İŞTE İNSANLIK BU

Bu haber 27 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 774 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir yaygın basın organında neşredilen gelişme, sansansyonel hale getirilse de olayın özü itibariyle takdire şayan.
Sansansyonel  diyorum, meseleyi kaleme alan ayrı, neşreden yaygın basın kuruluşu ayrı olmak üzere, öne sürülen rakamı irdelemeden verip geçiyor.
Oysa Muğla Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ün konuya ilişkin yaptığı açıklama, geçtiğimiz yıl Ramazan çadırında, bir ay boyunca yemek yiyenler sayısının yaklaşık 30 bin civarında olduğu.
Bu rakam bu sene 40 bin olabilir.
Başkanın 40 bin olabilir açıklaması, aylık rakam değil günlük olarak verilince, gözlemlediğimiz kadarıyla yaygın basın organının Muğla temsilcisi ve bir ajans şimdi meselenin doğrusu anlatmakla meşgul.
Ama ne olursa olsun burada asıl olan, mübarek ay diyerek imkanları elverenlerin yardım elini uzatması.
Hem de tahminleri aşan bir rakamda.
***
İşin esbabı mucibesine gelirsek.
Hepimiz biliyor ve tanık olduk oluyoruz ki, içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan Ayında yardımlaşma, yıllar boyu en üst düzeydedir.
Üstelik her türlü olumsuz koşullara karşın hiç değişmemiştir.
Yine insanımız, “işte insanlık bu” dedirten bir yaklaşımla yardım elini uzatmaktan çekinmemiştir.
Hala türlü sıkıntılara karşın çekinmiyor.
Dün, mübarek ayın yüzü suyu hürmetine yardımlaşma vardı.
Bugün de imarethaneler aynı işlevi sürdürüyorlar.
Hem de hepimizin her an şikayet ettiği ekonomik açmazlara karşın.
***
Ülkemizin çoğu yerleşim birimlerinde olduğu Muğla’da da Ramazan ayı yardımlaşması, tahminlerin çok ötesinde.
Bizatihi Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ün yaptığı açıklamaya göre “İftar Çadırı”nda yemek vermek için 300 kişi müracaat etmiş.
Dolayısıyla ilk anda aklımıza gelen, Ramazan ayının 30 gün olduğu.
Her gün bir duyarlı aile yardım elini uzatsa 30 eder.
Oysa  talepte bulunanlar 300 kişi.
Olsun, yine de belediye bir yolunu bulur.
***
Esasında bu duyarlılık basitçe geçiştirilecek bir olay değil.
Birileri ortaya çıkıp, ne olmuş yani.
Bir akşam yemek verdi diye abartmanın alemi yok diyebilir.
Tahmin etmiyorum ama yine aramızda aykırı düşüncede olanlar olabileceğini düşünerek, meselenin özüne değinmek istiyorum.
Bir kere Ramazan Ayı münasebetiyle İftar çadırında verilen yemek, tamamen iyi niyete dayanan bir yaklaşım.
Kesinlikle böbürlenme diye bir hüsn-ü kuruntu yok.
Zaten çoğu kimsenin isminin zikredilmesini istememesi, yardımın gizli yapılması sırrına riayet edilmesidir.
Onun için ülkemizin çoğu yerleşim noktalarında sürdürülen bu yaklaşım, kul indinde olduğu kadar Yüce Yaratan nezdinde makbule şayandır.
Türk Milletinin özünde de bu tür hasletler saklı olduğuna göre, birilerin abartı olarak gördüğü yardımlar, bizim insanımızın için olağandır.
Eğer gerçekten ekonomik güçlükler içerisinde bulunduğumuz zamanda, insanımız, vatandaşlarımız Mübarek ayda aç susuz kalmasın diyerek yardım elini uzatıyorsa, sormak isterim.
Acaba dünyanın hangi ülkesinde, bir takım ekonomik güçlükler içerisinde olmasına karşın, yeri geldiğinde başkasına yardım etmekten çekinmeyen halk var mıdır?
Bu gibi hallerde başkaları kılını dahi kıpırdatmaz iken bizim insanımız, “birileri aç iken ben tok olamam” diyerek nafakasını bölüşüyorsa, tek söyleyeceğim, benim halkımın eli öpülür.
Yüreği iman ve vatan sevgisiyle dolu insanımız karşısında, sadece saygı duyulur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.