İnsan Köpeği Isırınca…

Bu haber 08 Ağustos 2017 - 0:23 'de eklendi ve 956 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

21 Temmuz gecesi Bodrum’un 10 km açığında deniz dibinde meydana gelen 6,6 şiddetinde depremle uyandık. Korktuk… Pek çok kişi geceyi dışarıda geçirdi. Sonra can kaybı ve çok ciddi mal kaybı yaşanmadığı ortaya çıktı. Bu defa şükrettik…

O gün Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’ten cep telefonlarımıza mesaj geldi.

O mesajı hala saklıyorum. Şöyleydi:

Gökova Körfezi’nde yaşanan deprem nedeniyle tüm halkımız geçmiş olsun dileklerimizi iletir, vatandaşlarımızı tedbirli olmaya davet ederiz

Çok güldüm…

Sağol başkan da tedbir sizin işiniz değil mi? Biz de sizi davet ederiz!

xx        xx        xx

Mesajlar ilginç…

Hele Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ’den gelen mesajlar ömürlük.

İşte depremden epey süre sonra gelen mesaj;

Deprem sonrası Bahçeyaka içme suyu hattında meydana gelen iki ayrı arıza nedeniyle 22.07.2017 Cumartesi saat 23.00’den 23.07.2017 Pazar saat 06.00’ya kadar Kötekli Mahallemize su verilmeyecektir.

Buna da çok güldüm.

Deprem Bahçeyaka’da mı oldu?

O ne biçim içme suyu hattı öyle? Depremde arızalanmıyor, depremden sonra arızalanıyor…

MUSKİ’ci yapma böyle. Vatandaş alıştı artık. “Suyu kesiyoruz” de, kes… Gerekçe belirtip, aklımızı karıştırma…

xx        xx        xx

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın mesajı da müthiş.

İstanbul’u son yağışta sel alırken, Başkan Saatcı twitter hesabından 27 Temmuz tarihinde şu mesajı paylaşmış:

Sen kadim şehir İstanbul’u betona ve ranta teslim edeceksin. Yeşil bırakmayacaksın. O güzelim tarihi eserlerin yanına ucube gökdelenleri dikeceksin, sonra da ‘doğal afet’ diyeceksin. Yemezler! Herkes bu dünyada yaptığının karşılığını görür. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun.

Başkan Saatcı’nın mesajını münevver yazarımız Kemal Önekli’de paylaşmış. Önekli hocam paylaşmakla kalmamış, eleştirmiş te:

İstanbul’da çarpık kentleşme önemli ve bildik bir sorun tamam da; yağış felaketinden sayın Başkan Saatcı ‘yeşil’ üstünden popülist bir söylem çıkışı yaparak ‘yemezler’ demiş. Bizde soralım başkana 20 yıllık başkansınız Fethiye’de kişi başına düşen ‘yeşil alan’ Dünya standartlarına çok mu uygun? Açıklayın ki kamuoyu öğrensin. Diğer yandan siz yıllardır yönettiğiniz kentte kimseye rant alanı yaratmadım mı demek istiyorsunuz?

İrfanına saygımız vardı hep.

Bu sayede onu da öğrendik.

xx        xx        xx

İşte ben bunu anlamıyorum…

Başkan SaatcıSen kadim şehir İstanbul’u betona ve ranta teslim edeceksin.” dedi diye birden “irfansız” mı oluyor?

Hem bakarsınız Başkan Saatcı önümüzdeki yerel seçimde AK Parti’den Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olursa ne olacak?

Fethiye’de yeşil alan miktarında bugün nereye ulaşıldı bilmiyorum. 2013 yılında 15 mahallede 48 park ve yeşil alan tesisine başlanırken kişi başına düşen yeşil alan miktarı 7,87 m2 idi… Bu yerler hizmete açıldığında (2014) ise Fethiye’de kişi başına düşen yeşil alan miktarı 8,94 m2’ye ulaşmıştı.

Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz’ün kardeşi FETAB Başkanı Osman Otgöz, o zaman “Muğla’nın en büyük parkını Saatcı ile birlikte yaptık” derken, Başkan SaatcıKişi başına düşen yeşil alan miktarında Dünya standardına ulaşacağız” demişti.

Dünya standardını bilmiyorum. Kişi başına düşen yeşil alan miktarında Avrupa standardı ise 7 m2

Fethiye Avrupa standardını 4 yıl önce geçmiş ve 8,94 m2’ye ulaşmış…

İstanbul Avrupa standardının neresinde?

xx        xx        xx

Bizim basın bir alem…

İstanbul’da yağış sonucu yaşanan fırtına ve sel felaketlerinin ardından Bodrum dolmuş.

Bizim basınımız 6,6 şiddetindeki depremin ardından da felaket tellallığı yapmış, “Bodrum boşalıyor” haberleri yapmış ve sonunda Bodrum gerçekten boşaldı…

Bizim meslekte “Köpeğin insanı ısırmasının değil, insanın köpeği ısırması haberdir” diye bir deyim vardır.

Son zamanlarda meslekte insanın köpeği ısırması için elinden geleni gelmeyeni yapmaya çalışanlar çoğalmaya başladı!

Yapmayın… Bindiğiniz dalı kesmeyin…

Farkında mısınız, kazancınızın kaynağında reklamlar var. O reklamların içinde de turizm reklamları önemli yer tutuyor.

Farkında iseniz aynı gemide yolculuk yapıyoruz…

xx        xx        xx

Artçı depremler devam ediyor.

Ben bu yazıyı kaleme alırken, Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Gökova depreminin raporunu yayınladı. O Raporda, ana şok ardından büyüklüğü 5.0´e kadar ulaşan 500´den fazla artçı deprem meydana geldiği belirtildi. Meydana gelen ana şok ve artçı deprem verilerine göre, Gökova Körfezi depreminde denizin içinde kalan ve Kos Adası´na kadar uzanan 20-25 kilometre uzunluğundaki bir fay segmentinin kırıldığı açıklandı.

Her gün sallanıyoruz… Ancak endişeye gerek yok. Tabi ki rehavete kapılmanın da alemi yok.

Buralarda eski, tarihi yapı stoğunu mutlaka güçlendirmeliyiz. Yeni yapılarda deprem yönetmeliği ve yapı denetimine çok daha önem vermeliyiz.

DAUM raporunda Muğla’nın Bodrum, Datça, Marmaris, Kos ile birlikte 6,6 değil, 7 şiddetinde sallandığı belirtildi.

Yani Muğla 7 testini geçti. DAUM raporuna göre 9 testi ile karşılaşma ihtimalimiz de var…

xx        xx        xx

Geçenlerde Muğla Mimarlar Odası ile Muğla Basını il merkezinde kahvaltıda buluştu.

Mimarlar Odası Bodrum Temsilcisi Cevat KalfaMühendis ve mimarlar depremden başarıyla çıktılar” ve “Bodrum’da kamu binalarına güven yok” tespitinde bulundu.

Oysa sadece Bodrum’da değil, tüm Muğla’da 17 Ağustos’tan sonra yapılan denetimleri il merkezimizdeki hastanemiz başta kamu binalarının çoğu geçemedi…

Kamu binalarının yenileri ne durumda acaba?

Cevat Kalfa Bodrum’da yaşanan 6.6 büyüklüğündeki depremden mühendis ve mimarların başarıyla çıktıklarını açıkladı. Bodrum’un kentsel mimarisinin korunmasının önemine vurgu yapana Kalfa, “Ancak deprem günü Bodrum halkı kamu binalarına girmekten çekindi. Türkiye’de deprem yönetmeliği çıkarılmadan önce yapılan binalar halka güven vermiyor. Bodrum Devlet Hastanesi bu yapılardan bir tanesi. Denetim eksikliği ve ihale yöntemleri halk arasında tartışılan diğer konular” ifadesinde bulundu…

xx        xx        xx

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki Dalyan’da yaptığı deprem değerlendirmesinde İstanbul için “2030 yılına kadar ciddi bir deprem var. Bu yarın sabah da olabilir Allah korusun ama 12, 13, 15 yıl sonra da olabilir.” dedi.

Elbette ne Bodrum günahkar, ne de İstanbul…

Kentsel dönüşümün önemini ve nasıl bundan yararlanılacağını bütün belediye başkanlarına tek tek anlattığını kaydeden Özhaseki, o gün önemli açıklamalar yaptı. Şu ifadesi hepsinden önemliydi;

Belediye başkanlarına ‘Deprem geldiği zaman A partili B partili demez. Kadın, erkek, genç, çoluk çocuk, yaşlı demez. En sevdiklerimizi götürür. Gelin o yüzden hep birlikte el birliği ile bu işin altından kalkalım’ diye de ihtar ettim.

Yani Azrail kimseye “partisini” sormuyor!

Davamız insanı selden, depremden korkmadan yaşatmak; yaşadığımız çevreyi korumak; ranta sırt dönüp “kardeşlik” duygularımızı geliştirmek olsun…

Hedefimiz “hiçlik”…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.