İstanbul Valisi’nin Tekzibi!

Bu haber 21 Mart 2016 - 20:54 'de eklendi ve 1.201 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Kızılay katliamı daha dün gibi… 14.03.2016 tarihli yazıma “Kurşun adres sormaz” başlığı atmıştım. O yazımda Gazeteci-Yazar Abdülkadir Selvi’ye kızıp, “Alışmayacağız” diye haykırmışım. O yazıma şöyle başlamışım:

Önceki gece haber kanallarını dolaşırken, o kanallardan birinde program konuğu Abdülkadir Selvi idi. Ne konuşulduğunu merak ettim. Televizyonun sesini açınca kahredici haberi öğrendim. Ankara’nın orta yerinde yine canlı bomba patlamıştı. Çok sayıda ölü ve yaralı vardı. Abdülkadir Selvi ‘Terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor’ diyordu.(…)Terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor’ demek, aciziyetin, teslimiyetin bir ifadesi değil de ne olabilir? Abdülkadir Selvi iyi ki İçişleri Bakanı veya Hükümet sözcüsü değil… (!)

 

xx           xx           xx

Ankara’da Kızılay ne ise bir bakıma İstanbul’da da İstiklal o… Sanki paylaşmışlar. Ankara’da son iki eylemin sahibi ister TAK, ister ÇAK desinler PKK idi… Biri Taksim’de, ikincisi İstiklal de olmak üzere İstanbul’daki iki eylemi de kimine göre DAEŞ, kimine göre IŞİD denilen terör örgütü gerçekleştirdi. Her ne kadar ateş düştüğü yeri yakar deseler de canımız yandı. “İnsanım” diyen bütün canlar yandı…

Ama her ne hikmetse cumartesi gecesi televizyon kanallarımız şıkır şıkırdı! Hiç biri yayın akışını değiştirmedi…

Abdülkadir Selvi haklı mı çıkıyor?

Alışmayacağız” demiştik. Yine diyoruz… Yoksa alıştırılıyor muyuz?!

 

xx           xx           xx

Dün Sabah Gazetesi manşetine “Terörün gündemine teslim olmayacağız” başlığı atmış.

Sözün sahibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan… Doğru söylüyor. Teslim olmamalıyız.

Teslim olursak alışmış oluruz. Alışmış olursak ta yanlış yapmış, teslim olmuş oluruz.

Futbol tutkumuz mu var, maça gitmeye; tiyatro, sinema seve miyiz, tiyatroya. Sinemaya komalıyız; pikniğe çıkmaya devam etmeliyiz, AVM’de vakit öldürmekten vazgeçmemeliyiz; güvercinlere, öteki kuşlara yem atma alışkanlığımızı sürdürüp, köpeğimizi gezmeye çıkarmalıyız…

Terörün yaşam alanımıza müdahalesine, yaşam özgürlüğümüzü elimizden almasına izin vermemeliyiz.

Dün aslında gazete başlıklarına “Acaba İstanbul Valisi Vasip Şahin görevden alındı mı?” diye bakıyordum. Çünkü bana göre kendileri Galatasaray-Fenerbahçe maçını erteleyerek “Terörün gündemine teslim olmayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tekzip etmiş oldu! Hala görevde olmasına şaştım…

Türkiye bir valinin basiretsizliği ve beceriksizliği ile önceki gün terörün gündemine teslim edilmiş oldu. Vali Şahin Ankara Valisi olsa ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile ilgili “ciddi istihbarat alsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı külliyeye almayacak mı?!

 

xx           xx           xx

19.02.2016 tarihli ve “Elim ayağım tutmuyor” başlıklı yazımda “terörü” anlatırken, “(…) Rahmetli babam evimizde ‘lanet’ sözcüğünün kullanılmasına izin vermezdi. Bugün de bizim çekirdek ailemizde ‘lanet’ okunmaz. İlk kez önceki gece TV’de son dakika haberleri izlerken rahmetli babamın yasakladığı o sözcüğü kullandım: Lanet olsun! (…)” demişim. Ardından şu ifadeye yer vermişim:

Terörün amacı dünyada genel olarak ‘Kaos ve karışıklık çıkarmak, korkuyu egemen kılmak’ olarak açıklanır. Bizde ise bunların yanında ‘toplumu bölmek, milleti ‘Kürt-Türk’, ‘Alevi-Sünni’ diye karşı karşıya getirmek ve son kertede ülkeyi bölmek’ diye açıklanabilir…

Dünkü Star’ın başlığını görünce kendi kendime “Bu başlığı daha önce görseydim, ‘AK Partililer ve ötekiler’ diye diye karşı karşıya getirmek… ifadesine de yer verseymişim keşke…” dedim.

Korku”…

İnsani bir duygu bu… Siz korkmuyor musunuz? Ben korkuyorum. İstanbul Valisi kadar korkuyorum. Kızım evden çıkarken sıkı sıkı tembihliyorum… (!) Ama el ele verirsek korkuyu yenebileceğimizi de biliyorum…

 

xx           xx           xx

Kışla Parkı’nda 21 Şubat Pazar günü Karadenizliler Derneği’nin 3. Hamsi Şenliği vardı, yapılamadı. 2 gün önce Ankara’da patlayan canlı bombanın neden olduğu katliam nedeniyle ertelendi.

Elbette o zaman o şenlik “Kışla Parkı’nda bomba patlar” kaygısı, korkusu ile değil, kendimizde şenlik yapma, eğlenme hakkı görmediğimiz için ertelenmişti…

Televizyon kanalları o zaman 3 gün kendilerine çeki düzen vermişlerdi.

Dün Menteşe Belediyesi Konakaltı Kültür Merkezi’nde saat 20.00’de “Şiirlerle türkülerle bahara merhaba.” konseri vardı. Umarım “Hastanede olmasam giderdim” dememi beklemiyorsunuzdur.

Evde olsam da gitmezdim… Oraya bomba atılması ihtimalinden değil, İstiklal Caddesi’nde yitirdiklerimizin, yaralananlarımızın acısından gitmezdim…

Tabi şimdi Menteşe Belediyesi’nin ilgilileri, yetkilileri çıkıp “Ama yas ilan edilmedi ki?” diyebilirler… Ben dün Nevruz nedeniyle “şenlik” yapanları da anlamakta zorlanıyorum!

Oysa 6 Mayıs’ta hep birlikte Hıdrellez Şenliği yapabilirdik…

 

xx           xx           xx

Acun Ilıcalı’nın Survivor’ı bu sene sezon başından beri cumartesileri elde ettiği reytingin en değerlisine geçen cumartesi gecesi kavuşmuş. Bir önceki hafta 8.02’ye gerilemiş olan reyting bu cumartesi gecesi 8.48’le sezonun cumartesilerdeki en yüksek ikinci oranına sıçramış. Bu son cumartesi ne olduğu malum; İstiklal’deki saldırıyla sarsıldık… Sarsıldık ta ne oldu?

Sarsıldıktan sonra Survivor’a sarılmışız… Oysa balkona bayraklar çekilip, tencere tavalar çıkarılabilir, “Buradayız” diye haykırabilirdik…

Acun’un kanalı Ankara Güven Park saldırısından sonra da reytingini yükseltmiş… O zaman üç haftadır inişe geçen reyting 9.03’e çıkmış!

Halkımız acıyı Survivor ile bal eylemiş…

Nazım HikmetAkrep gibisin kardeşim…” demiş. Ben de “Kurbağa gibisin kardeşim…” diyeyim… Sen kurbağa, Acun’un kanalı tencere!

 

xx           xx           xx

Bugünlerde bari gazetelerimiz ve siyasilerimiz dillerine dikkat etmeliler…

StarGezi Zeka Uyandı” başlığı atıp, “Gerçeği görmeniz için bu kadar şehit mi gerekiyordu?” diye sorduktan sonra, “Gezi kalkışmasını HDP, PKK, FETÖ, CHP ve dış odaklarla sosyal medyadan örgütleyen GeziParkii adlı hesap İstiklal’deki saldırı sonrası kan kardeşlerine isyan etti. Teröre bugüne kadar sessiz kalan Gezici hesabın ‘kullanıldık’ itirafı herkese ‘günaydın’ dedirttti.” demiş.

Yazıklar olsun… Hala “Gezi”yi anlayamadınızsa, ya zekanız geri kalmış, ya algı yaratma yeteneğiniz ileri gitmiş!

GeziParkii adlı hesaptan yayınlanan bildiri de ise HDP’ye hitaben “Ülkeyi bölmek isteyen hiçbir güç odağının maşası olmayacağız. Bizim için Türkiye yoksa Gezi de özgürlük de yok” denilmiş…Bu kadar açık ve net… Geziciler terörün kan kardeşi olmadıkları gibi, “kullanıldık” demiyorlar, “silahlı mücadele” yerine “siyasi mücadele” diyen ve “Türkiye Partisi olma” iddiasını ortaya koyduğu için 7 Haziran’da HDP’ye verdikleri oyun pişmanlığını dile getirmişler. “Ankara saldırısını PKK’nin kolu TAK üstlenmedi mi? Katillerimiz bu kadar açık ortadayken, özürlük mücadelesi imajı veren HDP neyin kafasını yaşıyor ki açıklamalarıyla bizi salak yerine koyuyor” demişler.

Terör yeneceksek hep birlikte yenebiliriz… Keşke “DEAŞ severler ve Cemaat severler” de Geziciler gibi samimi davranabilseler…

İnşallah 6 Mayıs Hıdrellez’de, “korkuyu” ve terörü yenmiş oluruz. Ötekileştirmeyi bırakıp el ele verirsek olur!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.