İSRAFTA ÜZERİMİZE YOK

Bu haber 17 Temmuz 2013 - 0:00 'de eklendi ve 988 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemiz adına ortaya çıkan bir realite var ki yadsımak olası değil.
Hem de çok uzun süreçten bu yana.
Bu olumlu bir takım yansımalar kadar olumsuzluk içeren gelişmeler.
Dolayısıyla bizi asıl ilgilendiren, bir yerde kabullenmenin mümkün olmadığı bir vakıa.
Vakıa diyorum.
Milletçe yaklaşımımız başka türlü düşünmeyi gerekli kılmıyor.
İşin garibi, böyle bir tutum ve davranış içerisine girmeyi hiçte hakkımız olmadığı halde.
Hepsinden öte, yüce dinimizin temel buyruklarından “israf etmeyiniz” meali, bizim için bir düstur.
Her halde neden dem vurduğumum kestirilmiştir.
Yazımın başlığında işaret ettiğim gibi üzerinde durduğum konu EKMEK.
Özellikle ekmek israfı.
Oysa, Türk Milleti için temel maddelerden biridir ekmek.
Bu nedenle denir ki, ekmek yemeden karnımız doymaz.
Peki hal böyle iken neden?
Neden ekmek israfında dünya ülkeleri arasında bir numarayız?
Evet yanlış değil.
Bizatihi DİE’nün yaptığı bir araştırmaya göre bir yıllık ekmek israfımız, hayal edemediğimiz kadar çok.
İlişkin olarak bir örnek veriliyor.
Türkiye’nin bir yıllık ekmek israfı, komşu ülkelerden Yunanistan’ın yıllık ekmek tüketimine eşit.
Bu ne demek biliyor musunuz?
Biz bir yılda 10 milyon nüfusu rahatça besleyen miktarda etmeği çöpe atıyoruz.
Şimdi cevap verelim.
Buna hakkımız var mı?
Hangi gerekçeyle temel gıda maddelerimizin başında gelen ekmeği çöpe atıyoruz!
Üstelik günah olduğu halde.
Bu noktada meselenin bir acı tarafı var ki, nasıl bir aymazlık içerisinde olduğumuzun bariz göstergesi.
Türkiye sahip olduğu toprak yapısı ve iklim koşulları itibariyle tahıl üretiminde en elverişli ülkelerden olduğumuz halde, kimi yıllar dışarıdan buğday ithal eder hale geldik.
Evet yanlış duymadınız.
Bu kesinlikle afaki bir yaklaşım değil.
Özellikle son yıllarda ülkemiz böylesine bir tablo ile yüz yüze geldi.
Sanırım bunun ne anlama geldiğini hepimiz biliriz.
Biliriz ki, dışarıdan buğday ithali ekonomiye önemli ölçüde yük getiren bir eğilimdir.
***
Kaldı ki ekmek israfından nasıl bir açmazda olduğumuzu sade ben değil bizatihi ilimiz bilim yuvası dile getiriyor.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma Laboratuarı Merkezi, Muğla İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işbirliğinde bir oturum düzenleniyor.
Oturuma katılanlar arasında akademisyenler olduğu gibi fırıncılar ve unlu mamul üreticileri de var.
Muğla Belediyesi Koordinatörlüğünde İskender Alper Kültür Merkezinde düzenlenen oturuma Belediye Zabıta Müdürü Şevket Gülen, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü adına Besim Doğan, Üniversite bünyesinden Doç.Dr. Mehmet Duru, Yrd.Doç.Dr. Nurdan Saraç ve öğretim görevlisi Mustafa Sultanoğlu katılıyor.
Aynı panelde üzerinde durulan temel konu ekmek üretimindeki gelişmeler, ekmek israfının önlenmesi, bilhassa yaz aylarında üretimde hijyen konusu.
İçinde bulunduğumuz süreçle birlikte yürürlüğe konan kepekli ekmek üretimi ve üretimde hijyen konuları gündemde yer almasına karşın asıl üzerinde durulan ekmek israfı oluyor.
Hal böyle olunca cevap arayan pek çok soru var.
Bir kere dinimizin temel buyruğu israfı kesinlikle öngörmediği halde, bu aymazlık neden?
Dünyada konuşlanan ülkeler arasında kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri olduğumuz halde, bu durumda diğer ülkeler safına geçmiş olmuyor muyuz?
Hepsinden önemlisi bu denli ekmek israfı yapacak kadar zengin bir ülke miyiz?
İsraf haramdır gerçeğine karşın bu aymazlık niye?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.