“İmkanı olanlar adalara gitsin”

Bu haber 03 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 755 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Sözün sahibi Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün.
“İmkanı olanlar adalara gitsin”
Bakan böyle diyor.
Nasıl?
“Hafta sonunda yakın arkadaşlarınızla, bir yerlere gidip, eğlenmek mi istiyorsunuz? Rodos’a, Sisam’a, Kos’a, Midilli’ye gidin.”
Sayın Bakanın önerisine katılmamak mümkün değil. Karşılıklı gelip gitmeler, bizi bir birimize daha da yakınlaştıracaktır. Kalıcı barış, karşılıklı siyasi anlayış ve sürekli ticaret için karşılıklı ziyaretler çok önemli.
Ama sayın Bakan bir gününü Kos’ta geçirmek isteyen birinin vize almak için iki gününü İzmir’de geçirdiğini biliyor mu?!!
 
xx           xx           xx
Bu önemli soruyu sayın bakana soramadık.
Geçen Cuma günü Rodos’ta “Muğla Ticaret Odaları Türk İhraç Ürünleri Fuarı” açılışına katıldıktan sonra Muğla’ya gelip, AKP İl Başkanlığı’nda bir değerlendirme toplantısı yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün acelesi vardı. İzmir’e yetişmek zorunda olduğunu belirtip, gazetecilerin soru sormalarına imkan vermedi.
Gazetecilerin soru sormalarına izin verilseydi, sayın Bakan’a “Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak katıldıkları fuarda, Yunanistan’ın Sanayi ve Ticaret Bakanı’nın da bulunup bulunmadığını, bulundular ise kendileriyle vize üzerine konuşup konuşmadıklarını…” soracaktım.
 
xx           xx           xx
Sayın Bakan’dan Muğla için çok önemli olan, “Turizm faaliyetlerinin, ihracat faaliyetleri içinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği” üzerine görüşlerini de almak isterdik, ama sorularımızı Rodos’ta gerçekleştirilen fuar üzerine sormamız faydalı olurdu.
Sayın Bakan, Muğla’da AKP İl Merkezi’nde yaptığı basın toplantısında, söz konusu fuarın ilkinin üç yıl önce yapıldığını anımsatırken, “Üç yılda ciddi mesafeler alındığını gördük. 5 milyon Euro olan iş hacminin 10 milyon Euroya çıktığı görülmüş…” diyordu.
Bu sevindirici bir gelişme…
Ama üç yıl önce kaç standt açılmışken, bu sene kaç standt açılmıştı ve bunların kaçı ticaret odalarına aitti, diye de merak ediyorduk…
Bu merakımızın da giderilmesini isterdik.
 
xx           xx           xx
Ayrıca Rodos’taki fuara Türkiye’den bir bakan giderken, Bakanımızı karşılamaya gelen ve aynı sıfatı taşıyan bir bakan olmuş muydu, bunu öğrenmek isterken, fuar açılışında Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ın da bulunduğunu bildiğimiz için, 12 Adalar Valisi’nin de hazır bulunup bulunmadığını sormak isterdik.
Muğla’dan Muğla il merkezi ile Milas, Bodrum, Fethiye ve Marmaris Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlarımız orada açılışta bulunurlarken, Rodos Ticaret Odası Başkanı da gelip açılışta hazır bulunmuş muydu?
En önemlisi fuarın adı değiştirilmiş miydi?
Kamuoyuna aylar önce “Muğla Ticaret Odaları Türk İhraç Ürünleri Fuarı” diye takdim edilen fuarımızın adından; fuar bir “Yunanlı firma tarafından düzenlendiği” gerekçesiyle, “Türk” sözcüğü çıkarılmış mıydı?
 
xx           xx           xx
Sayın Bakan “İzmir’e yetişme” gerekçesine sığınmayıp, soru sormamıza imkan tanısaydı, bu sorularımıza nasıl yanıt verirdi bilemiyorum ama, Oda başkanlarımız, oda başkanı; valimiz, 12 Adalar Valisi; bakanımız, denk bir bakan tarafından karşılanmamışsa, fuarın adından “Türk” sözcüğü çıkarılmışsa, “Ne oluyor?” diye sormakla densizlik yapmış olmayız sanıyorum…
 
xx           xx           xx
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün de vurguladığı gibi yerleşim merkezlerinin yüzü Yunan ana karasına değil de Anadolu’ya dönük olan Yunan Adaları ile ilişkiler elbette önemli. Yine sayın Bakanın dediği gibi komşunuzla ticaret yapmadan kiminle yapacaksınız ki?…
Sayın Bakan “Geçmiş, geleceğe ipotek koymamalı.” diyor. Doğru söylüyor. Adalara gidip gelmeliyiz. Hafta sonlarını oralarda geçirebilmeliyiz. Bu geliş gidişler, sayın bakanın dediği gibi kesinlikle siyaseti yumuşatacak, adalarla olan ticareti geliştirip, canlı tutacaktır.
Ama…
Vize ne olacak?..
Bir de çok merak ediyorum, bu fuar işini “yüzsüzlüğe” dönüştürmeden, Marmaris’te, Bodrum’da TOBB’nin koşulları çerçevesinde kendi “fuarcılarımızla” gerçekleştirsek, adalardaki işadamlarını davet edip, onları burada ağırlayıp, karşılıklı anlaşmalar yapmanın yollarını bulsak daha “düzeyli ilişki” ve “ekonomik fayda” sağlayabilir miyiz?…
 
xx           xx           xxElbette geçmiş, geleceğe ipotek koymamalı, ama ‘karşılıklılık ilkelerinden’  de ödün verilmemeli…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.