İtirafçı S.Ç. Masal Mı Anlatıyor?

Bu haber 15 Kasım 2017 - 1:48 'de eklendi ve 1.498 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Önceki gün T.C. Sağlık Bakanlığı Eğitim Araştırma Hastanesinde Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Murat Himoğlu’nun misafiri olduk. Kahvaltıda birbirimizi anlamaya çalıştık.

Dünkü yazımda bu kahvaltıdan söz etmemi bekleyenler olduğunu biliyorum.

Ancak ben kahvaltı uzun sürerse diye dünkü yazımı Yazıişlerine peşin vermiştim.

Dünkü o peşin yazımda Milletvekili Nihat Öztürk’ün “Butik Hastane” müjdesini paylaştık. Ben butikten “konfor”u anladım. Demek ki 2019’da şehir merkezinde eskisinden konforlu bir hastanemiz olacak… Butikten kastın ne olduğunu öğrenir, sizlerle onu da paylaşırız.

Bir de eski hastane yerini bağışladığı söylenen Pembe hanımdan ve ölüsü hastane bahçesinin bir köşesinde gömülü babası Koca Mustafa Efendi’den söz ettik.

Bu konuda bilgi sahibi olanların paylaşımlarını bekliyorum.

Dünkü yazımı “Biz hastanemizi istiyoruz, hemen… Pembe hanımın iki eli yakanızda…” diye noktaladım. Milletvekili Öztürk’e hala güveniyorum… 2019’a inşallah diyorum…

 

xx        xx        xx

Önceki günkü kahvaltıda beklentilerimizi anlattık, birbirimizi anlamaya çalıştık.

Ben bir “samimiyet” istedim, bir de “Devlet Hastanemizi”…

Hayır” diyen olmadı. Aslında “Evet” diyen de olmadı.

Yeni hastanede eksikler var. Onlar da kabul ediyorlar. Göç yolda düzelir…

Kazasız belasız bir göç gerçekleştirdiler. Genel Sekreter Dr. Himoğlu benim ameliyatımda uygulanan anestezi yönteminin literatüre geçmesi konusuna atıfta bulunarak “Bizim göç yöntemi de tarihe geçti” diye espri yaptı.

Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yeni yerinde kavuştuğu imkanlarla adından söz ettirecek işler yapacağını, literatürlük yeni mucizeler yaratılacağını da umuyorum.

Onlarda bizden “şımartılmalarını” bekliyorlar. Sayın Himoğlu konuşmasında “Bizi şımartın” diyordu.

Hakkıdır. Haklarıdır. Böyle bir talepte bulunabilirler… Ben de bizim Devlet Hastanesi’ni yok eden bu hizmetin gecikmiş olması nedeniyle özür bekliyorum…

Bu konuyu yarına bırakalım.

FETÖ Muğla Çatı Davası sanıklarından S.Ç., Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeni bilgiler vermiş. Bugün hep birlikte şöyle bir ona bakalım…

 

xx        xx        xx

Muğla’da FETÖ operasyonları sanki hız kesmiş gibiydi.

Önceki gün Durmuş Genç’in yaptığı haber ile ortam kendine gelmiş, hareketlenmiş olmalı.

Genç haberinde şöyle diyor:

Muğla’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) finansal destek sağladığı gerekçesiyle tutuklu yargılanan iş adamı S.Ç’nin anlattıkları, örgütün öğrencilere burs ve kurban yardımı adıyla topladığı paraları Pensilvanya’ya kuryeler aracılığıyla gönderdiğini ortaya koydu.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen S.Ç, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığında örgütün yapılanmasına ilişkin bilgi verdi.

S.Ç.’nin kim olduğunu bilmeyen kaldı mı?

S.Ç. kamuoyunda davanın ilk itirafçısı olarak biliniyor…

Yeni açıklamada bulunmuş, Muğla’da toplanan paraların Pensilvanya’ya kuryeler aracılığı gönderildiği söylemiş. Bunu bilmeyen var mı? Bari paraların kimlerden alındığını, kuryelerin kim veya kimler olduğunu söyleseymiş…

 

xx        xx        xx

S.Ç.Pişmanlık Yasası”ndan yararlanmak için başvuru yapmış bulunuyor.

Bu anlamda yazılı ve sözlü ifşaatları olmuş.

İfadelerinde adı geçen kimler kimler yokmuş…

Durmuş Genç arkadaşımız haberi şöyle noktalamış:

Öte yandan S.Ç’nin ifşaatıyla ismi ortaya çıkan FETÖ’nün sözde Muğla İl imamı Salih Demirayak’ın öğretmen olduğunu ancak mesleğini yapmak yerine örgütün kendisinden istediği işleri takip ettiğinin belirlendiğini bildiren Emniyet kaynakları, şüphelinin 15 Temmuz darbe girişiminden hemen önce ortadan kaybolduğunu kaydetti.

Sanki Salih Demirayak bilinmiyor… Bunlar yeni bilgi değil ki!

Muğla küçük yer. Eksiğiyle ve de fazlasıyla herkes herkesi, herkes her şeyi biliyor…

S.Ç.’ın itiraflarını da neredeyse bilmeyen yok. Bilinmeyen, merak edilen ise, bari itiraflar, bu ifşaatlar bir işe yarıyor mu, yarayacak mı?

 

xx        xx        xx

Durmuş Genç’in haberine bakılırsa yeni itiraflar veya ifşaatlar var.

Öncekileri nasıl sızdırıldı bilmiyoruz, ama “resmen” açıklanmadılar.

Bu sefer resmen açıklanmış.

Durmuş arkadaşımız haberinde, “S.Ç. ifadesinde, örgütün iş adamlarından öğrencilere burs parası ve kurban yardımı adı altında nasıl para topladığını anlattı.” diyor.

Demesine diyor da, Durmuş arkadaşımıza kim diyor? Anlatan kim?

Haberin kaynağı belirtilmemiş.

Neyse haberin kaynağının belirtilmemiş olması, haberin yalan olduğu anlamına da gelmez.

Üstelik Durmuş Genç arkadaşımız sıradan bir gazeteci değil… Anadolu Ajansı’nın (A.A.) Muğla Temsilcisi.  Anadolu Ajansı da bilindiği gibi Devletin Ajansı…

 

xx        xx        xx

Durmuş Genç arkadaşımızın haberi şöyle devam ediyor:

Genelde iş adamları ile ilgilenen örgüt sorumlularının, onlara bir kota verip belirtilen miktarda yardım yapmalarını istediğini aktaran S.Ç, ‘Hatta bunu sadece kendisinin değil çevresinden toparlamak suretiyle temin etmesini arzular. Böylece cemaatin daha geniş kitlelere yayılmasını amaçlar.’ dedi.

Örgütün, bir kurban hissesi bedeli olarak 300 lira topladıysa bunun yurt dışında çok daha uygun fiyatla kestirdiğini ve kalanı kendi işlerinde kullandığını belirten tutuklu iş adamı, ifadesini şöyle sürdürdü:

‘Ben bir seferinde kurbanımı talebim üzerine Sudan ülkesinde kestirdim. Sonrasında bu ülkedeki kurban fiyatının bizim ülkemize göre çok daha uygun olduğunu öğrendim ve Muğla il imamına bu durumu anlattığımda bana, bir kurban bedeli yardımda bulunduğumu, o kurbanın da kesildiğini, önemli olanın niyet olduğunu söylemişti.’..

Ne bu? Bu sözlerin neresinde Muğla’da FETÖ soruşturmasına katkı yapacak yeni bir şey var.

 

xx        xx        xx

Haberde yer alan şu ifade önemli:

S.Ç, ifadesinde Muğla’daki örgüt yöneticilerin Gana ile irtibatlı olduğunu söyledi. Gana’ya da nakit olarak para götürüldüğünü belirterek, orada yapılan bir okul inşaatı için toplanan parayı Fethiye ilçesinde faaliyet gösteren bir firmanın sahibine elden götürdüğünü anlattı.

Muğla’daki örgüt yöneticileri kim?

Gana’da irtibatlı kiler vardı?

Orada yapılan okul için kimlerden para toplandı?

Fethiye’de faaliyet gösteren firmanın sahibi kim?

Ya şimdi bu haber üzerine bunlarda Salih Demirayak gibi firar ederlerse?

 

xx        xx        xx

S.Ç.’ın Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı ifşaattan anlaşılan; kurban paraları toplanıyor, kesilen kurbanlar soğuk hava depolarında tutularak yurtlardaki talebelere yediriliyor. Ayrıca iaşe bedeli ve burs adı altında para toplanıyor. Bu paralardan talebelerin ihtiyaçları karşılandıktan sonra kalanı Pensilvanya‘ya gönderiliyor…

Eeee…

Durmuş Genç kardeşim kusura bakmasın, ama bu haber sadece kaynağı belirtilmemiş bir haber değil… Güzel haber, ama eksik… En azından “İfşaatlar üzerine şunlar gözaltına alındı” diye bir ifade olabilirdi, yok… Hiç değilse “İfşaatlar üzerine yeni soruşturma başlatıldı…” ifadesine yer verilmiş olsaydı…

S.Ç’nın pişmanlıktan yararlanmak için daha önce yaptığı itiraflarla ilgili de bir şey olmadı…

Galiba S.Ç. “ifşaat” diye “masal” anlatıyor!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 15 Kasım 2017 / 12:36

Gocuman; Sizde bilirsiniz,Köylerde yaşayanlarda bilir. tarlalarda “AYRIK OTU” vardır. Çok ürer.kendiliğinden ürer de devamlı ortalığı birbirine bağlar. zararlı bir ottur. Ayrık otu gibi sarmış derler. deyim yerindedir. Bu FETO Meselesi de Hem Muğlamızda ve hemde Türkiye hatta dünyayda Ayrık Otu gibi sarmışlar. Tabii Bu sadece FETO’ değil. arkasında kimbilir kaç teşkilat var. bili,nenleri saymazsak. sevgi ve saygı