İnşallah Yine Maraz Doğmaz « Hamle Gazetesi

İnşallah Yine Maraz Doğmaz

Bu haber 15 Ocak 2016 - 22:55 'de eklendi ve 633 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türk Milletini değerli kılan öylesine çok hasletler var ki!

Hangisinden dem vurayım.

Dünya üzerinde yer alan ülkeler halkından en merhametlisi, Türk insanıdır.

Bu konuda hiç tereddüde yer yok.

Olamaz da.

Zira her kim olursa olsun hemfikirdir.

Yüce dinimizin temel buyruklarından “komşun aç iken sen tok yatamazsın” meali, vatandaşlarımızın nasıl bir yaradılışta olduğunu göstermesi bakımından çarpıcı bir yaklaşımdır.

Türk insanı için asıl olan vatandır.

Tarihin seyri içerisinde çoğu kez emperyalist güçlerin saldırısına maruz kalan ülkemiz için kurtuluş mücadelesine atılan halkımızın tek hedefi vardı.

Ya istiklal

Ya ölüm!

“Esaret altında yaşamaktansa ölmek evladır” diyen vatan evlatlarının Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasında Kurtuluş Savaşında gösterdiği yararlılığın dünyada bir örneği yoktur.

İlişkin olarak aman dileyen düşman askerlerine insani yaklaşımı.

Bu kadar da değil.

Türk insanının örnek teşkil eden daha nice hasletleri var ki her biri takdire şayan.

Irak Devlet Başkanı Saddam’ın mezaliminden kaçıp Türkiye’ye sığınanlara kucak açılması.

Aynı süreçte gelen Peşmergeler.

Son yıllarda Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın halkına uyguladığı baskı sonucu kaçarak Türkiye’ye sığınanlar.

Önceki dönemler bir yana, şu sıra Güneydoğu Anadolu Bölgesi kentleri olmak üzere daha nice şehirlerde konuşlandırılan Suriye’lilerin sayısı 3000’in üzerinde.

Kısaca bu eğilim, insanımızın aman diyenlere gösterdiği insani yaklaşımdan başkası değildir.

Ve daha nice dönemlerde benzer duyarlılıklarımız vardı ki, Yüce Yaratan indinde en makbul hasletler olduğuna şüphe yok.

***

Aslında yeri geldiğinde kaleme aldığım bu konuyu bir kez daha gündeme getirmem, acabalar! üzerine.

Acaba, şu sıralar ülkemizin dört bir köşesinde bir şekilde yerleşen bu sayıdaki Suriyeli, yarın bir gün farklı yaklaşımlar içerisine girerler mi!

Şahsen bu konuda iyimser olamıyorum.

Nasıl olalım?

Tarih boyunca ve de yakın süreçte, sırf Allah’ın kulu diyerek yaklaşım gösteren Türkiye, ne hazindir ki zamanla aynı insanların ihanetine uğradı.

Bir yerde hançerlendi!

Bunun en çarpıcı örneği, Peşmergeler ve bir kısım Iraklılardır.

Zira gün oldu aynı Peşmergeler, iki ülke arasındaki bir takım anlaşmazlıklar üzerine karşımıza dikildiler.

Hemde pervasızca!

Hani dense ki yediği sofrayı kirlettiler!

Hiç farkı yok.

Kısaca bunun anlamı, merhametten maraz doğduğudur.

***

Her halde kimse kalkıp, yanıldığımı söyleyemez.

Aksi de iddia edilemez.

Buna ilişkin gelişmeler kayıtlarımızda saklı.

Sonra, merhametsiz olduğumuz bağlamında da birleşilemez.

Önümüzde buna ilişkin çarpıcı örnekler var.

***

Yine de, size sığınanlara sırtımızı dönelim demiyorum.

Birçok ülkenin yaptığı gibi gelenleri kapı dışarı edelim taraftarı değilim.

Kaldı ki, vurguladığım şekilde dinimizin bize yüklediği hasletler ve de insani yapımız, buna engeldir.

Biz, komşumuz aç iken tok yatamayız.

Karşımızdaki perişan ise bize ne! diyemeyiz.

Tereddüt etmem, hiçte hak etmediğimiz halde geçmişte yaşadığımız ihanet derecesine varan eylemler.

Bir yerde sırtımızdan hançerlenmemiz!

Sonra şu aşamada hiç kimse, neden tereddüt edildiği hususunu yadırgayamaz.

Zira, 3000’nin üzerinde Suriye’li olmak üzere daha başka ülkelerden gelen yabancıların tamamının iyi niyetli olduklarının garantisi yoktur.

Siz ne denli merhamet göstererek, onların sıcak bir yuvada bir tas çorba içmelerini sağlasanız da, belirttiğim şekilde şüpheler var.

Şayet olmasaydı, Avrupa kıtasında konuşlanan ülkeler dahil, diğer kıtaların ülkeleri de sizin gösterdiğiniz yakınlık içerisinde olurlardı.

En azından, birkaç ülkenin göstermelik mülteci kabul etmesi yerine, belirli sayıda kabullenmeler olurdu.

Olmadığına göre tereddüt etmekte haksız değilim.

Bir başka yaklaşımla, inşallah merhametten maraz doğmaz.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.