İnsanlığın Olmazsa Olmaz İhtiyacı “Enerji”

Bu haber 20 Aralık 2014 - 0:48 'de eklendi ve 722 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Dünyanın geldiği noktada, insanlığın en büyük ihtiyaçlarından birinin enerji olduğuna şüphe yok.

Aksi iddia edilemez.

Enerjinin kullanılmadığı alan yok gibi.

Hani dense ki A dan Z ye.

Kesinlikle tevatür değil.

Bu yüzden, sayıları 200 üzerinde ülkelerin uğraşlarının başında enerji elde edilmesi gelmektedir.

Bu da ya sahip olunan kaynaklardan ya da ithal yoluyla mümkün olmaktadır.

***

İlişkin olarak, önemli bir ayrıntı daha var.

Bir ülke, enerji üretimi için bir takım kaynaklara sahip ise diğerlerine nazaran hem ekonomik bazda hem de halkın refahı noktasında daha bir farklılık gösterir.

Bu arada şu denebilir.

Yeterli enerjiye sahip ülkeler halkı daha huzurlu bireylerden oluşması gerektiği halde, önemli enerji kaynaklarının yer aldığı Ortadoğu ülkelerine ne buyrulur?

Sadece bu ülkeler değil, yeterli enerjiye sahip nice ülkelerde kaos eksik olmuyor.

Bir çelişki yok mu?

Bir farkla doğru.

Aynı ülkelerde hüküm süren rejim ve de etnik yapı buna engel teşkil etmektedir.

Siz ne denli enerji kaynaklarına sahip olsanız da yönetim bazında açmaz içerisinde iseniz, kargaşayı beraberinde getirirsiniz.

Nitekim getiriliyor.

Yıllardan bu yana Ortadoğu ülkelerinde hüküm süren kargaşanın temelinde benzer ayrıntıların olması, her şeyi açıklıyor.

Aynı ülkelerde gözlenen olumsuzlukların temelinde daha başka nedenlerin yattığı da bir gerçek.

Bunun en belirgin örneği Körfez Savaşı adı altında gerçekleştirilen Irak’ın işgali.

ABD ve İngiltere’nin başını çektiği işgal, dönemin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in halkı üzerindeki baskısı olarak açıklansa da, gerekçenin tek başına bunun olduğunu söylemek çok iyimserlik olur.

Aksi olsaydı aynı ülkeler, sadece Irak halkını Saddam’dan kurtarmak mücadelesine girişirlerdi.

Savaş sonrasında petrol kaynaklarının paylaşımı, aynı ülkelerin hangi niyetle bu ülkeye girdikleri daha bir inandırıcı olurdu.

Buradan anlaşılıyor ki, ülkeler enerjiye sahip olabilmek için savaşı dahi göze alıyorlar.

Bunun böyle olduğunu gösteren en belirgin nokta, daha nice ülkelerde benzer insanlık dramı yaşandığı halde, dünya jandarmalığına soyunan ABD ve yandaşları, o ülkelerde de huzurun sağlanması için girişimlerde bulunurlardı.

Bu tür bir eğilim içerisinde olmadıklarına göre mesele üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.

Bu da gösteriyor ki, 7 milyara yaklaşan dünya nüfusunun en temel ihtiyaçlarından biri enerjidir.

Ve de enerjinin, çeşitli yollarla elde edilmesi.

Zaten, yıllardır konuya iliş düzenlenen konferans, açık oturum ve panellerin özünde bu yatmaktadır.

Kısaca tüm dünya, enerji sağlanması bağlamında bir arayış içerisindedir.

***

İlişkin olarak geçtiğimiz günlerde “enerji politikaları” üzerine, İstanbul’da bir konferans gerçekleştiriliyor.

Konferansa, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) adına başkan yardımcısı Mehmet Dişcigil katılıyor.

Aynı birliktelikte 3 temel konu üzerinde duruluyor.

Dünya ve Akdeniz Havzasındaki enerji kaynaklarının durumu,

Enerji sektörünün geleceği,

Ve bölge ülkelerine etkisi.

Akdeniz İş Dünyası için Enerji Diyaloğunu Geliştirme başlığını taşıyan konferansa, Uluslararası konukların yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da katılıyor.

Görüşlerini açıklayan bakan Yıldız;

Enerji harcamaları noktasında insanlar giderek bireyselleşiyor. Bu yüzden ne yazık ki, dünyada konfor paradan daha hızlı büyüyor.

Projeler geliştirilirken temelin insan olduğunu mutlaka bilmemiz lazım.

Dünyanın varoluş nedeni insana dayandığına göre bakanın onların konfor içeren bir hayat sürme isteğini yadırgamak olası değildir.

Açıklamalarını sürdüren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız;

Petrol ve doğalgaz, yer altındayken savaşın, yer üstündeyken barışın gerekçesi olarak kullanıldığı bir alan haline geldi.

Türkiye bütün bunlar karşılığında ne olursa olsun, enerjiyi barışın bir gerekçesi olarak kullanmaya devam edecektir.

Bakan Yıldız, izlenmesi gereken politikadan dem vuruyor ama aslında böyle olmadığı bir realite.

Aksi olsaydı, enerji uğruna bunca savaşlar ve sonrasında kayıplar olmazdı.

Türkiye geliştirdiği projeler ile Türkmenistan, Azerbaycan, İran ve Irak’ın bütün yeraltı kaynaklarını, tüketim noktalarına ulaştırmakta pozitif yaklaşımda kalacaktır diyen Yıldız;

Şu ana kadar yaptığımız işlemler bunu gösteriyor.

Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattının temelinde bu komşu ülkelerin kaynaklarının dünyayla paylaşılması var.

Bu arada bakan Yıldız, Türkiye’nin Irak politikasından dem vuruyor.

Türkiye Irak’ta kuzey ve güney bölgelerini ayırmadan bir yaklaşım göstermektedir.

Bu durum Kıbrıs içinde geçerlidir.

Adanın tamamının kaynaklardan istifade ediyor olması, bütün kesimlere fayda sağlayacaktır.

Yunanistan’ın Çevre, Enerji ve İklim Değişikliği Bakanı Yannis Maniatis ile yaptığımız görüşmede Kıbrıs’ta yok’u değil var’ı paylaşabileceğimizi ve bunun için olumlu manada çaba sarfetmemiz gerektiğini vurguladık.

Meselenin bu noktasında bir önemli ayrıntı üzerine acaba! diyorum.

Türkiye’nin Yunanistan’a gösterdiği bu insani yaklaşımı, Yunanistan gösterir miydi?

Şahsen inanmıyorum.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.