İtirafçı FETÖ’den İntikam Mı Aldı? « Hamle Gazetesi

İtirafçı FETÖ’den İntikam Mı Aldı?

Bu haber 26 Aralık 2017 - 0:39 'de eklendi ve 3.223 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

FETÖ Muğla Çatı Davası’nda Muğlalıların en çok merak ettikleri veya yanıtını tahmin etmeye çalıştıkları soru şuydu:

22’si tutuklu 41 sanıktan kimler tahliye olacak, onların dışında yeni kimler tutuklanacak?

Çünkü sokaktaki Muğlalıya göre, boşu boşuna, haksız yere tutuklu olanlar olabileceği gibi, tutuklu olması gerektiği halde konforlarında hiçbir değişiklik olmadan yine haksız yere aralarınca özgürce yaşamaya devam edenler de olabilirdi…

Ki aramızdaki FETÖ’cülerden bazıları da sanıklardan Sami Çoban tarafından ifşa edilmişti!

Bu anlamda hafta sonunda Cuma günü öğleden sonra nefeslerin tutulduğu saatler oldu.

Çünkü ara karar veriliyordu. Yeni tutuklamalar olabilirdi…

 

xx           xx           xx

Duruşmaların sıkı takipçilerimden haftalık Radikalce’nin Yazıişleri Müdürü Efendi Can o gün “Ara Karar Var. Bugün Kimler Ortadan Kaybolacak İzleyelim Onlar FETÖ Bulaşıklarıdır” başlığı ile şu özetle şu paylaşımı yaptı:

FETÖ Muğla Çatı Davasında Ara Karar Günü. Verilen ifadeler sonrası tutuklama olacak mı..?

Her gün gördüklerimizden bugün kimler ortadan kaybolacak.?

İl İmamı İ.K.’nın dediği gibi, ‘Nedir bu suskunluğunuz, bu haltı hep beraber yedik, konuşun, ikrar edin, rahatlayın, birbirimizi biliyoruz, her kes bizi biliyor, direnmenin, halen kurgu kumpas, yalan dolan kurtarmaz’ dedi…

İlker Kaya’nın bu teşvikçi konuşması pek bir işe yaramamış olmalı. Geçen Cuma günü geç saatlerde ara karar açıklandığında daha önceden “etkin pişmanlıktan” yararlanma talebinde bulunanlar dışında tahliye olan çıkmadığı görüldü…

 

xx           xx           xx

Basında yer alan haberlere göre, o gün Cumhuriyet Savcısı mütalaasını verdi.

Savcı mütalaasında sanıklardan ‘Etkin pişmanlıktan’ yararlanmak isteyen İl İmamı İlker Kaya ile Tahir Palaska, Veysi Yeşilmen, Mustafa Apaydın ve Hüseyin Turgut’un tahliyelerini talep etti.

Ancak her ne oldu ise Savcı kısa bir süre sonra yine etkin pişmanlıktan yararlanan Sami Çoban ve Safet Gökçeoğlu’nun tahliyelerini de istedi.

Mahkeme de kararını bu yönde verdi ve tutuklu 21 sanıktan 7’si tahliye oldu.

Peki itirafçı Sami Çoban mütalaa sırasında ilk tahliye talebinde neden yer almadı? Şimdi herkesin yanıtını merak ettiği soru bu.

Ancak vardır bir sebebi biz bilmiyoruz…

Bir de bu insanlar tahliye olmakla birlikte beraat etmiş değiller. Yargılanmaları tutuksuz olarak devam edecek. Ki bu “ara karar”…

Aklanıp aklanmadıklarını, ceza alırlarsa neden aldıklarını, almazlarsa neden almadıklarını nihai kararda göreceğiz…

 

xx           xx           xx

Kabul etmek gerekir ki dünde vurguladığımız gibi, bu davaya damgasını şimdiden eski DGM Başkanı Nuh Mete Yüksel vurmuştur. Sami Çoban’ın avukatı Yüksel açıklamalarında hep “Etkin pişmanlıktan” yararlanılmasını teşvik edici konuşmalar yapmıştır. Hatta Sami Çoban’ın savunmanlığını “pişman olduğu” için kabul ettiğini söylemiştir.

Sami Çoban ile ilgili tahliye talebinin gecikmeli yapılmasından sonra işte bu Nuh Mete Yüksel’in şu ifadeleri ilginç geldi:

Ahmet, Mehmeti, Mehmet Mustafayı, Mustafa da Ahmedi, memedi söyleyip itirafçı olanlar da vardı. Sami Çoban’ın Pişmanlığı ezber bozacak, ortaya çıkmamış ya da bir şekilde korunmuş üst düzey Finans ve Siyaset ayağını ortaya çıkaracaktır. O yüzden yoğun algı haberleri, benim adım üzerimden ‘etkin pişmanlık’ı yıpratmaya, örgüt kriptolarını korumaya yöneliktir. Saldırı büyüktür. Ama Devlet daha büyüktür. Bu mücadeleyi sonuna kadar cesaretle, akılla en az onlar kadar güçlü olarak tek Devlet, tek Bayrak, tek yumruk hep birlikte bu alçak örgütü çökertinceye kadar devam ettireceğiz.

 

xx           xx           xx

Doğrusu bu yazıyı kaleme alırken Nuh Mete Yüksel karşımda olsaydı, şöyle sormak isterdim:

Müvekkiliniz etkin pişmanlık ve itirafları ile tahliye oldu. Pişmanlığı hangi ezberi bozdu? Örgütün ortaya çıkmamış ya da korunmuş hangi üst düzey finans ve siyaset ayağı ortaya çıktı?

Dünkü yazımda da vurguladım. Nuh Mete Yüksel benzer açıklamalarından birinde de şu ifadelerde bulunmuştu:

Müvekkilim bildiklerini anlattı. Tehlikeyi görerek anlattı. Bu yüzden bundan zarar görecek olan çevreler, insanlar saldırıya geçtiler. Gerek müvekkilime, gerek ailesine ve gerekse biz avukatlarına saldırı devam ediyor. Ama biz de mücadelemizi sürdüreceğiz ve devam edeceğiz

Nuh Mete Yüksel ve müvekkiline, müvekkilinin öteki avukatlarına saldırıya geçenler kimler?

Sami Çoban ve diğer 6 sanığın tahliyesi ile değil de tahliyelerini sağlayan ifade ve itiraflarından kim veya kimler zarar gördü?

Sami Çoban ile birlikte toplam 7 kişi tahliye oldu. Bu 7 kişinin samimi itirafı ve pişmanlıkları elbette ailelerini rahatlatıp, Pensilvanya’yı rahatsız etmiştir. Muğla’da, Türkiye’de rahatsız olanlar da olmuştur diyelim.

Peki 7 kişinin itiraf ve pişmanlıklarından Devlet ne gibi yarar sağlamıştır?

Sesli düşünüyorum, hem sonra 7 kişi tahliye olurken, bir kişi tutuklanmadı. Herkes etkin pişmanlıktan yararlanırsa içeride kimse kalır mı?

 

xx           xx           xx

FETÖ Muğla Çatı Davası’nın görüldüğü Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dönüştürülen MUTSO salonunda bilindiği gibi ilk FETÖ Suikast Timi Davası görülmüştü.

Şimdi şaşkınlık içindeyim, o davanın duruşmalarında bu davanın çevresinde yaşanan muhabbetler yoktu…

Felsefi olarak ta müvekkilim örgütten intikam aldı diyebilirim.

Söz, itirafçı ve etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen sözde Muğla İmamı İlker Kaya’nın avukatı Özlem Balduk Aytanç’a ait… İrfanlı köşe yazarlarımızdan Kemal Önekli’ye tahliyelerle ilgili değerlendirmesinde “Çünkü müvekkilimde bir kandırılmışlık hissi vardı bunu öç alma duygusuna dönüştürüp nasıl kullanıldıklarını ve inançlarının ne kadar boş olduğunu ve inanç ticareti yapıldığını anlamış oldu.” demiş.

Av. Aytanç, hukuki açıdan yaptığı değerlendirmede şu ifadelerde bulunmuş:

Ben bu tahliyede sonucu görüyorum. Çünkü müvekkilim İlker Kaya sekiz ay tutuklu kaldı ve örgüt yöneticiliğinden yargılanıyor, üye olmaktan değil. Yani en az on beş yıl istenmiş durumda. Bu kadar sürede tahliye edilmesi bize etkin pişmanlığın en üst indirimi olan 3/4 hakkını vereceklerini düşündürüyor.

Ne kadar aleni değil mi? Ne de olsa dava alenilik kazanmış durumda… (!)

 

xx           xx           xx

Avukat Özlem Balduk Tayanç’ta tıpkı Avukat Nuh Mete Yüksel gibi FETÖ ile mücadelede “etkin pişmanlık müessesesinin” önemine inanıyor. Ben de inanıyorum…

Etkin Pişmanlık” gerçekten önemli bir müessese… İnsanlar gerçekten “Hizmet Hareketi”ne samimi duygularla inanmış ve sonra “FETÖ”yü görünce de pişmanlık duymuş olabilirler.

Bu insanlara bir şans verilmesi güzel bir şey… Etkin Pişmanlık ayrıca FETÖ hareketinin ortaya çıkarılması ve temizlenmesi açısından da önemli…

Bir de birinin gözaltına alınmadan, tutuklanmadan savcıya gidip, “Ben böyleydim. Şimdi pişmanlık içindeyim.” deyip, bildiklerini, gördüklerini anlatması bence çok daha değerli… 

Nitekim, duruşmalar sırasında görüntülü sistemle duruşma salonuna bağlanan itirafçı sözde Muğla İl İmamı İlker Kaya, duruşma salonundaki sanıklara “Şişeden cin artık çıktı. Susmayın. Bildiklerinizi anlatın” çağrısında bulunması boşuna olmasa gerek…

 

xx             xx                 xx

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin FETÖ Üyeliği konusunda verdiği “Örgüte yalnızca sempati duymak veya ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi fiilleri üyelik için yeterli olmayacağı” yönündeki karara katılmadığını söyledi. Yargıtay‘ın FETÖ kararını eleştiren Ankara Başsavcısı daha önce “Bank Asya’ya para yatıranlar örgüt üyesidir” demişti.

Bu arada Muğla’daki FETÖ Çatı Davasında savunma avukatlarının çoğunun savunmalarını Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin kararındaki örgüt tanımı üzerine bina ettikleri söyleniyor. 

Eğer Yargıtay kararı genel kabul görecek olursa “etkin pişmanlığa” gerek kalmadan, yurt sathında süren FETÖ davalarında bu karar “suyolu” olur ve toplu tahliyeler de başlayabilir…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.