İstiklal Marşı’nın kabulünün 93. yıldönümü « Hamle Gazetesi

İstiklal Marşı’nın kabulünün 93. yıldönümü

Bu haber 12 Mart 2014 - 20:10 'de eklendi ve 971 kez görüntülendi.

manset6165165İstiklal Marşı’nın kabulünün 93. yıldönümünde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde milli marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un hayatını konu alan bir konferans düzenlendi. Konferansı gerçekleştiren Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Özgür Yıldız, Mehmet Akif Ersoy’un milli mücadelenin önemli isimlerinden biri olduğunu belirterek, “Mehmet Akif Ersoy milli mücadele bayrağı açıldığında altında ilk toplanan kişilerden biridir. Öldüğünde kefeni bayrakla sarılarak defnediliyor. Kefenine bayrakla sarılarak defnedilmeyi hak edenlerden biriydi Mehmet Akif Ersoy” dedi.

Kadir Tamer

İstiklal Marşı’nın kabulünün 93. yıldönümü sebebiyle Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlikler ilk olarak sabah saatlerinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencileri arasında yapılan en güzel İstiklal Marşı’nı okuma yarışması ile başladı. Daha sonra ‘Mehmet Akif, İstiklal Marşı ve Çanakkale Şehitleri Hat ve Kaligrafi Sergisi’nin açılışı gerçekleştirildi. Etkinlikler Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Özgür Yıldız’ın milli marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un hayatını konu alan bir konferans ile devam etti. Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa öğrenciler büyük ilgi gösterdi.

Konferansta Mehmet Akif Ersoy’un hayatı, milli mücadeleye yaptığı katkılar ve İstiklal Marşı’nın yazılışına kadar geçen sürede yaşanılanları dinleyicilere anlatan Doç Dr. Özgür Yıldız, Mehmet Akif Ersoy’un milli mücadelenin önemli isimlerinden biri olduğunu söyledi.

Doç Dr. Özgür Yıldız, “Mehmet Akif Ersoy milli mücadele bayrağı açıldığında altında ilk toplanan kişilerden biridir. Milli mücadelede çok önemli, etkin rol oynadı. Mehmet Akif Ersoy’un milli mücadelede en önemli rolü halkı ikna etmesiydi. Mehmet Akif şiirle halkı milli mücadeleye katılmaya davet etmiştir. Mehmet Akif Ersoy milli mücadelede halkı uyandıran bir isim olmuştur. Milli mücadeleye tepkisizliğe karşı durmuş bir isimdir Mehmet Akif Ersoy” dedi.

Mehmet Akif Ersoy’un Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat Ankara’ya davet edildiğini ve 20 Nisan tarihinde başkentte olduğunu kaydeden Doç Dr. Özgür Yıldız konuşmasına şöyle devam etti:

“Mehmet Akif Ankara’da Mustafa Kemal tarafından karşılanmıştır. Ve daha sonra mecliste Burdur milletvekili olarak seçilmiştir. Anadolu’nun birçok yerinde çalışmalar yapmıştır. 1925 yılında İnönü savaşları sırasında milli marş yazılması bir gereklilik haline gelmiştir. Ve bununla ilgili karar alınmış, bir yarışma düzenlenmesine karar verilmiştir. Ödül olarak kazanan kişiye 500 lira ödeneceği açıklanmıştır. Oluşturulan komisyona gelen 724 şiir incelenmiş ancak hiçbiri beğenilmemiştir. Milli Marşı yazabilecek tek isim olarak düşünen Mehmet Akif Ersoy, para ödülü olduğu için bu yarışmaya katılmak istememiştir. Hamdullah Suphi Akif’e milli marşı yazması ile ilgili olarak bir mektup yazmıştır. Hasan Basri’nin ısrarları ile milli marşı yazmaya karar vermiştir. Bu kararının ardından Mehmet Akif sürekli olarak yazacağı mısraları düşünmeye başlamıştır. Meclis çalışmaları sırasında, gece uykudan uyanır uyanmaz mısraları not almıştır. Hatta gece uyandığında yazacak kağıt bulamadığında o mısraları kaldığı dergahın duvarlarına yazarak İstiklal Marşımızı oluşturmuştur. 7 Şubat 1920 tarihinde imzasız bir şekilde milli marşımızı meclise göndermiştir. Bir gün sonra gazetelerde milli marşımız yayınlanmıştır. 12 Mart 1921 yılında yani bundan tam 93 yıl önce bugün TBMM’de İstiklal Marşımız meclis üyelerine okunmuştur. Okunduğu her kıtada, her mısrada meclis üyeleri tarafından alkışlanarak dinlenmiştir. Akif utanarak milli marşımızın sözleri tamamlanmadan meclisten ayrılmıştır. İşte 93. yıl önce İstiklal Marşımız bu şekilde kabul edilmiştir.”

Kefenine bayrak sarıldı           

İstiklal Marşı’nın kabulünün ardından 1923 yılında Mehmet Akif Ersoy’un 13 yıl boyunca Mısır’da kaldığını anlatan Doç Dr. Özgür Yıldız, “Mısır’da vatan hasreti ile yanıp tutuşmuştur. 1936 yılına gelindiğinde siroz hastalığına yakalandığı için Türkiye’ye geri dönmüştür. 27 Aralık 1936 yılında da hayatını kaybetmiştir. Ölümünden bir iki gün önce üstada İstiklal Marşı’nın değişip değiştirilemeyeceğini soranlara tepki gösteren Akif, ‘Bir daha istiklal Marşını ben bile yazamam. Hiç kimse yazamaz. Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın’ sözleri ile cevap vermiştir” diye konuştu.

Mehmet Akif Ersoy’un hayatını kaybetmesinin ardından cenazesinin at arabası ile Beyazıt Camii’ne getirildiğini anlatan Doç Dr. Özgür Yıldız konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Caminin hemen yakınında bulunan lokantada yemek yiyen gençler bir fakirin cenazesinin geldiğini sanarak yardım etmek istemişlerdir. At arabasına yaklaşan gençler cenazenin Mehmet Akif Ersoy’a ait olduğunu öğrenince hızla İstanbul Üniversitesi’ne gitmişler ve arkadaşlarına durumu anlatmışlardır. Durumdan haberleri olan öğrenciler hemen Beyazıt Camii’ne koşarak Akif’in tabutunu omuzlarına almışlardır. Öğrenciler Akif’i kefeninin üzerini bayrak sararak defnetmişlerdir. Kefenine bayrakla sarılarak defnedilmeyi hak edenlerden biriydi Mehmet Akif Ersoy.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Muhammet ÇETİN 13 Mart 2014 / 07:43

yüreğine sağlık hocam . Milli mücadele kahramanı MEHMET AKİF ERSOY U rahmetle minnetle anıyorum.ALLAH ondan razı olsun.