapılırken 5 lira olan domates, ihracat sona erince nasıl 2,5 lira oluyor?

İhraç ürünü elde kalmasın diye.

Bu mu?

Manav esnafının işi kolay… Fiyatı 2,5 liraya düşen domates satışında sürümden kazanır. 2 liradan olsa da kazanır. Ama domates 2 liradan satılınca, satan kazanırken üreten kaybediyor.

Geleceğini tek bir pazara bağlarsan, piyasaların alt üst olması kaçınılmaz olur.

Varsayalım Rusların uçağını düşürmedik, ama bir anda ekonomileri çöktü… Durum yine aynı olmayacak mıydı?

(B) planınız ve hatta (C) planınız nerede?

Başta Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit olmak üzere bütün narenciye bahçesi ve sera sahipleri ve hatta Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) da büyüklerimizden bir an önce çözüm bekliyor!

 

xx           xx           xx

Muğla Valisi Amir Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün büyüklerimiz ne yapabilirler?

Hiçbir şey…

Tunceli’nin Komünist Ovacık Belediye Başkanı ilçenin Hazine arazilerine nohut ekip satarak, ilçenin okuyan gençlerine burs dağıtabiliyorsa, bir Büyükşehir Belediye Başkanı da “sorumluluk” duyarsa çok şey yapabilir, ama neyse…

Milletvekillerimizde büyüklerimiz. Onlar bir şey yapabilirler mi? Kendilerine sormak lazım… Kendisi de Fethiyeli olan Ali Boğa İhracat Genel Müdürlüğü, Dış Ticaret Müsteşarlığı yaparken milletvekili olmuştu. Acaba şimdi “Ben şimdi vekil olsaydım bu sorunu çözerdik” diyor mudur?

Sorun çözmek için ille de vekil olmak gerekir mi?

Ziraat Odaları ne işe yarar bilmiyorum. Elbette Ticaret Odaları da…

Fethiye Ziraat Odası büyüklerimizden, yani Ankara’dan medet umuyor!

Gerçi hala “bal borsasını” faaliyete geçiremediler, ama Muğla Ticaret Borsası’ndan medet umulmuyor?

 

xx           xx           xx

Turizmde de durum farklı değil…

Muğla turizmi geleceğini önce İngilizlere, sonra da Ruslara bağlamış durumda.

İngiliz Hükümeti’nde vatandaşlarına “Türkiye’ye gitmeyin” diyen yok, ama onlarında ekonomisi çok iyi değil!

Eğer Rusya ile aramızdaki kriz Mart, Nisan aylarına kadar aşılmazsa turizmde de yerli turist bayram yapar!

Tabi turizm sektörü tarım sektörü gibi değil. Tarımın ağlayanı yok, turizmin ağlayanı çok…

 

xx           xx           xx

Ekonomiden hiç anlamam, ama yumurtaların tamamının aynı sepete konulmaması gerektiğini bilirim. Üstelik bu kadarını herkes bilir. Ne var ki uygulamada bunu herkesin bildiğini göremiyoruz.

Ortaca’dan örnek verelim… Ortaca bir zamanlar pamuk diyarı idi. Pamuğu kürüdüler, narenciyeyi öne çıkardılar. Sonra “nar” moda oldu. Narenciye bahçesini bozup, nar bahçesi yaptılar.

Buna kim, neden, nasıl karar veriyor bilmiyorum. Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı’nın, Ekonomi Bakanlığı’nın belirlemediği belli…

Ülkemizin başta Muğla ve Antalya olmak üzere turizm merkezlerinde nereye, ne kadar ve nasıl yataklı tesis yapılabileceğine sanki Kültür Turizm Bakanlığı mı karar veriyor?

 

xx           xx           xx

Bunu, bu planlamayı biri yapmalı…

Doğrusu Ankara’nın, yani ilgili bakanlıkların yapması.

Yapmıyorlarsa bu anlamda yetki ya yerel yönetime (Büyükşehir) verilmeli ya da sektörün kendisine…

Böylece kimse ortalık yerde “Büyüklerimiz ya medet” diye ortalıkta dolanmazlar!

Fethiye’nin her yanı yaş sebze serası… Kardeşim camekanın yanına hiç değilse biraz patates, biraz pırasa, biraz enginar, biraz lahana eksen olmaz mı?

Yumurtaların hepsini camekanın (seranın) içine koymanın ne alemi var…

 

xx           xx           xx

Senelerdir bu köşede Soğuk Hava Deposu; Salça Fabrikası, Konserve Fabrikası; Meyve Suyu Fabrikası diye yazarım. Sağır sultanlar duydu, duyması gerekenler duymadı…

İhracat Genel Müdürlüğü yapmış geçen dönemin Muğla Milletvekili Ali Boğa bile duymadı.

Oysa kendisinden Latin Amerika ülkelerinde narenciye bahçelerinin bir köşesinde meyve suyu tesisinin de yer aldığını az duymadım!

Artık birkaç yıldır bu köşede Yerkesik’te kurulmak üzere “Tarıma Dayalı Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi” diyorum.

Birkaç yıldır Muğla Ticaret ve Sanayi Odası da dillendirmeye başladı. Doğru bir projeye sahip çıktılar. İnşallah Ankara da sahip çıkar…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
resat oztepe 06 Aralık 2015 / 19:25

Gocuman; Çok doğru konulara parmak basıpdurusun.Bizim Memlekette bir deyim vardır,dedem böyle yapardı,komşum böyle yapmış,kahvede konuştuğum arkadaşım böyle yapmış, yada rekabet adına o yaptıysa benede yaparım yada yapacağım. Hiç kimsee (Devlet Yetkililerine) sormazlar sorsalar bile uymazlar. sonra da bir terslik olduğunda bu devlet nerede, bu büyükler nerede.akıllanmiyeceğiz vesselam. sevgi ve saygı.