İNATLAŞMA

Bu haber 31 Ekim 2012 - 0:00 'de eklendi ve 730 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülke genelinde baş gösteren türlü sorunlardan başımızı kaldıramazken bu defa Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları için partiler arasında baş gösteren çekişmeler, daha da öte inatlaşmaların kime ne faydası var, şahsen kestiremiyorum.
Oysa böyle mi olması gerekirdi?
Cumhuriyet gibi erdemli bir rejimin kutlanması, yıllarca olduğu gibi bu defa da hiçbir art düşünceye yer bırakmaksızın olmalıydı.
Ama yapamıyoruz.
Ne hikmetse, iktidar ayrı muhalefet ayrı düşüncenin etkisiyle, gönül rahatlığı içerisinde kutlamaktan uzak kalıyoruz.
***
Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları adına yapılan spekülasyonlara neden olan ayrıntılar bir yana, bu günün ne anlama geldiği neden göz ardı ediliyor?
Oysa hepimiz biliyoruz ki, cumhuriyet kolayına kabul edilen bir rejim değildi.
Ülke henüz kurtuluş savaşından yeni çıkmıştı.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda “ya istiklal ya ölüm” diyerek cepheden cepheye koşan asil Türk insanı, ülkemizin düşman güçlerinden arınması sonrasında, en iyi idare şeklinin Cumhuriyet olması gerektiğinde birleşmişti.
Her ne kadar karşı çıkanlar olsa da o dönemin millet meclisi ülke yönetiminin cumhuriyet olmasında birleşti.
Böylelikle ülkemizin olmak veya olmamak adına giriştiği kurtuluş mücadelesi sonrasında 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye’nin yönetiminin Cumhuriyet olduğu millet meclisi tarafından tescil edildi.
Dolayısıyla o gün bugün her 29 Ekim günü, ülkemizin her bir köşesinde büyük bir coşkuyla kutlanmıştır.
Bir tarafta her dereceden okullar tam tekmil kutlamalara iştirak etmiş, yanı sıra devletin tüm kurumları ve halk, aynı coşku içerisinde cumhuriyete sahip çıkmıştır.
***
Hal böyle iken bu defa Cumhuriyet Bayramı kutlamaları üzerinde neden fırtınalar koparılıyor?
Ve de koparıldı.
Yıllarca hep birlikte kutlanmakta iken bu defa ne oldu, en azından ne değişti de iktidar partisi, muhalefet partileri ve bir kısım sivil toplum kuruluşları, şu sıra ayaklandı?
İktidarda bulunan AK Parti, dolayısıyla İç İşleri Bakanlığının talimatları doğrultusunda hareket eden valilikler, bazı provokatörlerin bayramı sabote edebileceği gerekçesiyle, kutlamaların belirlenen yerlerde gerçekleştirilmesi kararı alıyor.
Buna karşın başta CHP olmak üzere diğer siyasi teşekküller ve bir grup siyasi toplum örgütleri, her yıl olduğu gibi kutlamaların her yerde ve coşku içerisinde kutlanması gerektiğini öne sürmüştü.
Hal böyle olunca, yaklaşık bir haftadır partiler arasındaki çekişme, sürüp gitti.
Hatta öyle bir noktaya geldi ki, AK Parti ile CHP kılıçları çekti.
Velhasıl neresinden bakarsanız bakınız Türkiye için anlam içeren Cumhuriyetin kutlanması üzerinde hiçte istenmeyen spekülasyonlar yaratıldı.
***
Aslında hükümet, bazı gruplar tarafından bayram provoke edilecek gerekçesiyle bir takım kısıtlamalar getirmesi yerine, tedbir alınmasını sağlamalıydı.
Her ne kadar bazı art niyetliler yine iş başında olsa da önlenebilir.
Şimdi olduğu gibi AK Parti Cumhuriyetin kutlanmasına razı değil mi? türünde sorulara muhatap olmazdı.
Şayet bu tür bir yol izlenseydi, iktidar partisinin kaybedeceği bir şey olmazdı.
Muhalefet partileri için tek söyleyebileceğim, Cumhuriyet Bayramının özüne ters düşen provoke etme gibi bir eğilime asla prim vermemeleri gerektiğidir.
Sonuçta ne oldu?
Bazı illerde kutlama törenlerine katılan halk, emniyet güçleriyle karşı karşıya geldi.
Ne zaman sonra barikatlar yıkıldı.
Vatandaş dilediğince Cumhuriyeti kutladı.
Demek ki istenirse, yani yasak gibi bir yaptırım söz konusu olmadığında, bayramlar bayram gibi kutlanabiliyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.