IMF YE OLAN BORÇ BİTTİ

Bu haber 16 Mayıs 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.052 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

2000’li yıllarda üçlü koalisyon döneminde bin bir mücadele ile alınan borç, geçtiğimiz Salı günü tamamen ödenmiş oldu. IMF’nin bize kredi vermek için ne kadar ağır şartlar ileri sürdüğünü hiç unutmamalıyız. Evvela Şeker pancarı ekmeyeceksin dedi, kabul ettik. ikincisi tütünü yasak getireceksin dedi, peki dedik. Memur ve işçi maaşlarını indireceksin dedi, buna benzer bir uygulama yapmayı taahhüt ettiler ama gene olmadı. Verilecek kredinin kendi kontrolleri altında kullanılacağını şart koştular ve bu görevi bir Türk uzman olan Kemal Derviş’e verdiler, bizde pek sevindik. Adam gelir gelmez kendisinin solcu olduğunu açıkladı. Hemen bu fırsatı ganimet bilerek Başbakan’ın partisine kayıt oldu. Kredi de gelmeye başlamıştı. Gelen miktar bir türlü yetmiyordu. İç kavgalar başlamıştı. Kendi seçtikleri Derin devlet üyesi olan Cumhurbaşkanı ile kavga yüzünde ekonomi temelli çıkmaza girmişti. O sıralarda Ecevit deki bazı hastalık belirtileri yüzünden Derin Devlet üyesi olan zatın hastanesine yatırdılar. Adam iyileşeceği yerde her gün daha da ağırlaşıyordu. Hastaneden çıkardılar ilaçları kesince bu defa iyileşmeye başladı. Bu kadar kötü gidişe sol fraksiyonlardan hiç ses çıkmıyordu. Din aleyhine neler yaptılar neler!. Merve Kavak bir milletvekili idi. Meclise kapalı girdi diye Ecevit bütün Müslümanları adeta hedef aldı. Bu vesile ile Valilere Kaymakamlara talimat veriyordu. İrticayı önleyin… Bu üçlü hükümet sandığa takıldı. Ancak, Derin Devlet daha da etkili şekilde milletin üzerinde kara bulutlar gibiydi. Yeni iktidarın her türlü icraatının önüne perde oluyorlardı. Bütün dertleri asayişi bozmak, terörü önlenemez hale getirmekti. Bu yetmedi, ABD için verilmesi gereken teskere mecliste ret edilmişti. ABD Irak savaşını körfezden kara birliklerini çıkarak yapmıştı. Bu şartlarda bütün Avrupa bizim aleyhimize dönerek, kuzey Irak bize yasak edilmişti. Bir baskı ve terörü besleme oyunları seziliyordu. Bu ekibin listesi Koca tepe cami avlusunda görüntü haline gelmişti. Makamında öldürülen yüksek hakimin cenaze törenine Ecevit bile ayağını sürüyerek gelmişti. Çankaya, ordu büyükleri hep birden Kocatepe camiine gelerek Cami avlusunda namazın bitimine beklediler. Çünkü onların hepsi laik idi. Laikler camiye girmezlerdi. Cami avlusuna CHP otobüslerle gençlik getiriyordu.
Hep bir ağızdan bağırıyorlardı… Kahrolsun faşistler, katiller, yuh dedikleri sırada AK parti erkanı camiden çıkıyordu. Onlara saldırmak üzere olan sözde gençlik, sert bir duvara çarpmış gibi kaçıştılar. Çok geçmeden, katil bulundu, neler yaptılarsa, duvardaki kan izini silemediler. O kara leke hala orada bulunanları takip ediyor.
BU OLAYLAR 12 SENE EVVEL OLMUŞTU
Ayni kafa yapısı Muğla da hüküm sürüyor. İlle de Muğla’da her yer CHP’nin olmalı. Katiyen İktidar partili Belediye ve odalar olmamalı. Şayet İktidar partili Belediye veya Ticaret odası oluverirse kalkınırız ha… Suyumuz Sandraz dağından pınardan geliverir ha… sakın ha organize sanayi oluverirde köylü gençler zengin oluverir ha.. 1963 ile 1973 arası on yıl iktidar olan iktidarın Belediyesi binlerce dönüm arsa miras bırakmıştı. Şimdi o arsalar bitti. Gene bir iktidar belediyesi gelse binlerce dönüm arsa gene bulur belediyeye mal ederdi. Ama Muğla bunu istemiyor. Çünkü Türkiye gider Mersine Muğla gider tersine… Bu gidişle koca ülkede tek başına kalmak üzeredir.
Türkiye’de ki Derin devlet; Anayasa’da belirlenmiş Devlet yapısı dışında oluşturulan Devlet yapısını ifade eden siyasi terim.
Baskın Oran’ın tanımına göre ;”Devlet yetkisini şu veya bu biçimde kullanan kişi veya kurumların meşruluk sınırları dışına taştıkları zaman şiddet kullanmaları halinde ortaya çıkan oluşumdur.” Mümtazer Türköne’ye göre; ise devlet görevlilerinin “eşkıya yöntemleriyle yetkilerini, kullandıkları kaynak ve imkânları ‘gizlilik’ zırhından istifade ederek devleti korumak için değil, kendilerine çıkar sağlamak için” kullanmalarına derin devlet adı verilir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
emre boz 22 Mayıs 2013 / 10:59

2000’li yıllarda üçlü koalisyon döneminde bin bir mücadele ile alınan borç demişsin sayın yazar ama bu borcun büyük meblağı (10 milyon $ ı ) 2005 yılında ”ÜÇLÜ KOALİSYON DEVRİNDE’ alındı değilmi?