İlker Paşa Konusu – 50 Yıllık Tarih Sayfalarını Açtırdı

Bu haber 03 Ağustos 2017 - 0:01 'de eklendi ve 761 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

12.01.2012’de çıkan yazının tekrarıdır.

Hiç kimse askerimize karşı fikir yürütmüyor. Yalnız olayların gelişimi üzerine başka yerlerde suçlu arayanlar var. İşte bu durumda olanların cemaali evveline baktığınızda ortaya çıkan, tencerenin dibi kara, onunki daha kara çıkıyor.

Kılıçdaroğlu diyor ki: “Bir ülkede adalet yoksa, demokrasi de yoktur”

Sayın genel başkan, sizin partinizde işinize geldiği zaman mı Adalet aklınıza gelir? 12 Eylül harekatına şiddetle düşmansınız. Sizlerin çektiği her ne ise bütün sağ cenah da çekti. Onlar neden acaba daha az sızlanıyorlar?

Bana göre, 27 Mayıs 1960 ihtilalini yalnız askerin küçük rütbeli subaylar yaptı denilip geçiliyordu.

Oysa ihtilal için CHP ile Millet Partisi’nin uzun yıllar hazırlandığı ortaya çıktı. Bunun en büyük delili 61 anayasasını yapan üye listesine bakarsanız hepsi orada sırıtıyor.

27 Mayıs’ın mağduru olan koskoca milletin ağzına kilit vurulmuş gibiydi. Devlet ihalesine giremezdik, çünkü kime verileceği önceden bilinirdi. İktidardayız amma, bürokrasi hiçbir zaman iktidara uygun olmazdı.

Valilik bir tembel memurun tayinini çıkartsa, Danıştay daha yazılar Muğla’dan gitmeden tayini iptal ederdi.

Bazılarına göre Genelkurmay başkanı ilk defa bu durumda yargılanmış. Tabii ki bu fikirdeki adamlar, 27 Mayıs’ta bayram yapan azınlıktır. Milletin sevdiği kim varsa onu ezen bu zihniyeti ben tanıyorum.

1960’da Genel Kurmay Başkanı Rüştü Erdelhun idi. Adamın rütbelerini söktüler, rütbesini yok saydılar ve üstelik idamla yargıladılar. Suçu ne idi. İhtilal yapanlara karşı durmak değil mi? 27 Mayıs idaresi yani asker ile CHP;  235 Generali tasfiye etmişti.

YAZAR İSMAİL KAPAN: Türkiye Gazetesindeki Pazar günkü yazısında, Başbuğ ve diğer tutuklu generallerin bu günkü durumu, elli kusur sene önce siyasi rejime ölümcül bir virüs gibi bulaşan darbeci, vesayetçi zihniyetin bir sonucudur. 1950-1954 yılları arsında Genelkurmay Başkanlığı yapmış, İstanbul Milletvekili Nuri Yamut Paşa’ya yapılanlar:  Paşayı evinden almaya gelen subay ve astsubay, göğsündeki istiklal madalyasına bakmadan, biri tokat atmıştı, öbürü arkadan tekme vurmuştu…

Nuri Paşa, Balkan savaşında esir düşmüştü. Daha sonra 1. dünya ve kurtuluş savaşlarında görev almıştı.

Erdelhun Paşada öyle… Askerlikse Askerlik, kahramanlıksa kahramanlık… Nuri Paşa,1915’de Sığıntepe Savaşında hayatını kaybeden 10 bin şehidin hatırasına anıt dikmek için, İstanbul’daki iki evini satacak kadar da kadirşinas bir insandı. Ne yazık ki darbecilerin hakaret ve işkencelerine daha fazla dayanamayıp hapishanede öldü. Evet Kılıçdaroğlu ille de uydurma mahkeme arıyorsa, kıytırık suçlamalarla Erdelhun Paşa ya idam cezası veren Yassı Ada mahkemesine baksın.

YAZAR HÜSEYİN KOCABIYIK Yeni Asır: Kendilerini Liberal basın olarak taktim edenler: Devlete sıkıntı veren bir kişi veya örgüt gördükleri zaman neredeyse içgüdüsel olarak o örgüte sempati duyarlar ve ittifaka girerler. Üç şeyden nefret ediyorlar: Devletten, Türklükten ve Müslümanlıktan.

Bu adamlar özellikle Devleti saldırıyorlar ve Devleti yalnızlaştırmaya çalışıyorlar.

Bir süredir hem Devlete ve hem de Başbakan Erdoğan’a adeta savaş açmış durumdalar. Ömrünü bu ülkenin değerleri için harcamış ve bugün ona sövenlerin rahat yaşadığı özgür ve demokratik bir ülke ortaya çıkarmış bir başbakana bile yapmadıkları hakaret kalmıyor niye?  O başbakan devleti savunuyor diye… Aslında rahatsız oldukları şey devletin kendisidir.

Bugün 2017’de 

İlker Paşa bir kitap yazmış, reklamını Sözcü Gazetesi yapıyor.  Kendisinin adı CHP kulislerinde geçiyor. (Cumhurbaşkanı adayı olarak) Yahu, bu adam top namlusunu boru demedi mi? Ergenekon ihtilal örgütü tam faal iken kendisi genel kurmay başkanı değil mi?  Diyorum ki, Gazi dirilse ve partisinin yerlerde süründüğünü görse idi, acaba ne yapardı?

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 03 Ağustos 2017 / 09:43

Hayati Beyefendi Ağabeyciğim; yazınızı okudum. Tarihe not düşülecek biçimde.tebrik ediyorum. devamını da diliyorum.sevgi ve saygı